30 Bin Üyemize Katılın
E-Bülten yayınlarımız için abone olun.
  • DOLAR
    5,594
  • EURO
    6,3573
  • BIST
    103408
Solar Çatı Hesaplama Modülü
MENÜ

“Yenilenebilir Enerji Alanında Türkiye’yi Model Ülke Haline Getireceğiz”

NİĞDE (Enerji Portalı) – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Bor Karma Organize Sanayi Bölgesinde, proje bazlı teşvikten yararlanılarak Eko Temiz Enerji A.Ş. tarafından kurulacak “Fotovoltaik Güneş Paneli Üretim Tesisi Temel Atma Tören”inde yaptığı konuşmada, son 15 yılda yaşanılan her türlü zorluğa rağmen, Türkiye’nin her alanda kendini yenilemeye, kabuğunu kırmaya devam ettiğini söyledi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Bor Karma Organize Sanayi Bölgesinde, proje bazlı teşvikten yararlanılarak Eko Temiz Enerji A.Ş. tarafından kurulacak “Fotovoltaik Güneş Paneli Üretim Tesisi Temel Atma Tören”inde yaptığı konuşmada, son 15 yılda yaşanılan her türlü zorluğa rağmen, Türkiye’nin her alanda kendini yenilemeye, kabuğunu kırmaya devam ettiğini söyledi. Artık yeni bir atılım ve sıçrama döneminde olduklarına dikkati çeken Bakan Dönmez, şöyle devam etti:

“Amacımız Türkiye’yi ekonomik anlamda üst lige çıkarmak. Bunun yoluysa uygun maliyetli, kaliteli ve sürekli enerji arzından geçiyor. Bu nedenle, enerjide bütün yükün eşit miktarda dağıtıldığı dengeli bir enerji portföyünün oluşturulması için yerli kaynaklarımızı maksimum oranda kullanmak ve dışa bağımlı olduğumuz kaynaklarda ise yönetilebilir bir duruma gelmek zorundayız. Bu yola çıkarken ‘Daha Fazla Yerli, Daha Fazla Yenilenebilir’ dedik. Yenilenebilir enerji alanında Türkiye’yi model ülke haline getirmek için Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları modelini hayata geçirdik. Son iki yılda bu anlamda ciddi mesafe aldık. Bunun sonucunda, ocak ayında yerli ve yenilenebilir kaynaklı elektrik üretimimiz yaklaşık yüzde 60 oranına kadar yükseldi. Hedefimiz bu oranı daha da yükseltmek.

Yenilenebilir enerjinin her alanında yatırımlarımızı derinleştirdik. Lisanssız güneş enerjisi üretiminde teşviklerimizle üreticilerimize birçok kolaylık sağladık. Alım garantisi, harç, vergi, ruhsat muafiyetleri sağladık. Bunların sonucunda da 2018’de kurulu gücümüzü tam 4 bin 981 megavata yükselttik. Yine 2018’de kurulu gücümüze tam 4 bin 25 megavat ilave ettik. Bu gücümüzün içerisindeki en büyük payı da yine güneş aldı. 2018’deki sistemimize ilave ettiğimiz 4 bin 25 megavatın yüzde 40’dan fazlası güneş kaynaklı.”

“Yenilenebilir enerji alanında Türkiye’yi model ülke haline getireceğiz.”

Bunların yeterli olmadığını, daha yeni başladıklarını dile getiren Dönmez, “Yenilenebilir enerji alanında Türkiye’yi model ülke haline getireceğiz. Sadece yenilenebilir enerji üretiminde değil teknolojilerinde de söz sahibi olmak istiyoruz. Türk mühendis ve işçisinin akıl teri ile ıslattığı fikirler, dünyanın her yerine ‘Made In Turkey’ damgalı güneş panelleri ve rüzgar türbinleri ile enerji taşıyacak. Artık enerji politikalarında mümkün olduğunca ithalata yer olmayacak. Bu ve bunun gibi yatırımlarımızla Türkiye, enerji teknolojilerinde merkez ülke konumuna gelecek. Enerji teknolojileri bu anlamda Türk ekonomisinin değişim ve dönüşümünde başat rolü oynayacak.” ifadelerini kullandı.

Hedeflere koşar adım gidilen her dönemde, farklı engeller çıkarılarak milli iradeye darbe vurulmaya çalışıldığını, bugün de farklı ekonomik spekülasyonlar ortaya atılmaya çalışıldığını aktaran Dönmez, “Bugünün Türkiyesi artık öyle bir fiske ile yıkılacak bir ülke değil. Türk ekonomisi ihracatta kırdığı rekorlar ve saldırılara karşı gösterdiği dirençle bir tarih yazıyor. Yatırım, üretim ve istihdamda olumlu gelişmeler var. İnşallah bu yıl daha iyi bir performansla 2019’u da rekorlar yılı olarak geçireceğiz.” diye konuştu.

Yapay zekaların, robotik teknolojilerin konuşulduğu bir yüzyılda teknoloji geliştirmek zorunda olduklarına işaret eden Dönmez, yenilenebilir enerjinin bu alanda ciddi potansiyeli olduğunu, bunu ortaya çıkarmanın da kendi ellerinde olduğunu vurguladı.

“Birkaç yıl öncesine kadar elektriği ithal ediyorduk. Sonraki yılda ihracatımız ithalatımızdan daha fazla oldu.”

Dönmez, 2000’li yılların başında elektrikte yetersiz bir üretim söz konusu olduğunu belirterek, yapılan yasal düzenlemeler ve yatırımcının güvenmesi sayesinde çok fazla kamu kaynağı harcanmadan elektrik alanında son 15 yılda 100 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirildiğini ifade etti.

Bunun sayesinde artık elektrik arzının tüketimden daha fazla hale geldiğini belirten Dönmez, “Birkaç yıl öncesine kadar elektriği ithal ediyorduk. Sonraki yılda ihracatımız ithalatımızdan daha fazla oldu. Elektriği üretmek yetmiyor. Sadece santral kurmanız yeterli değil. Santralde üretilen elektriği yüksek gerilim hatlarıyla nehirleri, dereleri, tepeleri aşarak şehirlere götüreceksiniz sonra şehirlerde trafo merkezlerinde gerilimini indireceksiniz, mahalle mahalle, sokak sokak, bina bina, iş yeri iş yeri, hatta tarla tarla dağıtacaksınız. İşte iletim ve dağıtım şebekesinin toplam uzunluğu 1 milyon 420 bin kilometre. Aşağı yukarı Ekvator’u 35-40 defa tur atacak kadar şebekemiz var.” ifadelerini kullandı.

“Toplam faturamızın içerisinde dağıtım bedelinin payı yüzde 30, vergiler hariç yüzde 35. Avrupa ortalaması dağıtım bedeli vergiler hariç yüzde 50.”

Elektrik faturalarındaki dağıtım bedeliyle ilgili farklı algılamalar olduğunu dile getiren Dönmez, şöyle konuştu:

“Dağıtım bedeli sadece sayacı okuyup da faturayı size bırakma bedeli değil. Elde ettiğimiz enerjiyi bu şebeke vasıtasıyla sizlere kadar götürmenin yapım ve işletme maliyeti var. Elektrik üretim sektöründe 60 bin kişi çalışıyor ama dağıtım-iletim tarafında bunun iki katı insan çalıştırıyoruz. 120 bin kişi çok daha zor koşullarda siz evinizde sıcacık odanızda uzanırken, gece gündüz demeden çalışıyor. İşte bu şekilde çalışan binlerce teknisyenimiz var. Oluşan maliyetler de doğal olarak elektrik dağıtım bedeli olarak da size yansıyor. Toplam faturamızın içerisinde dağıtım bedelinin payı yüzde 30, vergiler hariç yüzde 35. Avrupa ortalaması dağıtım bedeli vergiler hariç yüzde 50. Atmosfere açık koşullarda bazı yerlerde hatları yerin altından götürüyoruz. Şebeke, şehirlerimiz büyüdüğü için zaman zaman yetersiz kalabiliyor, eskiyor, asmosferik koşullar nedeniyle yıpranmaya uğrayabiliyor. Her yıl iletim dağıtım için ayırdığımız kaynağın tutarı 9,5 milyar lira. İşletme gideri olarak da 17,5 milyar lira ayırıyoruz, etti 27 milyar lira. O 27 milyar lira dağıtılan-satılan elektrik birimine bölündüğünde dağıtım bedeli olan rakam ortaya çıkıyor.”

“Artan talebi karşılamak için altyapı noktasında ciddi yatırımlara ihtiyacımız var.”

Doğal gaz dağıtım çalışmaları hakkında da bilgi veren Dönmez, 2000’li yılların başında 5 büyükşehirde ve 50 ilçede doğal gaz varken bugün 81 ilin tamamına ve 510 ilçeye doğal gaz ulaştırıldığını anlattı.

Ülkenin giderek büyüdüğünü ve talebin arttığına işaret eden Dönmez, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Artan talebi karşılamak için altyapı noktasında ciddi yatırımlara ihtiyacımız var. Bunları karşılamak için de kaynağa ihtiyacımız var. Para basarak bunlar olmuyor. Akıllı yönetimle ancak bu kaynakları biriktirme ve yönetme imkanımız var. Eğer hukuk düzeniniz, güvenliğiniz yeterliyse o zaman yabancı yatırımcı da çekiyorsunuz. Nükleer, mesela 50 yılık hayalimizdi şimdi gerçekleşiyor. Santral projesi başladı, inşallah cumhuriyetimizin 100. yılında ilk nükleer reaktöre sahip olacağız.

Maden tarafında da ciddi hamlelerimiz var. Orada hem ithalatımız hem ihracatımız var. Hedefimiz ithalatımızı azaltıp ihracatımızı artırmak. Katma değerli ürünlere ağırlık vermek zorundayız. Bunlardan bir tanesi geçtiğimiz ay tanıtımını yaptığımız bor katkılı temizlik ürünü. Boron talebine yetişemiyoruz. Baştan bu kadar talep geleceğini arkadaşlar ön görmemişti. Üretim hızını iki katına çıkartmamıza rağmen şu anda talebe yetişemiyoruz. Ama yine fabrikanın kapasitesini artıracağız ve o talebi karşılayacağız. Şimdiden yurt dışından da talep gelmeye başladı.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir