30 Bin Üyemize Katılın
E-Bülten yayınlarımız için abone olun.

“Türkiye’deki Elektrikli Araç Sayısı 2,5 Milyon Olacak”

İSTANBUL (Enerji Portalı) – SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi, Türkiye’nin ulaştırma sektörünün dönüşümüne ışık tutacak yeni bir rapor yayımladı.

SHURA, “Türkiye ulaştırma sektörünün dönüşümü: Elektrikli araçların Türkiye dağıtım şebekesine etkileri” adlı rapor çerçevesinde ele alınan elektrikli araç ve elektrik dağıtım şebekelerini detaylı şekilde analiz ederek aşağıdaki sonuçlara ulaştı:

Elektrikli araç satışları, son yıllardaki farklı tipte elektrikli araç ve şarj altyapısını destekleyen politikalar sayesinde küresel seviyede hızla artıyor. 2018 yılının sonunda, küresel araç stokundaki toplam elektrikli araç sayısı 5 milyonu aştı. Yaklaşık aynı sayıda şarj noktası da elektrikli araçların elektrik talebini sağlamak için hizmet veriyor.

Öngörüler, dünya çapındaki toplam elektrikli araç sayısının 2030 yılı itibariyle 120 ila 250 milyon arasında bir seviyeye yükselebileceğini gösteriyor. Bu gelişmelere karşılık Türkiye, kullanılmakta olan 1.000 civarı elektrikli araç ile kendi piyasasını geliştirmeye daha yeni başladı. Ancak, araç sahiplik oranının artışı ve nüfusun büyümesiyle, elektrikli araç kullanımının artması yönünde önemli bir potansiyel bulunuyor. Bunun yanı sıra Türkiye’nin yakın tarihte yerli elektrikli araç üretimine başlanacağı bekleniyor. Bu sayede kentlerdeki yerel hava kalitesinin iyileşmesi ve yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanan elektrik ile hem ulaştırma hem de elektrik sektöründe enerji üretimi ve tüketiminden kaynaklanan karbondioksit emisyonlarının azaltılması sağlanacak.

Dağıtım şebekelerinin modellenmesi:

Elektrikli araçların enerji sistemine nasıl entegre edileceği konusu, kontrolsüz şarj edilmeleri halinde dağıtım şebekelerinin işleyişini olumsuz yönde etkileyebileceğinden, büyük bir endişe kaynağı haline geldi. Olası olumsuz etkileri sınırlandırmanın ve ilave elektrik yükünü yönetmenin yanında, elektrikli araç kullanıcılarının araçlarını düşük maliyetli şarj etmelerine yardımcı olmak ve elektrik şebekesinin daha etkili kullanımı teşvik etmek için akıllı şarj konseptleri ve iş modelleri geliştiriliyor. Hangi büyüklükte bir elektrikli araç miktarının dağıtım şebekesine entegre edilebileceği ve hangi şarj optimizasyon stratejilerinin bu entegrasyonla ilgili etkileri azaltmaya yardımcı olabileceğini anlamak için Türkiye özelinde sınırlı sayıda değerlendirme çalışması yapıldı.

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi tarafından yürütülen bu çalışmada, “Yüksek Büyüme” adlı elektrikli araç piyasa senaryosuna göre, bataryalı ve plug-in hibrit elektrikli araç (bu iki araç grubu bu çalışmanın geri kalanında “elektrikli araç” olarak anılmaktadır) satışları 2030 yılında toplam binek araç satışlarının %55’ine ulaşacağı ve elektrikli araçların toplam araç stokunun %10’unu temsil edeceği öngörüldü. Bu sayede Türkiye’de kullanılan toplam elektrikli araç sayısı 2030 yılı sonunda 2,5 milyon seviyesine çıkıyor.

Şekil 1. 2030 yılında ülkedeki toplam elektrikli araç sayısı tahminleri

Bu araçların şarj edilmesi için evde, işyerinde ve halka açık alanlarda uygulanabilecek beş farklı şarj seçeneği alternatif akım (AC) ve doğru akım (DC) seviyelerinde değerlendirmeye alındı. 25.000 noktaya kadar DC seviyesi hızlı şarj noktasının söz konusu olduğu, toplamda 1 milyona yakın şarj noktası öngörüldü. 2018 ve 2030 yılları arasındaki dağıtım şebekesi etkisini hesaplamak için, öncelikle Türkiye’nin en yüksek ekonomik faaliyetlerinin yürütüldüğü ve nüfusun en yoğun olduğu bölgeler olan Akdeniz, Ege, İç Anadolu ve Marmara bölgelerinde elektrikli araç piyasasının kurulacağı tahmin edilmiş, daha sonrasında bu bölgeleri temsil eden gerçek şebeke verilerine dayanan saatlik çözümde bir dağıtım şebeke modeli geliştirildi. Dağıtım şebekesine olan etkiler bu model yoluyla dağıtım şebeke ağları ve trafolarda, gerilim düşüşleri, aşırı yüklenme etkileri ve ilave şebeke kapasite yatırımları ile ölçüldü. Farklı şarj etme alışkanlıkları ve yaklaşımlarının yanı sıra, farklı şarj etme noktaları ve teknolojileri de değerlendirildi.

Şarj altyapısı:

Elektrikli araçlar hariç toplam elektrik talebinin 2018 ve 2030 yılları arasında yılda %5 oranında büyüdüğü (aynı dönem içerisinde toplamda %80 büyüme) ve bu yükü yönetmek için ihtiyaç duyulan şebeke yatırımlarının taahhüt edildiği gibi yapılması durumunda , bu çalışma elektrikli araçların şebekeye kısıtlı bir etki ile entegre edilebileceğini ve dağıtım şebekesinde neredeyse hiç ilave kapasite artışı olmadığını gösteriyor.

Dolayısıyla, seçilen dört dağıtım şebekesinde 2030 yılı itibariyle toplam binek araç stoku içerisinde %10 oranında elektrikli aracı entegre etmek için yeterli kapasite bulunuyor. Buna ulaşmak adına, şebeke yatırımlarının talep artışıyla uyumlu şekilde devam etmesi; şarj optimizasyonunu destekleyen mekanizmaların, elektrikli araç sahiplerinin, araçlarını gece yarısı gibi elektrik yükünün yoğun olmadığı saatlerde şarj etmelerini teşvik edebilecek şekilde tasarlanması ve şarj noktalarının en uygun yerlere konulması gerekiyor.

Bu tarz bir şarj davranışını teşvik etmek, zamana göre değişen elektrik tarifelerini belirleyen hukuki bir çerçeve, akıllı şarj, entegre bir şebeke ve mobilite bazlı altyapı planlarıyla hayata geçirilebilir.

Batarya depolama teknolojileri:

Çalışmanın sonuçları ayrıca, dağıtık yenilenebilir enerji ve depolama sistemlerinin özellikle yaz döneminde sağladığı önemli faydaları vurgulanıyor. Analiz, 2030 yılı itibariyle toplam araç stokunun %10’unu temsil edecek olan elektrikli araçların şebeke entegrasyonu için olumlu sonuçlar gösterirken, daha yüksek bir orana ulaşmak için daha fazla yatırım yapılması ve sonuç olarak maliyeti düşürmek için akıllı şarjın daha geniş bir ölçekte uygulanmasını gerektirecek.

Bunun yanı sıra, özel binek araçlara dayanan mobilitenin genel olarak azaldığı daha etkili bir elektrikli ulaştırma sistemine geçiş de gerekiyor. Bu ancak, mevcut çalışmanın dışında tutulan elektrikli araçlarda, taksi ve diğer hafif hizmet araç filolarında, panelvan, kamyon ve otobüs gibi araç segmentlerinde daha geniş bir şekilde uygulanmasıyla mümkün olacaktır.

Ayrıca, bu tipteki bazı araçların batarya kapasiteleri, binek araçlarınkinden önemli ölçüde büyüktür ve daha az sayıda araç şebeke üzerinde daha büyük bir etkiye sahip olabilir. Bu durum, araç filolarına elektrikli araçların daha hızlı alınması, binek araçlardaki bataryaların artan boyutu ve hızlı şarj ekipmanlarına yönelik olası tüketici tercihleri gibi dağıtım şebekelerinde potansiyel olarak etkiler meydana getirebilecek diğer elektrik mobilite eğilimleriyle birlikte şebeke modellemesinin sonraki aşamalarında göz önüne alınması gerekiyor.

7 öncelik alanı:

Sonuçlardan görüldüğü üzere, stratejiler ilave şebeke kapasitesi ve akıllı şarj etme yaklaşımlarını gerçekleştirme noktasında eksik kalırsa şebeke entegrasyon zorlukları söz konusu olabilir ve bunun sonucu olarak da artan şebeke yatırımlarına ihtiyaç duyulabilir. Ana etmenler, şarj edilen zaman dilimleri, şarj noktasının konumu ve kapasitesinin büyüklüğü oldu. Elektrikli araçları kullanma ve şarj etme rahatlığını olumsuz bir şekilde etkilemeden etkili kullanımı teşvik etmek ve şebeke üzerindeki baskıyı azaltmak adına bu zorlukları aşmak için elektrik tarifesinde iyileştirmeler, akıllı teknolojilerin kullanımının artması ve şarj noktalarının konumu için optimize edilmiş planlama temel rol oynayacak.

Bu çalışmanın sonuçlarına dayanarak enerji politika yapıcıları, piyasa düzenleyicileri, dağıtım şebekesi operatörleri, otomotiv endüstrisi, şarj teknolojisi geliştiricileri ve yatırımcıları, şehir planlamacıları ve araştırmacılar için önemli olabilecek yedi öncelik alanı ana hatlarıyla belirtiliyor:

  1. Elektrikli araç piyasasının, şarj altyapısı gelişimiyle birlikte hızlanması
  2. Yük yönetimi için akıllı şarj mekanizmalarının geliştirilmesi ve uygulanması
  3. Şebekede aşırı yüklenme ve gerilim düşüşlerinden kaçınmak için bölgelere özgü önlemlerin alınması
  4. Elektrikli araçların şarjı için yeni iş modellerinin değerlendirilmesi, geliştirilmesi ve uygulanması
  5. Elektrik talebindeki artışla paralel olarak dağıtım şebekelerinde planlanmış yatırımların sürdürülmesi
  6. Elektrikli araçların şarjında, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve enerji depolama arasındaki sinerjilerden yararlanılması
  7. Elektrikli araç gelişiminin faydalarından diğer sektörlerle ortaklaşa biçimde yararlanmak için değerlendirme ve planlama yapılması.

İlgili rapora aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Son Dakika Enerji Haberleri için enerjiportali.com/son-dakika-enerji-haberleri Bağlantısını Ziyaret Edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir