30 Bin Üyemize Katılın
E-Bülten yayınlarımız için abone olun.


“Türkiye Enerji Sisteminin En Önemli Sorunu Pahalılık”

İSTANBUL (Enerji Portalı) – Kadir Has Üniversitesi Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (CESD) gerçekleştirdiği “Türkiye Toplumunun Enerji Tercihleri Araştırması”nın sonuçları, basın toplantısı ile paylaşıldı.

Kadir Has Üniversitesi Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (CESD) gerçekleştirdiği “Türkiye Toplumunun Enerji Tercihleri Araştırması”nın sonuçları, Proje Koordinatörü, Enerji Sistemleri Bölüm Başkanı ve CESD Müdürü Prof. Dr. Volkan Ş. Ediger ve proje çalışanları Prof. Dr. Çiğdem Kentmen Çin, Prof. Dr. Meltem Ucal, Doç. Dr. Gökhan Kirkil ve Dr. Öğr. Görev. Emre Çelebi’nin yer aldığı basın toplantısı ile paylaşıldı.

“Türkiye enerji sisteminin en önemli sorunu pahalılık.”

Bu yıl üçüncüsü gerçekleşen “Türkiye Toplumunun Enerji Tercihleri Anketi” 16 kent merkezinde ikamet eden 18 yaş ve üzeri bin 209 kişi ile yüz yüze yapıldı. Anket kapsamında “Türkiye enerji sisteminin en önemli sorunu nedir” sorusuna verilen yanıtlarda yüzde 42 ile iki yıl üst üste “pahalılık” ilk sırayı aldı. 2016’da katılımcıların yüzde 39’u “ithal enerjiye bağımlılık” yanıtını verirken, 2017 yılında bu oran yüzde 17, 2018 yılında ise yüzde 11 olarak karşımız çıkıyor. Çevre sorunları ise son iki senedir yüzde 16 ve yüzde 15 oranlarıyla ilk üç içinde yer alıyor.

“Dünyadaki en önemli sorunlar, çatışma ve savaşlar.”

Dünyadaki en önemli sorunlar ise, 2017 yılında ‘çatışma ve savaşlar’ diyenlerin oranı yüzde 63, ekonomi diyenlerin oranı yüzde 6, eğitim diyenlerin oranı yüzde 5 iken 2018 yılında ‘çatışma ve savaşlar yüzde 18, eğitim yüzde 16, ekonomi yüzde 15 ve sağlık yüzde 15 olarak gerçekleşti.

Ankette, ‘Oy verdiğiniz partinin enerji politikaları konusunda ne derece bilgilisiniz?’ sorusuna verilen yanıtlardan ‘çok bilgiliyim’ diyenlerin oranı yüzde 8-10-15 şeklinde artarken, ‘bilgili değilim’ diyenlerin oranı yüzde 75-47-49 olarak azaldı. Öte yandan, ‘Oy verirken partinizin enerji politikalarını ne derece dikkate alırsınız?’ sorusuna verilen olumlu yanıtlarda da ciddi artışlar gözlendi. ‘Dikkate almam’ diyenlerin oranı 2016-2018 arasında yüzde 55, 44 ve 35 olarak düşerken, ‘çok dikkate alırım’ diyenlerin oranı ise yüzde 15-17-34 olarak arttı.

“Enerji politikalarında başarılı olan alanlar doğalgaz temini, petrol ve doğalgaz boru hatları ve elektrik üretimi-iletimi-dağıtımı olarak belirlendi.”

Ankete katılanlar, hükümetin enerji politikalarında başarılı buldukları alanları ‘doğalgaz temini’, ‘petrol ve doğalgaz boru hatları’ ve ‘elektrik üretimi-iletimi-dağıtımı’ olarak sıraladı. Olumlu bulanların oranları ‘doğalgaz temini’nde yüzde 54-46-43; ‘petrol ve doğalgaz boru hatları’nda yüzde 55-42-36; ‘elektrik üretimi-iletimi-dağıtımı’nda ise yüzde 51-39-37 olarak gerçekleşti. Enerji fiyatları da 2016-2018 arasında yüzde 23-11-22 oranlarıyla en az olumlu bulundu. Hükümetin enerji politikaların en kötü bulunanlar arasında yine enerjide özelleştirme ve nükleer enerji yer aldı.

Türkiye’de enerjiden kaynaklanan en önemli çevre sorunu geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi hava kirliliği olarak görülürken, bitki örtüsünün bozulması seçeneği yüzde 12,9 gibi ciddi oranda artarak ikinci sıraya yerleşti. 2016’da yüzde 19,8 ile ikinci sırada bulunan insan sağlığı ile üçüncü sırada bulunan iklim değişikliğinin azalması ile bir sıra geriledi. ‘Hangisinin küresel ısınmaya en fazla etkisi vardır?’ sorusuna verilen yanıtlardaki sıralama 2017’de yüzde 44 ile sanayi, yüzde 25 ile şehirleşme, yüzde 10 ile enerji olmuşken, 2018’de ‘sanayi yüzde 42, şehirleşme yüzde 23 ve doğal nedenler yüzde 10 oldu.

“Yenilebilir Enerjiye Destek Devam Ederken Kaynaklar Değişiyor”

2016 ve 2017 yıllarında doğalgaz, jeotermal ve kömür ilk üç sırada yer alırken, 2018 yılında, güneş yüzde 79, rüzgar yüzde 78, doğalgaz ise yüzde 57 olarak karşımıza çıkıyor. 2016 ve 2017 yıllarında, en az desteklenen nükleer yüzde 27-20 ve hidroelektrik yüzde 27-22 iken 2018’de kömür yüzde 19, nükleer ise yüzde 14 oldu.

‘Maliyetleri aynı ve kolaylıkla erişilebilir olsalardı, hangisini evdeki enerji ihtiyaçlarınızı karşılamak için kullanmayı tercih ederdiniz’ sorusuna verilen yanıtlardaki ilk üç seçenek diğer yıllarda olduğu gibi doğalgaz, güneş ve rüzgar oldu. Üç yıl içerisinde karşılaştırma yapıldığı zaman, 2016-2018 arasında doğalgaz yüzde 63’ten yüzde 40’a düşerken rüzgar yüzde 6’dan yüzde 17’ye yükseldi. Güneş ise yüzde 21, 30, 23 olarak gerçekleşti.

2016 ve 2017 yıllarında yapılan anket sonucuna göre, enerji tüketiminde ısınma yüzde 65 ile ilk sırada yer alırken, yüzde 22 ile aydınlatma ve ev aletleri ikinci sırada yer aldı. 2018 yılında ise ısınmaya harcanan para yüzde 8’lik artışla yüzde 74’e yükselirken, aydınlatma ve ev aletleri yüzde 22 oldu.

Isınma kaynağı olarak en çok doğal gaz tercih ediliyor…

Isınma için tercih edilen enerji kaynağı geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da ‘doğalgaz’ oldu. 2016-2018 arasında katılımcıların yüzde 54, 52, 54’ü ısınma için doğalgazı tercih etti. İkinci sırada gelen kömür, aynı yıllarda yüzde 25’ten yüzde 19’a düşerken, her üç ankette de odun ve elektrik, üçüncü ve dördüncü sırada yer aldı.

Isı yalıtımlı binaların sayısı arttı…

Araştırma kapsamında ısı yalıtımı ile ilgili önemli verilerin ortaya çıktığı gözlemlendi. 2016 ve 2017 yıllarında, evinde ısı yalıtımı olanların oranı yüzde 34 ve 32, olmayanların oranı yüzde 65 ve 66 oldu. 2018 yılında evinde ısı yalıtımı olanların oranı yüzde 44’e çıkarken, olmayanların oranı yüzde 54’e düştü. Bu oranlarla 2018 yılında ısı yalıtımında önemli gelişmeler sağlandığı ortaya çıktı.

Ankette yer alan enerji tasarrufu önlemleriyle ilgili sorularda, ‘enerji verimli aydınlatma ürünleri’ yüzde 26, ‘enerji verimli ısı sistemleri’ yüzde 22, ‘enerji verimli elektrikli ev aletleri’ yüzde 21 ile ilk üç sırada yer aldı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.