30 Bin Üyemize Katılın
E-Bülten yayınlarımız için abone olun.


Türk Lirası’nın Değer Kazanmasının Enerji Sektörüne Yansımaları

İSTANBUL (Enerji Portalı) – Merkez bankası 13.09.2018 tarihinde faiz oranlarını yükselttikten sonra Türk Lirası önemli bir artış gösterdi. Güçlenen Türk Lirası, ithal yakıtlara dayanan enerji ihtiyaçları için, ithalat maliyetlerinin düşürülmesine de yardımcı olmaktadır.

Türk Lirasının dolar karşısında düşüş göstermesi, ülkenin ham petrol ve kömür fiyatlarının yılın başından bu yana hızlı artışı ve Türk lirasının değer kaybı, Türkiye için enerji ithalat maliyetlerini arttırmaktadır. Yükselen bu faiz oranları enerji şirketlerinin finansal performansı üzerinde daha fazla baskı yaratabilir.

Geçen yıl 66,75 $/bl’ den kapatan Brent Ham Petrol; geçtiğimiz hafta 79,47 $/bl değerine ulaştı. Amerikan Petrol Enstitüsü (API)’ ne göre,  kömür Mart 2018′ de 75.86 $/ton’ a düştükten sonra geçtiğimiz hafta 100,63 $/ton’ a yükseldi. Türkiye’ de petrol endeksli sözleşmelerle doğal gaz ithal edildiği için yükselen bu ham petrol fiyatları, gaz ithalatı maliyetlerini de artırabilir.

Türkiye’ nin enerji ithalatı – doğal gaz, ham petrol ürünleri, kömür ve güç dahil – 2016′ da 27,2 milyar Dolar iken; yükselen fiyatlar nedeniyle geçen yıl 37,2 milyar Dolar’ a yükselmişti. Enerji ithalatı bu yıl ise daha da arttı ve Ocak-Temmuz döneminde 24,7 milyar $’ a ulaştı. Bu rakam geçen yılın aynı dönemde 20,1 milyar $ ‘dı. Türk Lirası’ nın son zamanlardaki değer kaybı, Türkiye’ nin ithalat maliyetlerini daha da arttırabileceği öngörülmektedir.

Güç ve Gaz Sektörleri

BOTAŞ ve EPDK, gaz ve güç sektörlerinde tarifeleri birçok kez artırarak bu sektörlerde daha yüksek maliyetlerin olabileceğine işaret etti. Uzmanlara göre, eğer Türk Lirası’ nın değer artışı devam ederse petrol fiyat endeksleri ciddi miktarda artmadıkça BOTAŞ tarife değişikliğine gitmek durumunda kalmayacaktır.

Türkiye’ de gazla çalışan enerji santralleri son zamanlarda döviz risklerine daha fazla maruz kaldığından BOTAŞ da, önceki yıllara kıyasla maliyetleri daha fazla yansıtmaya başladı. Firmanın Ekim 2016 ile Kasım 2017 arasında bir yıldan uzun bir süredir yürüttüğü düzenli gaz fiyatlarını koruma kararı, değeri düşüş gösteren lira ve yüksek petrol endeksli fiyatlar ile birlikte bu yıl doğalgaz fiyatlarını yükseltmek durumunda kaldı.

Daha yüksek faiz oranları, termik santrallere sahip enerji şirketlerinde daha fazla mali baskı oluşturabilmektedir. Edinilen bilgilere göre, bu şirketlerin bir kısmı borçlarının bankalarla yeniden finanse edilmesi durumunu görüşmekte.

Kaynak: www.argusmedia.com 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.