İSTANBUL (Enerji Portalı) – TSKB Ekonomik Araştırmalar tarafından hazırlanan “Atıkta Değer Var” başlıklı rapor kamuoyuna sunuldu. Raporda Türkiye’de sadece yerleşim birimlerinde bir yılda geri dönüştürülmeyen atık tutarının 1,5 milyar TL’nin üzerinde olduğu bildiriliyor.

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Ekonomik Araştırmalar tarafından hazırlanan, ‘TSKB Bakış’ isimli rapor serisi “Atıkta Değer Var” başlıklı raporla devam ediyor. Türkiye’de sadece yerleşim birimlerinde bir yılda geri dönüştürülmeyen atık tutarının 1,5 milyar TL’nin üzerinde olduğu belirtilen raporda, ulusal ve küresel çapta geri dönüşümün çevresel ve sosyal kazanımlarıyla ekonomik boyutunun önemine dikkat çekiliyor.

“Türkiye’de sadece yerleşim birimlerinde bir yılda geri dönüştürülmeyen atık tutarının 1,5 milyar TL’nin üzerinde…”

Makro ekonomi, kalkınma iktisadı ve sektör analizlerine yönelik araştırmalarını “TSKB Bakış” başlıklı raporuyla paydaşlarına ulaştıran TSKB Ekonomik Araştırmalar, yeni çalışmasında milyarlarca liraya ulaşan atık ekonomisine odaklanıyor. TSKB Ekonomik Araştırmalar’dan Dilara Ay Erişen tarafından hazırlanan “Atıkta Değer Var” başlıklı rapor, Türkiye’de sadece yerleşim birimlerinde bir yılda geri dönüştürülmeyen atık tutarının 1,5 milyar TL’nin üzerinde olmasına dikkat çekiyor.

Ulusal ve uluslararası alanda geri dönüşümün çevresel ve sosyal kazanımlarının yanı sıra ekonomik boyutlarının da her geçen gün önem kazandığına işaret eden raporda, bu konudaki mevcut resim ortaya konularak kamu, özel sektör ve bireyler bazında yapılabilecekler anlatılıyor.

Bilim insanlarının, plastik tüketiminde herhangi bir değişiklik olmaması halinde 2050 yılı itibarıyla okyanuslarda balıktan daha fazla plastik olacağı öngörüsünde bulunduğuna işaret edilen raporda, politika yapıcıları, ulusal ve uluslararası kuruluşlarla, özel sektör ve bireylerin bu konuda aksiyon alması gerektiğinin altı çiziliyor.

“Yüzyılın ortalarında yıllık toplam küresel atığın 3,4 milyar tona yaklaşması bekleniyor…”

Dünya nüfusunun yüzde 16’sını oluşturan gelişmiş ülkelerin, toplam çöp miktarının yüzde 34’ünü ürettiği ifade edilen raporda, Dünya Bankası’nın yüzyılın ortası itibarıyla Avrupa ve Kuzey Amerikalıların günümüzden yüzde 25 fazla atık üreteceği tahminine de yer veriliyor. Aynı zaman diliminde Doğu Asya’daki atık üretiminde yüzde 50, Güney Asya’da yüzde 100, Sahraaltı Afrika’da ise yüzde 200 artış öngörülüyor. Raporda, yüzyılın ortalarında yıllık toplam küresel atığın 3,4 milyar tona yaklaşmasının beklendiği ifade ediliyor.

“Günümüz Türkiye’sinde ise endüstriyel atıklar hariç sadece yerleşim birimlerinde yılda yaklaşık 6 milyon ton geri dönüştürülebilir atık oluşuyor.”

Günümüz Türkiye’sinde ise endüstriyel atıklar hariç sadece yerleşim birimlerinde yılda yaklaşık 6 milyon ton geri dönüştürülebilir atık oluştuğuna işaret edilen raporda, bunun yaklaşık 5 milyon tonunun geri dönüştürülmeyerek çöp sahalarına gömüldüğü belirtiliyor. Bu miktarın ekonomik değerinin 1,5 milyar liranın üzerinde olduğuna dikkat çekilen raporda şu bilgilere yer veriliyor:

“Türkiye 2023 yılında atıkların yüzde 35’ini geri kazanmayı hedefliyor.”

Türkiye’nin 2023 yılına ilişkin hedeflerine yer veriliyor. Türkiye’nin 2023 yılında oluşan atığın yüzde 35’ini geri kazanım, yüzde 65’ini düzenli depolama yönetimiyle bertaraf etme hedefinin bulunduğunu hatırlatan TSKB Ekonomik Araştırmalar Yönetici Yardımcısı Dilara Ay Erişen, şu bilgiyi paylaşıyor:

“Tabloyu bir bütün olarak değerlendirdiğimizde, işlevsel bir atık yönetiminden önce kaynakların etkin kullanımı için malzemelerin ekonomik ve çevresel açıdan sürdürülebilir olacağı bir sistem yaratmanın önemli olduğunu görüyoruz. Bunun için kamu kesimi, özel sektör, hane halkları başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin geri dönüşüm konusunda üzerine düşeni yapması elzem görünüyor.

Çevresel ve sosyal kazanımların yanı sıra atıkların geri kazanımının ekonomik boyutu gün geçtikçe daha da önem kazanıyor. Mevcut kaynakların kullanımı ve geri kazanımı, atık üretiminin azaltılarak yeniden kullanılabilecek çok sayıda maddenin geri dönüşümü, kaynak israfının önlenmesi ve maliyetlerin aşağıya çekilmesi, ülkeleri bir adım öne taşıyacak gibi görünüyor.”

“Atık miktarını azalt, yeniden kullan ve geri dönüştür” prensibinin tüm sektörlerde uygulanabilir olduğu savunulan raporda, firmaların geri dönüşümün odağındaki bazı konular dahil olmak üzere fark oluşturmak konusunda çeşitli önlemler alabileceği de vurgulanıyor.

Bu alanda, şirketlerin geri dönüşüm konusunda odağına alabileceği konular ise şöyle listeleniyor:

  • Ambalajların geri dönüşüm ve döngüsellik düşünülerek tasarlanması,
  • Ürünlerin de geri dönüşüme uygun şekilde tasarlanması,
  • Alımların yerel (mikro) tedarikçilerden yapılması,
  • Tedarikçi seçiminde sürdürülebilirliğe dikkat edilmesi,
  • Enerji, su kullanımı ve emisyon azaltımına odaklanılması,
  • Atık yönetiminin merkezileştirilmesi ve optimizasyonu,
  • Çevre dostu bertaraf uygulamalarının desteklenmesi,
  • Malzemelerin geri dönüştürülmesi,
  • Malzemelerin yeniden kullanılması.

Tüm iş, üretim ve tüketim süreçlerinin sürdürülebilirlik kapsamında düzenlenmesinin önemine dikkat çekilen raporda, bu durumun şirketlere olduğu kadar ekonomiye ve doğaya da önemli kazanımlar sağlayacağı ifade ediliyor.

“Atıkta Değer Var” raporunun tamamına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz: TSKB Bakış_Atıkta Değer Var

TSKB Ekonomik Araştırmalar tarafından hazırlanan diğer yayınlara ise buradan ulaşabilirsiniz: http://www.tskb.com.tr/tr/yatirim-bankaciligi/ekonomik-arastirmalar