KIBRIS (Enerji Portalı) – Fransız ve İtalyan enerji şirketleri Total ve ENI, Türkiye’nin kıta sahanlığı içinde bulunan 7. parselde hidrokarbon sondajı için Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne lisans başvurusunda bulundu.

Rum Enerji, Ticaret, Sanayi ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Münhasır Ekonomik Bölgesindeki (MEB) 7 numaralı parselde araştırmalar yapılması konusunda tek bir şirket; Total E&P Cyprus B.V./Eni Cyprus Limited ortaklığı tarafından izin talep edildiği duyuruldu.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, geçen ekim ayında Fransız, İtalyan ve Amerikan enerji devleri Total, ENİ ve ExxonMobil’e Kıbrıs ‘taki 7’inci parselde petrol ve doğal gaz rezervlerini araştırmak üzere çağrıda bulunmuştu.

Açıklamada, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, Münhasır Ekonomik Bölgesinde bulunan 7 numaralı parselde hidrokarbon arama amacıyla sondaj çalışmaları yapılması için, 26 Kasım tarihinde tamamlanan izin talep edilmesi süreci çerçevesinde Total E&P Cyprus B.V. / Eni Cyprus Limited şirketleri tarafından tek bir başvuru sunulduğu ifade edildi.

Önümüzdeki günlerde söz konusu başvurunun, yetkili danışma komitesi tarafından değerlendirilmesi ve konu üzerinde bir rapor hazırlanıp Enerji Bakanı’na sunulması bekleniyor…

Bilindiği üzere, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’nin TPAO’ya petrol ve doğalgaz arama ruhsatı verdiği E, F ve G sahaları, Rum Yönetimi’nin belirlediği 1, 2, 3, 8, 9, 12 ve 13 numaralı bloklar ile çakışıyor. GKRY’nin 7. parsele daveti ise, Türkiye’nin bölgedeki kıta sahanlığındaki haklarını ihlal ediyor.

Dışişleri Bakanlığı, GKRY’nin uluslararası şirketleri 7. parsele daveti üzerine “Karara konu 7 numaralı sözde ruhsat sahasının önemli bir bölümü, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığının Birleşmiş Milletler nezdinde de kayda geçirilen dış sınırlarının içinde yer almaktadır.” açıklamasını yapmıştı.

Diğer yandan, geçtiğimiz haftalarda ABD’li ExxonMobil 10. parselde sondaj faaliyetlerine başlamıştı…


İlgili Konular:

Akdeniz’de Sondaj Gerilimi Sürüyor 

Dönmez: “Kıta Sahanlığı Üzerindeki Meşru Haklarımızdan Taviz Vermeyeceğiz”