İSTANBUL (Enerji Portalı) – SolarTR 2018 bugün İstanbul Sanayi Odası (İSO) Odakule’de güneş enerjisi paydaşlarını bir araya getirerek tüm yönleriyle sektörü ve gelişimini değerlendirmeye başladı.

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Dr. Değer Saygın, SolarTR 2018 konferansında açılış konuşmasına katılarak “Çatı Üstü Güneş Enerji Sistemlerinde Türkiye için Potansiyeller, Fırsatlar ve Rekabet Gücü” üzerine bir sunum gerçekleştirdi. Dr. Değer Saygın aynı zamanda SolarTR Danışma Kurulu’nda yer alıyor.

Dr. Saygın konuşmasına; SHURA’nın yaklaşık bir sene önce kurulduğu, enerji dönüşümü, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği konularında Türkiye için çalışan, veri bazlı analizler yapan bir düşünce merkezi olduğunu belirterek başladı. Saygın konuşmasını şu sözlerler sürdürdü:

Enerji dönüşümünün iki temel yapı taşı var; bunlardan biri yenilenebilir enerji bir diğeri ise enerji verimliliği. Artık yavaş yavaş duymaya başladığımız elektrifikasyon da Dünya’da görüyor olduğumuz enerji dönüşümü başlığındaki maddeler arasında yer alıyor.”

Dr. Saygın: “2018’de sisteme eklenen kurulu gücün % 90’ı yenilenebilir enerjiden gerçekleşti”

Dr. Saygın Türkiye’de Güneş ve Rüzgar enerjisi sektörüne bakıldığında dönüşümün hızla devam ettiğine dair maliyetler açısından, kurulu güçteki rekorlar açısından kanıtlar olduğunu vurgulayarak şunları ekledi: “Eylül 2018 verilerine baktığımız zaman sisteme eklenen toplam kurulu gücün %90’ı yenilenebilir enerjiden –daha çok da güneş enerjisinden- gelmiştir. Bu dönüşümün içerisinde dağıtık enerji sistemleri –çatı tipi buna bir örmek olmak üzere- önemli rol oynuyor. Bu dönüşümün hızlanması, bu türlü dağıtık enerji sistemleri ile yönetilen bir elektrik enerji sistemi için akıllı teknolojiler çok önemli. Tabiki bunun finansmanı lazım: Yenilikçi finansman modelleri, iş modelleri ve piyasayı yönetecek mekanizmalarla apayrı bir enerji sisteminin yönetiminden bahsediyoruz.”

2026’da Güneş ve Rüzgardan Sağlanacak Kurulu Güç Günümüze Oranla 6 Kat Artacak

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Dr. Değer Saygın, “Shura olarak Mayıs ayında TEİAŞ ve EPDK’dan yetkililerle yaptığımız çalışmada, Türkiye’de 2026 yılında güneş ve rüzgarın elektrik tüketimindeki payının en az yüzde 20 ve hatta yüzde 38 lere gelebileceğini çok detaylı bir şekilde gösterdik. Rüzgar ve güneşten sağlanacak kurulu güç kapasitesi 60 GW ki bu rakam ile günümüze oranla 6 kat bir yükselişten bahsediyoruz. Bu kurulu gücün yarısı güneş ve belli bir kısmı da dağıtık sistemler yani çatı tipi sistemler. Türkiye’de en az 10 GW’lık bir dağıtık bir güneş sistemi potansiyelinden bahsediyoruz” şeklinde konuştu.

Grafikte Yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimi maliyetleri yer almaktadır.

Saygın tüm bu başarı hikayesinin altında yatan sebebin, maliyetlerde olan gelişmelerdir olduğunu söyleyerek şu sözleri ekledi: “Başta güneş, sonra rüzgar ve diğer yenilenebilir enerji kurulum maliyetleri ciddi miktarlarda azaldı. 2017 yılında küresel anlamda yenilenebilir enerji sektöründe yeni bir rekor kırıldı. Üçte ikisinin güneşten geldiği 167 GW’lık bir kurulu güç sistemi eklendi. Yani güneş, kendi başına diğer tüm kaynaklardan daha fazla bir kurulu güç seviyesine erişti. 2018’de de buna benzer rakamlar çıkacağını tahmin ediyoruz.”

Grafiklerde Güneş Enerjisi Maliyetleri ve Teknoloji Performansı görülmektedir. Birim başına üretim maliyeti 2010- 2017 yılları arasında 36$US sentten 10 $US sent seviyesine geriledi.

Saygın: “Elektrik üretim maliyetlerinin arkasındaki başarının altında iki önemli madde yatıyor”

Saygın elektrik üretim maliyetlerinin arkasındaki başarının altında iki önemli madde olduğunu belirterek şu yorumları yaptı:

Bunların bir tanesi kurulum maliyetlerindeki hızlı düşüş. Bir diğeri ise teknolojideki yenilikler ve kapasite kullanım oranlarında gelişmelerin yaşanmasıdır. Yani maliyet ve teknoloji, ikisi birlikte üretim maliyetlerindeki olumlu gelişmelerin nedeni olarak sayılabilir.

Bu anlattıklarım daha çok büyük güneş sistemleri içindi. Bir de bunun çatı tipi olanları var ki iki şekilde detay anlatacağım. Bir tanesi ticarethanelerdeki, iş yerlerinin çatılarında görmüş olduğumuz çatı sistemleri -ki maliyetlerinde olumlu derecede düşüş yaşandı- Farklı ülkeler farklı noktalarda bu teknolojiye başlıyor elbette hepsinin performansı farklı ama gelinen seviyede üretim maliyetlerinin düştüğünü görüyoruz.”

Saygın, üzere mesken çatı tipi sistemlerinde ülkeler arasında belli farklılıklar olmasına rağmen maliyetlerde büyük düşüşlerin gözlemlendiğini belirterek son dört yılda mesken çatı tipi sistem maliyetlerinde grafikte görüldüğü üzere %18- %66 arasında bir düşüş yaşandığını söyledi. Saygın, belki diğer ülkelere Türkiye’de pahalılık olarak durumunun farklı olabileceğini ama çok büyük potansiyelin var olduğunu ve bu potansiyelin devam edeceğini belirtti.

Rüzgar ve güneş enerjisinin her ülkede payının artmakta olduğunu belirten Sayın; “Güneş ve rüzgar enerjisinin farklı ülkelerdeki paylarına baktığınızda, Danimarka, Almanya, İspanya ön plana çıkıyor. Güneş ve rüzgarın toplam üretimdeki payı %15- %25 seviyesinde sisteme entegre edilebileceğini birçok ülke göstermekte. Türkiye grafikte görüldüğü üzere bu ülkelere oranla biraz daha düşük seviyede, işin biraz başlangıç noktasında ama hızla da bu oranı artıracağına inanıyoruz” sözlerini söyledi.