30 Bin Üyemize Katılın
E-Bülten yayınlarımız için abone olun.

SHURA, Türkiye’nin Enerji Depolama Durumunu İnceledi

İSTANBUL (Enerji Portalı) – SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi, yenilenebilir enerji sektörünün geleceğine ışık tutacak yeni bir rapor yayımladı.

“Sistem Esnekliğini Artırmak İçin Gereken Seçeneklerin Maliyet ve Faydaları” başlıklı raporunda SHURA, Türkiye’nin, elektrik iletim sisteminde planladığı yatırımları yapmayı sürdürmesi halinde rüzgar ve güneş enerjisinin toplam elektrik üretimi içindeki payı yüzde 30 seviyesine çıkana kadar sistem işletiminde ve kaynakların entegrasyonunda herhangi bir sorunla karşılaşılmadığını fakat bu değerin üzerine çıkıldığında ise depolama yapılmasının gerektiğini belirtiyor.

“60 MW’lık üretim olduğu 2026 yılında 600 M’lık batarya depolama sistemi gerekli.”

Raporda, rüzgar ve güneş enerjisinin elektrik üretimi içindeki payı yüzde 30 seviyesine ve bu alandaki kurulu güç 60 bin megavata geldiğinde ise batarya ve depolama yatırımlarına ihtiyaç duyulacağı tahmin edildiği kaydedilerek üretimde 60 bin megavatın devreye girebileceğinin öngörüldüğü 2026’da, 600 megavatlık batarya depolama sisteminin gerekli olacağı hesaplanıyor.

“Kuzeybatı, Güneydoğu Anadolu, Batı Anadolu ve Trakya bölgeleri en fazla depolama tesisi kurulması gereken bölgeler.”

Rapora göre, batarya depolama kapasitesinin 111 megavatının Kuzey Batı Anadolu, 100 megavatının Güney Doğu Anadolu, 99 megavatının Batı Anadolu, 82 megavatının Trakya ve kalan kısmının da diğer bölgelerde kurulması, sistem esnekliğine önemli katkı sağlayabiliyor.

“Sistemin sağlıklı çalışması için 1400 MW pompaj depolama HES kurulması önemli.”

Batarya depolamanın yanı sıra 1400 MW kapasiteli bir pompaj depolamalı hidroelektrik santralinin kurulması, termik santrallerin esnekliğinin sağlanması ve talep tarafı katılımının da 60 bin megavatlık rüzgar ve güneş kapasitesinin sisteme sağlıklı bir şekilde entegre olmasına yardımcı olacağı değerlendiriliyor.

“Depolama maliyetleri teknolojiye bağlı olarak değişebilir…”

Raporda maliyetler hakkında da bir değerlendirme yapılarak şu tespitler yapılıyor:

“Teknolojiye bağlı olarak, batarya depolamada 400 milyon ile 2,6 milyar dolar arasında yatırım maliyeti ortaya çıkarken, pompaj depolamalı hidroelektrik santrali için de ortalama yatırımın 1,7 milyar dolar seviyesinde olabilir.”

“Türkiye’de öncelikli olarak çatı tipi ve dağıtım şebekesi için depolama modellerinin daha etkili olabilir.”

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Dr. Değer Saygın, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye’nin toplam elektrik üretiminde rüzgar ve güneşin payının yüzde 30’un altında kalması durumunda yapılacak batarya depolama yatırımından net bir fayda sağlanamayacağını söyleyerek şunları aktardı:“Bu seviyenin altında rüzgar ve güneş enerjisinin sisteme entegre olmasında bir sorun yaşanmayacağı için depolamanın getireceği hizmet azalıyor. Eğer depolama için şu an Türkiye’de bir piyasa yaratılmak isteniliyorsa, dağıtım şebekesi veya sayaç arkası depolama örnekleriyle başlanılarak hem depolama teknolojileri öğrenilebilir hem de bir başlangıç noktası olabilir. Türkiye’de öncelikli olarak çatı tipi ve dağıtım şebekesi için depolama modellerinin daha etkili olabilir.”

“Sistem Esnekliğini Artırmak İçin Gereken Seçeneklerin Maliyet ve Faydaları” başlıklı rapora aşağıdan ulaşabilirsiniz:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir