30 Bin Üyemize Katılın
E-Bülten yayınlarımız için abone olun.
Reklamı kapat

Sabiha Gökçen Havalimanı’nda Yüksek Enerji Verimliliği Kojenerasyonla Sağlanıyor

İsmet KAYA (MAKALE/Kojenerasyon Bülteni) – Günümüzde artan nüfusla beraber enerjiye olan talep de artmıştır. Artan enerji talepleri beraberinde enerji maliyetlerinin yükselmesine neden olmuştur. Enerjinin yüksek maliyetli olması, Türkiye gibi gelişmekte olan ve enerji kaynakları bakımından da zengin olmayan ülkeler için enerjinin verimli kullanılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda enerji israfının minimize edildiği birleşik ısı ve güç sistemleri her geçen gün popülerliğini arttırmakta ve büyük üretim hacmine sahip birçok firma tarafından kullanımı yaygınlaşmaktadır (1).

İşletmeler Kojenerasyon/ Trijenerasyon sistemleri sayesinde %90’lara varan yüksek enerji verimi ile elektrik ve ısı elde ederken, diğer yandan enerjinin tüketim yerinde üretilmesi sonucunda iletim veya dağıtım şebekesine bağımlılık en aza indirilir. Bu sayede işletmeler şebeke kesintilerinden veya dalgalanmalarından dolayı karşılaşmakta oldukları üretim kayıplarının ve kalite problemlerinin de önüne geçerler; kesintisiz bir enerji sayesinde kesintisiz bir hizmet ve üretim gerçekleştirirler (1).

Şekil 1: Tipik bir Gaz Motorlu Kojenerasyon Santrali

Isı ve mekanik enerjinin birlikte üretildiği Kojenerasyon / Trijenerasyon tesisleri, enerji üretim verimliliği ve enerji üretim maliyeti yönünden ısı ve mekanik enerjinin ayrı ayrı üretildiği klasik tesislere göre daha yüksek performansa sahip olduğu bilinmektedir. (2) Kojenerasyon ve Trijenerasyon sistemlerinin; yüksek enerji verimliliği, teknik kazanımlar ve ekonomik avantajlar yanında diğer önemli bir faydası ise temiz bir enerji üretim yöntemi olmasıdır. Bu sistemler sayesinde doğaya salınan karbon emisyonlarında kayda değer bir azalma sağlanmakta ve işletmelerin üretimlerini doğaya saygılı bir biçimde sürdürmelerinin yolu açılmaktadır (1).

Kojenerasyon / Trijenerasyon Sistemleri Havalimanı Uygulamaları

Genel olarak havaalanları yüksek enerji tüketimine sahip işletmelerdir. Yolcu ve uçuş sayıları, hava koşulları, ticari mahallerdeki yoğunluk vb. pek çok faktörden etkilenen havaalanlarındaki enerji tüketiminin stokastik, doğrusal olmayan ve dinamik olduğu görülmektedir. (3) Diğer havalimanlarında olduğu gibi Sabiha Gökçen Havalimanlarındaki enerji tüketimlerini hava tarafı tüketimleri ve kara tarafı tüketimleri diye ikiye ayırmak mümkündür. Hava tarafındaki tüketimler başlıca apron aydınlatmalar, sinyalizasyon ve haberleşme sistemleri oluştururken tüketimin yoğun olduğu kara tarafındaki tüketimleri Terminal Binaları, Hizmet binaları, VIP-CIP binaları, Kargo Merkezi, Akaryakıt Tesisi, Yer Hizmetleri, Bakım Onarım Merkezleri, Havalimanı Otel, Isıtma, Soğutma ve Havalandırma Sistemleri (HVAC), Kontrol Kuleleri, Bagaj Taşımacılık Sistemleri (BHS), Uçak PCA hizmetleri, Terminal içi Ticari Mahaller gibi birçok birim oluşturmaktadır.

Tablo1’de Kojenerasyon/ Trijenerasyon uygulaması bulunan bazı havalimanları görülebilmektedir:

Tablo 1: Kojenerasyon / Trijenerasyon uygulaması bulunan bazı havalimanları

Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı (SGUH) terminal binasına enerji sağlayan 4 MWe, 4,2 MWt gücündeki Trijenerasyon Tesisi 2010 yılından beri aktif olarak kullanılmaktadır. Geçen yaklaşık dokuz yıllık süre içinde toplam elektrik enerji tüketiminin %45’si, toplam ısı tüketiminin ise yaklaşık %75’i Trijenerasyon tesisinden sağlanmıştır. Elektrik ve termal toplam verimleri %80’nin üstünde olan gaz motorları, bu süre zarfında toplam enerji maliyetlerinde %25’a varan tasarruflar sağlanmıştır.

Öte yandan her geçen gün artan enerji tüketimlerini ve maliyetlerini en aza seviyeye indirebilmek için Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı teknik yönetimi olarak mevcut santralin kapasitesini arttırma kararını almış olup, hali hazırda çalışmakta olan 2×2 MW Gaz Motoru ile senkron çalışacak 3. gaz motorunu 2020 yılının ilk çeyreğin sonuna kadar devreye alınması planlanmıştır.

3. gaz motorunun devreye alınmasıyla beraber tesisin kapasitesi 6 MWe, 6,2 MWt gücüne ulaşması hedeflenmektedir. Bu güç ve bu kapasiteyle Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanının elektrik ve ısı ihtiyacı yılın yaklaşık 250 gününde ulusal şebekeden herhangi bir çekiş olmadan tamamı Trijenerasyon santralinden karşılanabilecek hale gelecektir.

Yine Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı teknik yönetimi olarak, 2019 yılının en önemli projelerimizden biri Amerikan Yeşil Bina Konseyi tarafından verilen LEED Sertifikası edinmek olmuştur. LEED Sertifikası sürecinin en önemli kriterleri ve en çok puan getiren kategorisi ise Enerji kategorisidir. Havalimanın enerji ihtiyacını önemli ölçüde karşılayan 4 MW gücündeki Trijenerasyon Santralinin varlığı bu kategoride önemli bir avantaj sağlamıştır.

Grafik 1: S.G.H.L. 2015-2019 dönemlerine ait Elektrik Enerjisi Üretim Oranları
Grafik 2: S.G.H.L. 2015-2019 dönemlerine ait Isı Enerjisi Üretim Oranları

Sonuç;

Kısaca özetlemek gerekirse Havaalanlarında enerji tüketimlerin doğru modellenmesi, simülasyonu ve analizleri ile yapılacak fizibilite çalışmasıyla doğru güç ve kapasite ile seçilecek Kojenerasyon/ Trijenerasyon sistemleri havalimanın kendi enerji alacağını kurabilme fırsatı vermesinin yanında, şebeke arızalarından ve ulusal elektrik kesintilerinden ve yakıt darlığından etkilenmeyecek, ihtiyaç halinde acil enerji sağlayabilecek ve enerji maliyetlerini yüksek oranda düşürecektir.

Kaynaklar:

(1) http://www.tresenerji.com.tr/tr/birlesik/ neden+kojenerasyon.html
(2) https://www.elektrikport.com/teknik-kutuphane/ kojenerasyon-sistemi/4286#ad-image-0
(3) https://www.researchgate.net/ publication/302776327_Energy_Research_in_ Airports_A_Review

NOT: Bu yazı Türkiye Kojenerasyon Derneği’nin yayımlamış olduğu Kojenerasyon Bülteni’nin 3. sayısından alınmıştır.

Son Dakika Enerji Haberleri için enerjiportali.com/son-dakika-enerji-haberleri Bağlantısını Ziyaret Edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir