30 Bin Üyemize Katılın
E-Bülten yayınlarımız için abone olun.
kontek enerji
teksan

teksan

Petrol, Doğal Gaz ve Kimya Sektöründe Covid-19

İSTANBUL (Enerji Portalı) – Deloitte tarafından Petrol, Doğal Gaz ve Kimya Sektöründe “COVID-19’un sektörel etkilerini anlama/ Nisan 2020” raporu yayımlandı.

Petrol, doğal gaz ve kimya sektörü oyuncuları; petroldeki fiyat savaşı ve COVID-19’un etkisi arasında iki yönlü bir krizin ortasındadır. OPEC ve Rusya üretim kesintileri konusunda anlaşamadıklarında petrol fiyatları geçtiğimiz dönemde önemli ölçüde düştü.

COVID-19 ile birlikte sanayideki yavaşlama ve seyahat kısıtlamaları ile tetiklenen kimyasal ve rafine ürünlere olan ihtiyaçtaki düşüş ile birlikte petrolde yaşamakta olduğumuz arz / talep dengesizliği ortaya çıktı.

Sonuç olarak, yüksek maliyetli üreticiler, daha küçük operatörler ve yüksek borç seviyesine sahip şirketler için kısa ve orta vadeli görünüm şimdi her zamankinden daha da zorlayıcı görünmekte.

Türkiye bu durumdan nasıl etkileniyor?

Küresel ve yerel gelişmelere bağlı olarak, Türkiye’de hem fırsat pencereleri aralanmakta, hem de risk faktörleri oluşmaktadır. Günümüzde petrol, doğal gaz ve LNG piyasalarında küresel olarak arz fazlası yaşanmakta ve buna bağlı olarak enerji fiyatlarında küresel olarak yaşanmakta olan gerilemenin ülkemiz ithalat maliyetlerine ve belli bir vadede piyasa fiyatlarına da yansıması beklenmektedir.

Kısa vadede petrol ithalat maliyetimizde yaşanacak düşüş, akaryakıt fiyatlarını rahatlatabilse dahi, petrol fiyatlarının daha da düşük seviyelere gerilmesi dünya ekonomisi ve neticede ticaret ortaklarımız üzerinde negatif etkiler yaratacaktır. Akaryakıt dağıtım sektörü, hem bireysel hem de endüstriyel kullanımın çok keskin şekilde düşmesi nedeniyle ciddi gelir kayıplarına uğramaktadır. Özellikle bayi ağında gelir kaybına paralel olarak iş gücü kayıpları ve zorunlu el değiştirmelerin gündeme gelebileceği beklenmektedir.

Petrol fiyatlarındaki dalgalanma nedeniyle, özellikle ithal menşeili stoklar ve 45 günün üzerindeki kontratlar ile piyasa fiyatı arasındaki makas karlılıkları olumsuz şekilde etkileyecektir. Havacılık yakıt (Jet A-1) satışları durma noktasına gelirken, deniz yakıtları (VLSFO) satışları global ticaretin yavaşlamasına paralel olarak önemli ölçüde daralmıştır.

Salgının petrol, doğal gaz ve kimya sektörü şirketleri üzerindeki orta vadeli potansiyel etkileri

Büyük petrol, doğal gaz ve kimya sektörü şirketleri; sermaye ve işletme giderlerini azaltarak olası etkilere cevap veriyorlar. Ancak, bu tepkilerin tedarikçiler ve petrol sahası hizmetleri şirketleri üzerindeki etkiler oluşturması kaçınılmaz olarak görülüyor. Bununla birlikte, eğer kriz dört ila beş ay kadar uzarsa, orta vadeli potansiyel etkiler şunları içerecektir:

Global etkiler

  • Verimsiz ve yüksek kaldıraçlı şirketler likidite krizleriyle karşı karşıya kalabilir ve bazıları tamamen iş alanından çıkmaya zorlanabilir.
  • Özellikle ABD’li petrol üreticileri, arz fazlası ve fiyatlardaki gerileme devam ederse baskı altında olacaklar.
  • Daha büyük ve daha sağlıklı şirketler, diğer enerji segmentlerinde çeşitlendirme planlarını değiştirebilir veya hızlandırabilir, bu da iş modelinde bir değişiklik yaratabilir.
  • Olası bir iş gücü kaybının ardından, şirketler piyasa tekrar yükselişe geçtiğinde nitelikli işgücü bulma sıkıntısıyla karşılaşabilirler.

Yöneticiler ve yönetim kurullarının sorması gereken kilit sorular:

• Öncelikli olarak kendi insanlarımızın güvenliğini ve sağlığını nasıl güvence altına alabiliriz?
• Herkesin risk altında olduğu bir ortamda, varlıklarımızın ve operasyon merkezlerimizin (petrol sahaları, kimya tesisleri, sıvılaştırılmış doğal gaz tesisleri, rafineriler vb.) çalışır halde kalmasını nasıl sağlayabiliriz?
• Farklı ülkeler arasındaki riskler de dahil olmak üzere tedarik zinciri riskini nasıl değerlendirir ve azaltırız?
• Piyasalar iyileştiğinde yeterli nitelikteki işgücüne erişebilmemiz için yetenek yönetimini nasıl gerçekleştirmeliyiz?

Takip eden adımlar:

Petrol, doğal gaz ve kimya sektörü liderleri, bir krizi yönetmenin üç boyutu olan “yanıt verme, iyileştirme ve geliştirme” adımlarında yaptıklarıyla tanımlanacaktır. Bazı önemli adımlar şunları içerir:

• Acil ihtiyaçlar ile getiri, temettü, hisse geri alımları açısından piyasaya vaat edilenler arasındaki dengenin korunması göz önünde bulundurularak, şirketin işlerin devam etmesine olanak sağlayacak finansmana sahip olup olmadığını değerlendirmek.
• Yaşanmakta olan bu krizin, dijital yetkinliklerin benimsenmesi sürecini hızlandıracak bir katalizör olarak kullanılıp kullanılamayacağını göz önünde bulundurmak ve operasyonların nasıl yürütülmesi gerektiğini yeniden hayal etmek.
• İşin gelecekte nasıl görüneceğini belirlemek ve yeni düzen için yetenek stratejilerini uyumlu hale getirmek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir