30 Bin Üyemize Katılın
E-Bülten yayınlarımız için abone olun.


Özdemir: Biyokütle İle Kalkınma Olur Mu?

Fortune Türkiye yazarı Kerem Özdemir bu ay kaleme aldığı yazısında okuyucularına biyokütle ve yenilenebilir enerji hakkında bilgiler verdi. Ödemir kaleme aldığı yazıda yenilenebilir enerjide ilk akla gelen rüzgar ve güneş olsa da son yıllarda yatırımcılar gözünü biyokütle santrallerine çeviriyor. Rüzgar ve güneş enerjisi, yerli ve milli ürünümüz olan kömüre gösterilen ihtimama karşın hâlâ portföyde dikkat çekici bir yere sahip ancak biyokütle konusunda aynı mesafeyi kat ettiğimiz söylenemez.

YENILENEBILIR ENERJIDE ilk akla gelen rüzgar ve güneş olsa da son yıllarda yatırımcılar gözünü biyokütle santrallerine çeviriyor. Bu duruma dikkat çeken EMTA Enerji Genel Müdürü Orkun Özgencil, “Avrupa Birliği ülkelerinin biyokütle tesisleri için çöp ithal ettiğini düşünürsek aslında bu konuda geç kaldığımızı bile söyleyebiliriz” diyor.

 

Türkiye’de anahtar teslim biyokütle tesisleri yapmaya hazırlanan EMTA Enerji, ülkemizin atık kaynaklarının değerlendirilmesi için çalışıyor. Türkiye’de her yıl ortaya çıkan 300 milyon tondan fazla atık karşılığı 44 milyon TEP/yıl potansiyel olduğunu söyleyerek atık kaynaklarımızın değerini de ortaya koyuyor. (TEP ton eşdeğeri petrol anlamında kullanılan bir kısaltma)

 

Özgencil ile ilk konuşmamız doğal olarak Türkiye’nin dalgalanan enerji tercihlerine odaklandı. Nurettin Sözen’in İstanbul Belediye Başkanlığı sırasında şehirde bir daha geri dönülmeyecek biçimde doğalgaza geçileceği mesajı verilince amcam tuğlalı kömür sobamızı satmıştı. Şimdi Bauhaus’taki kuzineleri her gördüğümde içim sızlıyor; kömürü öven kamu spotunu izlerken de…

 

Bir yandan kömürle elektrik üretmeyi övüyoruz, diğer yandan nükleer santral yapıyoruz. Sürdürülebilir enerji projeleri diğer yandan sürerken yer kalmamış gibi Doğubeyazıt’taki tasarım harikası İshakpaşa Sarayı’nın tepesine güneş paneli döşüyoruz. Bir arkadaşıma sorduğumda, “O kadar yükseğe yapmasalar insanlar kırar” diyor. Kafam bunlarla karmakarışıkken bir de Özgencil biyokütle anlatmaya başlayınca “şunun resmini çizim” dedim.

 

Biraz zaman aldı ama çizdi. Onu bu sayıda basıyoruz. Bu şekilde enerji üreterek kalkınma olur mu sorusu aklıma geliyor ve bu soruya verdiğim bazı yanıtlar var. Gelecek sayıda Fortune Türkiye Dijital’de enerji ile ilgili bir yazıda buna odaklanacağım. Bu arada hepimizin üzerinde çalışması için Özgencil’in yapılması gerekenler listesini paylaşıyorum. Özgencil, biyokütle santrallerinin sayısının artırılması için yapılması gerekenleri dokuz maddede sıralıyor:

 

  • Türkiye’nin biyokütle potansiyeli atlası Enerji ve Tabii Kaynaklar, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlıkları işbirliğiyle ele alınmalı ve atıklar “milli değer” olarak tanımlanmalı.
  • İl idarelerinin atıkları toplaması ve bölgelerindeki atık potansiyelini YEKA benzeri ihaleler yoluyla yatırımcıya vermesi sağlanmalı.
  • Bölgedeki mevcut tarım ya da hayvancılık tesislerinin sistemden sağlanacak ısıyı kullanmaları zorunlu kılınmalı, ek olarak bu tesislerin yanında tarım ve hayvancılık tesislerinin oluşturulmasına da ön ayak olunmalı.
  • Yine sistemden çıkacak organik gübrenin satışı ilgili devlet kurumları tarafından organize edilerek tarımın daha verimli hale gelmesi sağlanmalı.
  • Alternatif enerji üretim santrallerinin araştırılmasına ayrılacak kaynaklar artırılmalı.
  • Yenilenebilir enerjinin hanelerde kullanımı için teşvikler verilmeli.
  • Teknolojinin ülkemize ithal edilmesinden ziyade bünyemizde geliştirilmesinin önü açılmalı.
  • Yeni santral yatırımları için yerli & yabancı yatırımcılara teşvikler artırılmalı.
  • Proje finansmanlarına yeni yöntemler ve yeni faiz/kredi uygulamaları gibi materyaller kazandırılmalı

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.