30 Bin Üyemize Katılın
E-Bülten yayınlarımız için abone olun.

MMO Başkanı, Termik Santraller İle İlgili Bir Basın Açıklaması Yaptı

İSTANBUL (Enerji Portalı) – TMMOB Makina Mühendisleri Odası Başkanı Yunus Yener, “Çalıştırılmasına İzin Verilen Kömür Santralleri ile İlgili Kuşku Veren Karar ve Uygulamalar” başlıklı bir basın açıklaması yaptı.

TMMOB Makina Mühendisleri Odası (MMO) Başkanı Yunus Yener, açıklamasında şunları belirtti:

Kamuoyunda da bilindiği üzere santrallerin elektrik üretimi esnasında neden oldukları toz, kükürt dioksit, azot oksit ve diğer kirleticileri yasal düzenlemelerde belirtilen sınırların altına düşürecek, çevre mevzuatına uyumu sağlayacak yatırımları yapmaları için yerli kömür yakıtlı santrallere tanınan süreler birçok kez uzatılmıştı. En son 31.12.2019 olan bu tarihin, iki buçuk yıl daha uzatılmasını öngören yasal değişiklik iktidar partilerinin desteği ile TBMM tarafından onaylanmış, Odamızın ve birçok meslek, çevre ve emek örgütünün kamuoyuna yansıyan tepkileri sonucunda ise söz konusu düzenleme Cumhurbaşkanlığı tarafından veto edilmişti.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ise, çevre yatırımlarını 31 Aralık 2019 tarihine kadar tamamlamaları gereken 13 termik santralle ilgili basın toplantısı düzenleyerek, “kamu tarafından işletilen veya özelleştirilen termik santral tesislerine 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun geçici 8’inci maddesine göre, gerekli çevresel yatırımları yapmaları ve izinlerini almaları için 31 Aralık 2019 tarihine kadar süre tanındığını, 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun gereği olarak 5 termik santralin tamamen, 1 termik santralin ise kısmi olarak kapatılması, diğer 7 santralden 4’üne geçici faaliyet belgesi verilmesi, 3 santrale ise gerekli çevre izinlerinin verilmesi” kararının alındığını belirterek, Afşin A, Seyitömer, Tunçbilek, Kangal ve Zonguldak Çatalağzı termik santrallerinin tamamen, Soma B Termik Santralinin ise kısmi olarak kapatıldığını duyurdular.

Ancak gerek söz konusu basın toplantısında gerekse toplantı sonrasında çalıştırılmasına izin verilen santrallerin yürürlükteki çevre mevzuatına uyumları konusunda doyurucu bir açıklama yapılmamıştır.

“Salım sınır değeri 100 mg/Nm3’ten 50 mg/Nm3’e; kükürt dioksit salım sınır değeri 1000 mg/Nm3’ten 400 mg/Nm3’e, azot oksit salım sınır değeri 800 mg/Nm3’ten 200 mg/Nm3’e düşürülmüştü.”

Bilindiği üzere, 08.06.2010 tarihli ve 27605 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Büyük Yakma Tesisleri Yönetmeliği ve Bu Yönetmeliği Yürürlükten Kaldıran Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (20.12.2014 tarihli 29211 Sayılı Resmi Gazete) ile kömür yakıtlı mevcut santrallerde baca gazı bünyesindeki doğal çevreye zararlı kirleticiler için 08.06.2019 tarihinden itibaren uyulması gereken salım (emisyon) değerleri yayımlanmıştı. Bu yönetmeliklerde yapılan düzenlemelerle, işletmedeki büyük santraller için izin verilen toz salım sınır değeri 100 mg/Nm3’ten 50 mg/Nm3’e; kükürt dioksit salım sınır değeri 1000 mg/Nm3’ten 400 mg/Nm3’e, azot oksit salım sınır değeri 800 mg/Nm3’ten 200 mg/Nm3’e düşürülmüştü.

“Bu önlemlerin ve gerekliliklerin sağlanıp sağlanmadığının çeşitli test ve ölçümlerle incelenmesi ve denetlenmesi gerekmektedir.”

Yürürlükteki Yönetmelik düzenlemelerine göre, çalıştırılmasına izin verilen santrallerde öngörülen limitleri sağlayacak toz, kükürt oksit ve azot oksit arıtma tesislerinin olması ve bu tesislerde çevrim içi (on-line) ölçüm ve değerlendirme yapılması, ayrıca diğer ilgili yönetmeliklerde belirtilen şekilde atık suların alıcı ortama veriliş (deşarj) kriterlerinin sağlanması, katı atık (kül ve cüruf) depolama sahalarının düzenlenmesi vb. gibi detaylı çalışmaların yapılması; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkililerince de bütün bu önlemlerin ve gerekliliklerin sağlanıp sağlanmadığının çeşitli test ve ölçümlerle incelenmesi ve denetlenmesi gerekmektedir.

Çevre izin belgesi verilen Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri’nde, baca gazı arıtması için özelleştirme öncesinde EÜAŞ tarafından kurulan toz tutucu (elektrostatik) filtrelerin ve kükürt arıtma tesislerinin önceki yönetmelik düzenlemelerine göre inşa edildiği ve mevcut yönetmelik düzenlemelerinde belirlenen gereklilikleri karşılayamadığı bilinmektedir. Ayrıca mevcut sınır değerler göz önüne alındığında, azot oksit arıtma tesisine de ihtiyaç doğmaktadır. Bu iki santrali satın alan konsorsiyum, kendi web sayfalarında da belirtildiği gibi, gerekli tesislerin kurulması için çalışmaları başlatmış ve ilerletmiş, ancak bugün itibariyle henüz tamamlayamamıştır.

Çevre izni verilen bir diğer santral ise EÜAŞ’ye ait 18 Mart Çan Termik Santrali olup, bu santralde de yeni kurulmakta olan baca gazı kükürt arıtma tesisinin henüz tamamlanmadığı bilinmektedir. Toz filtreleri önceki yönetmelik düzenlemelerine göre yapılmış olup, azot oksit salımı için özel bir tesis mevcut değildir. Eldeki verilere göre çevre izni verilen bu santrallerin hali hazırda mevcut yönetmelikte düzenlenen sınır değerleri sağlayıp sağlamadıkları konusunda soru işaretleri doğmaktadır.

Geçici faaliyet belgesi ile çalışmalarına imkan sağlanan özelleştirilmiş Yatağan Termik Santrali, Orhaneli Termik Santrali, Çayırhan Termik Santrali ile halen EÜAŞ tarafından işletilen Afşin B Termik Santralinde de yukarıdakine benzer şekilde özelleştirme öncesinde EÜAŞ tarafından önceki yönetmelik düzenlemelerine göre inşa edilmiş olan toz filtreleri ve baca gazı kükürt arıtma tesisleri mevcut olup, azot oksit arıtma tesisi ise mevcut değildir. Üstelik bu santrallerde, yukarıda söz edilen santrallerden farklı olarak 31.12.2019 öncesinde herhangi bir iyileştirme çalışması yapılmadığı da bilinmektedir. Gerekli toz filtrelerinin ve kükürt arıtma tesislerinin iyileştirilmesi ve azot oksit arıtma önlemlerinin alınması çalışmaları ile yapılacak yatırımların zaman alacağı ise açıktır.

Bu noktada kurumsal sorumluluğumuz gereğince başta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olmak üzere tüm kamu yönetimine aşağıdaki soruları yöneltiyor ve ivedilikle yanıtlanmalarını talep ediyoruz:

Yönetmelikteki sınır değerleri karşılayamadıkları aşikar olan bu santrallere neden geçici faaliyet belgesi verilmiştir?

Hukuken tartışmalı bu uygulamanın sürdürülmeyeceği ve verilen geçici faaliyet belgelerinin birkaç kez uzatılmayacağı neden kamuoyuna açıklanmamaktadır?

Kapatılan santrallerde çalışanların çalışma ve sosyal güvenlik hakları nasıl korunacaktır?

Kısmi olarak durdurulan Soma B Termik Santrali’nin, konutların merkezi olarak ısıtılmasını da sağladığı gerekçesiyle, altı ünitesinden dört ünitesinin kış süresince çalıştırılmasına izin verildiği belirtilmişti. Ancak iki ünitenin çalıştırılmamasıyla santralin elektrik üretiminde belirgin bir azalma olmadığı, Santralde 2019 saatlik ortalama üretimi 578 MWh iken, 3-7 Ocak 2020 arasında 548 MWh olarak gerçekleştiği bilinmektedir. Bu durumda merkezi ısıtma için izin verilen dört ünitenin neredeyse tam kapasiteyle çalıştırılması gerekli midir?

Öte yandan 26 Mart 2010 tarihli ve 27533 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelik” in Geçici Madde 3.’ ü, 26 Aralık 2019 tarih ve 30990 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” in 22. maddesiyle değiştirilmiştir. Önceki halinde teknik özellikleri verilen ve yapımı için 1 yıl süre tanınan katı atık depolama tesislerine yönelik olarak değiştirilen Geçici Madde 3.’ te zorunlu teknik özellikler belirtilmemekte olup, “… elektrik üretim santrallerinden kaynaklanan atıkların depolanmış olduğu sahalarda, atık depolanmasına devam edilmesinin üniversitelerin çevre ve inşaat mühendisliği bölümlerince çevresel tedbirleri içerecek şekilde hazırlanan kurumsal akademik rapor ile uygun görülmesi halinde sahanın kurumsal akademik raporda belirtilen nihai dolgu kotu ve koordinatları aşılmaksızın depolama işlemine devam edilebilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Belirlilik ve öngörülebilirlik ilkesine aykırı şekilde yerine getirilmesi gerekli ve zorunlu koşulları belirtmekten vazgeçip subjektif değerlendirme ve uygulamalara olanak verebilecek yöndeki bu yönetmelik değişikliklerine neden ihtiyaç duyulduğunun, bu yöndeki bir değişiklikle ne tür bir kamu ve toplum yararı hedeflendiğinin ortaya konulması gerekmektedir.

Yapılan bu manidar düzenleme nedeniyle aşağıdaki sorularımızın da kamuoyu önünde yanıtlamasını ilgili kamu otoritelerinden talep ediyoruz.

Çalıştırılmasına izin verilen termik santrallerin hangilerinin katı atık (kül ve cüruf) depolama sahaları konuyla ilgili önceki Yönetmelik düzenlemelerindeki şartları karşılamakta, hangilerininki karşılamamaktadır?

Bu yönetmelik değişikliğine neden ihtiyaç duyulmuştur, bu değişiklik konuyla ilgili önceki yönetmelik düzenlemelerindeki şartları karşılamayan santraller düşünülerek mi yapılmıştır?

Çalıştırılmasına izin verilen santrallerde atık sular için “Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği”nde belirlenen gereklilikler yerine getirilmekte midir?

Sonuç olarak, bu konularda şeffaflık sağlanmalı, her santrale ait çevre koruyucu yatırımların ilerleme bilgileri aylık olarak duyurulmalı, işletmedeki santrallerin baca gazı anlık ölçüm raporları ve diğer atıklara ait veriler kamuoyuna açık olmalıdır.

Odamızın Anayasa’da tanımlanmış kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu kimliğinin ve kurumsal sorumluluğunun gereği olarak kamuoyunu toplum çıkarları doğrultusunda bilgilendirme ve ilgili kurumlara görüş sunma çalışmalarımız kapsamında kamuoyuna saygı ile duyururuz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir