İSTANBUL (Enerji Portalı) – Nükleer Sektör Durum Raporu’nun (WNISR) 2018 baskısı, 2017 yılında nükleer enerji kapasitesinin sadece yüzde 1 büyüdüğünü, rüzgar ve güneş enerjisinin paylarının ise sırasıyla yüzde 17 ve yüzde 35 oranında arttığını ortaya koyuyor. Rapor ayrıca güneş ve rüzgarın artık en ucuz şebeke bağlantılı enerji kaynakları olduğunu da kabul ediyor. Öte yandan, yeni nükleer santrallere yapılan yatırımlar sadece halk desteği ve nükleer silah devletleri tarafından yönlendiriliyor.

Fransız nükleer enerji uzmanı Mycle Schneider tarafından yayınlanan Nükleer Sektör Durum Raporu’nun (WNISR) 2018 baskısına göre, elektrik üretim kaynaklarının nispi fiyatları değişti ve günümüzde güneş enerjisi ve rüzgar enerjisi çoğu ülkede en ucuz şebekeye bağlı enerji kaynakları haline geldi.

Nükleer enerjinin 1996’da yüzde 17,5 olan küresel enerji üretimindeki payı, 2017’de yüzde 10,3’e düştü.

Raporda, yeni nükleer enerji santrallerinin inşasının çoğunlukla özel sektör tarafından değil, devletler tarafından yürütüldüğü ve desteklendiği belirtilerek, bu ülkelerin de nükleer silah destekçisi ülkeler olduğu kaydedildi.

Ayrıca, raporda, güneş ve rüzgarın küresel enerji karışımındaki payının 2017 yılında sırasıyla yüzde 35 ve yüzde 17 oranında arttığı ve nükleer enerjinin büyümesinin geçen yıl sadece yüzde 1 olduğu bilgisine yer verildi.

2017 yılında 3’ü Çin’de ve 1′, Pakistan’da olmak üzere sadece 4 reaktör faaliyete geçti. 2013 yılı sonunda 68 olan inşaat halindeki tesis sayısı, 2018’in ortalarına kadar 50’ye düştü. Bununla birlikte, Çin’de, nükleer enerji üretimi 2017 yılında yüzde 18 oranında büyüdü ve ülkenin elektrik dağıtımındaki payı, 2016 yılında yüzde 3,6 iken, geçen yıl yüzde 3,9 oldu.

Geçen yıl nükleer enerjide 16 milyar dolarlık yatırımla 4 GW’lık kapasite kurulumu gerçekleştirilirken, küresel rüzgar ve güneş enerjisi yatırımları sırasıyla 100 milyar dolar ve 160 milyar dolar oldu.

2018’in ortalarından itibaren 115 ünite hizmetten çıkarma aşamasındaydı, ancak bugüne kadar 13’ü ABD, 5’i Almanya ve 1’i Japonya’da olmak üzere sadece 19 birim tamamen hizmet dışı bırakıldı.

Raporda ayrıca, nükleer enerjinin küresel ısınmadan etkilenebileceği de vurgulanıyor, çünkü reaktörlerin soğutulması büyük miktarlarda su gerektiriyor ve hükümetler özellikle Avrupa’daki nehirlerin aşırı ısınmasını önlemek için operasyonel kısıtlamalar getiriyor.