30 Bin Üyemize Katılın
E-Bülten yayınlarımız için abone olun.
Reklamı kapat

“Kaz Dağları Tepkisinin Asıl Hedefi Başka”

İSTANBUL (Enerji Portalı) – Stratejik İletişim Danışmanı ve Analist Sevda Güner Kaya, Kaz Dağları’nda yaşanılan gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.  

Kaz Dağları’nda koparılan fırtınanın asıl hedefinin Türkiye’yi enerjide dışa bağımlılıktan kurtaracak “Milli Enerji ve Maden Politikası” olduğu belirtilerek, dış kaynaklı planın sonraki adımlarının bütün altın madenleri olacağı dikkat çekildi. Milli Enerji ve Maden Politikası’nın belirlendiği dönemde yerel iletişim sorumluluğunu Yürüten Stratejik İletişim Danışmanı-Analist Sevda Güner Kaya, Türkiye’nin “zengin madenlerin fakir bekçisi” olmaya zorlandığını kaydetti.

“Türkiye enerjide yüzde 75 dışa bağımlı. Bu büyük bir milli güvenlik sorunudur.”

“Puzzle parçalarını birleştirince bu eylemleri düzenleyenlerin asıl hedeflerini daha yakından okuyabiliyorsunuz.” diyen Kaya’nın Yeni Şafak’a değerlendirmeleri şöyle:

“Türkiye enerjide yüzde 75 dışa bağımlı. Bu büyük bir milli güvenlik sorunudur. Berat Albayrak beyin Enerji Bakanlığı döneminde ‘Milli Enerji ve Maden Politikası’ hamlesi tasarlandı ve planlaması oluşturuldu. Ana saç ayağı, arz güvenliği yani sürdürebilir enerji, kaynak çeşitliliği ile Türkiye’nin kendi kaynakları ile dışa bağımlılığının asgari düzeye indirmek. Maden politikası ile de Türkiye’nin jeofizik ve jeokimya haritasının çıkarılarak bütün maden kaynaklarının tespit edilerek çevre ile entegre, sosyal katma değeri yüksek maden işletmeleri kurularak Türkiye ekonomisinin kalkınmasına kaldıraç etkisi yapması hedefleniyor.

‘Maden sektörünün yükselişe geçmesi birçok grubu, bazı ülkeleri rahatsız etti.’

Milli Maden Politikası ile maden sektöründeki düzenlemeler, kültürel dönüşüm kazandırılan yeni yapılarla maden sektörünün yükselişe geçmesi birçok grubu, bazı ülkeleri rahatsız etti. Bazı ülkeler diyorum çünkü, gerek Bergama’da gerek Cerattepe’de gerek Kaz Dağları’nda da yabacı basın bir maden eylemini gazetelerinin baş sayfaların taşıdı ve televizyonlarda canlı yayınlamıştı. Kaz Dağları’ndaki eylemi Alman Deutsche Welle canlı olarak yayınladı. Cerattepe’deki kullanılan semboller yaşlılar ve yerelde fotoğrafları genel kitle taşıma ile oluşturulmuştu.

Cerattepe’de yapılmayan Kaz Dağları ile daha büyük bir planla oluşturulmaya çalışıldığı aşikardır.

Mesela Fenerbahçe Kulübü’nün ‘Cerattepe’nin yanında’ yazan büyük bir afiş asılmıştı. Kulübü arayıp sorduk, ‘Böyle bir eyleme destek veriyor musunuz?’ diye. Hiçbir şeyden haberleri yoktu. Yeşil Artvin Derneği tarafından Almanya’daki bakanlık ve bakanlara mektuplar gönderilmişti. Cerattepe’de çaylar ‘Madene hayır!’ özel baskılı çay bardağı ile ikram edilmişti. Cerattepe’de yapılmayan Kaz Dağları ile daha büyük bir planla oluşturulmaya çalışıldığı aşikardır.

Kaz Dağları’nda kullanılan bez afişler ve dövizlerin tek elden basıldığı açıkça belli. Daha büyük bir kitle destekliyor algısı oluşturmak için daha resmi olarak kurulu bile olmayan birçok suni dernek ismi ile bol afişleri şehrin her yanına asıyorlar. Bunun gibi birçok uydurulmuş afişlerle sanki bütün dünya onlara destek veriyormuş algısını oluşturuyor.

Sadece altın madeni değil Türkiye’nin bütün enerji yatırımlarının ÇED raporlarını takip ediyorlar ve hepsine dava açıyorlar.’

Bu eylemin başını Kaz Dağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği çekiyor, arkasından TEMA Vakfı olduğunu görüyorsunuz. Bu derneğin web sitesini incelediğinizde karşınıza çok profesyonel ve stratejik bir yapı çıkıyor.

Sadece altın madeni değil Türkiye’nin bütün enerji yatırımlarının ÇED raporlarını takip ediyorlar ve hepsine dava açıyorlar. Bu çok iyi niyetli gibi durmuyor. Bununla beraber bir ‘Savunuculuk Atölyesi’ bile kurulmuş. Bu çok masum gibi görünse de burada daha uzun vadeli bir konuşlanmanın da sinyalleri var.

‘Oldukça fazla para gerektiren bir eylemle karşı karşıyayız.

Legal bir şekilde Avrupa Birliği’ne proje yapıp buradan gelen fonlarla ve diğer örtülü para akışı ile eylem masraflarını karşılıyorlar ve belki bizim bilmediğimiz faklı bir para akışı da olabilir. Onca insanın taşınması, konaklatılması, yemek, pankart, sosyal medya yönetimi, profesyonel viral videolar, kısa filmler, promosyonlar gibi oldukça fazla para gerektiren bir eylemle karşı karşıyayız.

Kaz Dağları ve ağaçlar sonra yabancı sermaye peşkeş çekme, ardından Kaz Dağları’ndaki diğer maden ruhsatlarının hedef alınması ve dillendirilmeye başlandı. Bu ruhsatların Kaz Dağları ile hiç ilgili yerlerde olmadığı halde.

Türkiye ekonomisine katkıda bulunan işletmelere karşıda bir protesto eylemi oluşturulması hedefleniyor.’

Hali hazırda 2 bin kişiye ekmek sağlayan bütün çevre etki analizlerine uygun oluşturulmuş ve Türkiye ekonomisine katkıda bulunan işletmelere karşıda bir protesto eylemi oluşturulması hedefleniyor. Hali hazırdaki ruhsatlarında asla işletmeye dönüşmemesi amaçlanıyor. Bu ne demek? Türkiye’nin zengin madenlerinin fakir bekçisi olmaya devam etmesi için Kaz Dağı eylemi sembolü ile toplumsal baskı oluşturarak diğer madenlerin çıkmasının önün kesilmesi ve engellenmesi isteniyor.

Çanakkale orijininden sonra sosyal medyada ve bazı köşe yazarları, haber siteleri üzerinden Ordu, Erzincan, Eskişehir gibi illerdeki madenlerde dillendirilerek bütün altın madenlerini hedef alan genel eylemlere dönüşmesi planı yürürlüğe sokulmaya çalışıyor.

Kaz Dağları ile başlayan “ahlaki bir meşrutiyet zemini” üzerinden önce Çanakkale’deki diğer ruhsatların engellenmesi, ardından tüm Türkiye’deki altın madenleri, ardından diğer bütün madenler ardından termik santraller ve diğer enerji yatırımların önünün kesilmesi hedefleniyor.

Sahada çeşitli marjinal örgütler, siyasi rant devşirmek isteyenler bir de gerçeklerden haberi olmadan bu grupların arkasından sürüklenen masum halk. Yani olayın asıl muhataplarından yerel halktan daha çok taşıma yolu ile oraya getirilmiş olan büyük bir kitle mevcut. Ama o yöre insanından birkaç sembolik insan kullanılarak medyaya poz veriliyor. Zaten dağa kadar uzanan otobüs zinciri ve güvenlik birimlerinin verileri de bunu doğruluyor.

Cerattepe’de ve Bergama’da olduğu gibi Kaz Dağları’nda da psikolojik savaş yürütülüyor.’

Cerattepe’de ve Bergama’da olduğu gibi Kaz Dağları’nda da psikolojik savaş yürütülüyor. Bu gri ve kara propaganda yöntemleri ile gerçekleşiyor. Burada, ‘yaşam hakkınız elinizden alınacak, rant için topraklarınız ve siz zehirleneceksiniz, ülkenin madenlerini yabancı sermayeye peşkeş çektiler’ vs. şeklinde propagandayı yayıyorlar. Kaz Dağları’ndaki ahlaki meşrutiyet zemininde ‘Biz Kaz Dağları’nı koruyoruz, Çanakkale halkının hakkını savunuyoruz, ağaçların kesilmesine karşıyız, Türkiye’nin değeri için buradayız.’ mesajları ileterek gri propagandayı yönetiyorlar. ‘Siyanür sizi öldürecek! Hepiniz kanser olacaksınız! Yok olacaksınız.’ gibi yalan ve en korkutucu ifadeleri kullanıyorlar. Bütün bunları da siyanürle altın çıkarıldığı iddiasının yıllarca pompalanması üzerine bina ediyorlar. Dünyanın hiçbir yerinde siyanürle altın çıkarılmaz. Diğer kitlesel tahrik propagandası ise kesilen ağaç sayısının abartılmasıdır. Eylemi organize edenlerin iddiasına göre kesilen ağaç sayısı 195 bin, gerçek bilgi ise 13 bin 400.

Kaynak: Yeni Şafak

Son Dakika Enerji Haberleri için enerjiportali.com/son-dakika-enerji-haberleri Bağlantısını Ziyaret Edebilirsiniz.

2 yorum

  • Avatar Sezai Çufacı dedi ki:

    Siz de o yabancı şirketin işbirlikçisi misiniz yoksa bir çevre katliamını böyle savunmazdınız.Emekli-Sen şube başkanı herkes kendi masrafını karşılayacak diye mesaj gönderdi.Kanadalı şirket çıkardığı altınları Türk halkına armağan mı edecek. Güney Afrika elmas madenleri yazıp görün çevre felaketini. Güney Afrika halkı zengin mi oldu. Zenginlerin fakir bekçisi olacağımıza, zengin madenlerimizin fakir bekçisi oluruz.

  • Avatar Selçuk dedi ki:

    Türkiye %2 kazanıyor, %98 kim kazanıyor acaba? Gerçeklere opürtinist bakmamak lazım.Belge ile talanın olmadığını ispat edebilir misiniz? Parti, siyaset, ajanlık bizi ilgilendirmez.Vatana bakar, satandan hesap sorar her Türk vatandaşı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir