30 Bin Üyemize Katılın
E-Bülten yayınlarımız için abone olun.
Reklamı kapat

Kayıp Zamanın “Lisanssız Yönetmeliğinin” İzinde

“Yazarken titiz davranır, en ufak ayrıntıları inceler, doğru olmayan her şeyi ayıklarız. Ama yaşarken, yalanlar uğruna mahvolur, hastalanır ölürüz.” Kayıp Zamanın İzinde, Marcel Proust

“Bilginin en büyük düşmanı cehalet değildir. Bildiğini zannetme sanrısıdır.” Zamanın Kısa Tarihi, Stephen W. Hawking

Murat GÜVEN (Köşe Yazısı) – 10 Mayıs 2019 Cuma Günü Türkiye’de kişilerin ve kurumların kendi kendine enerji üretiminin seyrini değiştirecek önemli bir Cumhurbaşkanı Kararnamesi[1] ortaya çıktı ve Türkiye’nin 2020 ve sonrası yenilenebilir Enerji Kaynaklarına yönelik yol haritasının önemli bir kısmı belirlendi. Türkiye’de 2013 yılından itibaren dalga dalga yayılan güneş enerjisi santrallerin öncülüğündeki Lisanssız Enerji üretim santralleri artık gerçekte olması gereken ve ticari amaçtan çok tasarruf ve enerjide kendine yetebilme gayesine dayalı bir sisteme evirilmişti.

2013 ve 2019 yılları arasındaki dönem “2 Ekim 2013 tarihli “rahmetli” Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik”inin açtığı yolla sadece Güneş Enerjisi Santrallerine (GES) verilmiş olan 6280MW GES’in TEİAŞ raporlarına göre 5825,5MW[2] ile büyük çoğunluğunun tamamlandığı ve 2020’nin ilk aylarında dahi verilen süre uzatımları sayesinde hala tamamlanmaya devam edildiği, ölüsüyle dirisiyle 28 üreticinin yaklaşık 3500MW/yıl toplam kapasitesiyle yerli güneş paneli üretiminin profesyonelce yapılabildiği, küçüklü büyüklü 87,77 MW biyokütle, 59,71MW RES, 10,93MW Hidrolik(HESçik) ve “yenilenebilir olmayan” 246,59MW Lisanssız Doğalgaz kojenerasyon[3] tesisinin kurulduğu ilginç bir dönem oldu.

6 Yıllık bu dönemde Tahminlerime göre sadece Lisanssız Enerji Üretimi tesisi yatırımları 7 milyar USD’lik bir ekonomi yarattı, kurulan güneş paneli fabrikalar, çelik ve alüminyum işleme tesisleri, inverter distribütörlükleri, kablo firmaları, ihya olan cam işleme fabrikası, batan ya da çıkan Trafo fabrikaları vs. derken muazzam bir iş hacmi yarattı.

Türkiye’nin genel ekonomisine baktığımızda aslında çokta büyük rakamlar değil diye düşünebilirsiniz; ama bu “çılgın” dönem bugüne kadar “elit” holdinglerin elinde olan enerji piyasasını, Denizli’de ki kasabın, Antalya’daki doktorun, Çankırı’da ki simitçinin, Ankara’daki Edebiyat öğretmeninin, Manisa’daki plastikçinin, Aydın’daki pamukçunun, Afyondaki oto galericinin, Elazığ’daki reklamcının, Gaziantep’teki dolmuş şoförünün, Kırşehir’deki inşaatçının tanımasına ve bu sayede tam rekabet koşullarında tabana yayılmasına yol açtı.

Artık bir ilimizin küçük bir bölgesinde oluşan elektrik ihtiyacı optimizasyonu ve dengeleme sistemi için TEİAŞ ve EPİAŞ o bölgede filanca marangoza ait GES’in günlük ve hatta saatlik enerji üretimine bakmak durumunda kaldı. Bu yönetmelik sayesinde; Dağıtım firmaları yıllardır yapmaları gereken yatırımları yapmak zorunda kaldı, daha doğrusu vermiş oldukları Lisanssız üretime yönelik Bağlantı Görüşleri nedeniyle, örneğin yıllardır dağıtım altyapısı olmadığı için elektrik ulaşamayan noktalara GES yatırımcısına geri ödemek kaidesiyle Trafo ve Dağıtım Merkezleri kurdurarak enerji sağlamaya başladı ve bu sayede Ayvalık’ın kuş uçmaz kervan geçmez; ama muhteşem manzaralı bir yamacına elektrik ulaştı, Urfa’da hat olmadığı için sulama yapamayan çiftçi elektriğe ve dolayısıyla suya kavuştu, kimsenin yatırım yapmak için ilişmediği Şırnak’ta Türkiye’nin tek alanda kurulan en büyük GES’lerinden biri kuruldu, Bitlis, Siirt, Hakkari, Muş, Mardin gibi bu yazıyı okuyanların büyük çoğunluğunun ne yazık ki gitmediği, görmediği; ama gitmesekte görmesekte o şehir bizim şehrimizdir dediğimiz şehirlerimizin ilçeleri; hatta haritada yeri bulunamayan köyleri yatırım gördü, Başkent’in göbeğinde yaşayanların pikniğe, mangal yakmaya bile gidemeyeceği dağ başlarında milyon dolarlık yatırımlar yapıldı ve dağ başını duman aldı gümüş dere durmadı aktı.

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin anlattıkları

10 Mayıs 2019 tarihli Cumhurbaşkanı Kararnamesi yeni bir milat oldu ve Devlet “Hele bir dur, soluklan yeğen” dedi. Sonra ufka bakarak; “bu kadar yatırım yaptın, iş yarattın, eline sağlık! “Dedikten sonra işaret parmağıyla uçsuz bucaksız ülkemizin güzel topraklarına yayılmış bomboş çatılarını, susuz tarlalarını gösterdi “ve artık sıra gerçekten kendi elektriğini kendi evinde, çatında, yanında, bağrında üretme zamanın geldi” dedi. Bu sayede 12 Mayıs 2019 tarihinde bize yukarıda açıkladığım güzellikleri sağlayan rahmetli 20833 sayılı yönetmeliğimizin[4] ve onun kardeşi tebliğin yerini,“30772 sayılı Elektrik Piyasasında lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği”[5] aldı. “Mekânın Sahibi” geri gelmişti.

Yeni Lisanssız elektrik üretim yönetmeliği eski dostumuzdan genel kapsamda pek farklı değildi. Ama genel yapısını Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, Enerji Piyasası Kanunu (6446 Sayılı) 14.Madde ve Yenilenebilir Enerji Kanunu (5346 Sayılı) 6/A Maddesinde yazılı dayanaklarına istinaden kurmuştu. Bu kararnamedeki iki önemli kavram yönetmeliğin ticaret ve kapasite boyutunu da oluşturuyordu.  Biri Enerji Piyasası Kanun’da yapılan; kurulu gücü 5 megavatlık yenilenebilir Enerji kaynaklarını şirket kurmadan ve EPDK ofislerinde kapı kapı dolaşmadan kurmaya olanak sağlayan değişiklikti. Bu sayede Ayşe Teyze’niz şayet kurulu gücü 5 (beş) Megavat olan yedi köyün enerji ihtiyacını tüketen ya da 1 kW enerji ihtiyacı olan bir “şahıs” ise; T.C. kimlik belgesiyle ilgili makama başvurup, kendi ihtiyacı için ilgili yönetmelik şartlarına uygun olarak bir Güneş, Rüzgâr, Biyogaz, Jeotermal, Dalga enerjisi tesisi, Gelgit Enerjisi tesisi ve mevzuatta yenilenebilir olarak adlandırılan herhangi bir üretim tesisi kurabilecek duruma geldi.

Kararnamenin bir diğer ticari ve kapasitif boyutunu belirleyen kısmı ise aşağıdaki tabloda açıklamaya çalıştığım “sözleşme gücü” kavramı ve “üretim ile tüketim noktasının aynı ölçüm noktasında olması-olmaması” kavramları oldu. Ayşe Teyze sözleşme gücüne göre üretimi ve tüketimi aynı yerde olmak kaidesiyle yenilenebilir enerji tesisi kurabilecek ve ihtiyacından fazla enerji üretim yaptığında ise kararname ile belirlenen kendine uygun fiyattan satabileceği müjdesini edindi. Üretim ve tüketimin aynı yerde olmasından kasıt “üretim tesisinin bağlantısı; çift yönlü sayaçtan önce, tüketim tesisi tarafına yapılmış ise ilgili üretim ve tüketim tesisleri aynı yerde kabul edilir” olarak özetlenebilir.

Güneş Enerjisinden elektrik üretimi ekseninde ticariliğini yani fazladan ürettiğinden gelir elde edebilecekleri  incelediğimizde sözleşme gücü ile sınırlı ve üretimi ile tüketimi aynı ölçüm noktasında olmak  kaidesiyle Mesken aboneleri, Sanayi, ticarethane ve aydınlatma aboneleri eğer Çatı üzeri ya da cephe giydirme (arazi hariç) GES kurarsa ya da arazisine, çatısına ya da olmaz ya olursa kendine ait yapısının cephesine rüzgar santrali, biyogaz santrali gibi diğer Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından (YEK) yararlanırsa ihtiyaç fazlası enerjisini EPDK’nın her 3 ayda bir belirlediği bir tarife olan[6] PERAKENDE TEK ZAMANLI AKTİF ENERJİ BEDELİ üzerinden satabilecektir.

Bu abone gruplarına sahip kullanıcılardan biri şayet niyet ettim Allah Rızası için GES kurmaya deyip “araziye” kazmayı vurursa ihtiyaç fazlası enerjisini satamaz; fakat kendi paşa gönlü için 30772 sayılı yönetmelik sayesinde üretiminden alınacak giderleri (hem veriş hem çekiş yönlü dağıtım bedelini) karşılamak ve gerekli izinleri almak koşuluyla enerji üretebilir.

Tarımsal Sulama aboneleri üretimin ve tüketimin aynı ölçüm noktasında olması koşuluyla, YEK kuracakları arazinin tarım arazisi olmaması (tarıma elverişsiz arazi ya da marjinal kuru tarım arazisi olması) kaidesiyle kendi ihtiyaçları için arazi üzeri YEK kurabilir. Tabi ki yapı ruhsatlı ya da tarımsal yapı olarak izin belgelerine sahip yapısının çatısına veya cephesine YEK kurabilir ve kurduktan sonra ihtiyaç fazlasını PERAKENDE TEK ZAMANLI AKTİF ENERJİ BEDELİ üzerinden satabilir.

Şimdi araziye GES kurma hayaliyle yaşayan çiftçilerimiz olacaktır, “nereden bulacağım ben tarıma elverişsiz araziyi su pompamın dibinde diyebilir?”, bu durumda YEK kelimesini dikkate almalı ve her şeyi güneş olarak görmemeli bulunduğu yerin jeolojik ve meterolojik yapısına göre rüzgar’da kurabileceğini ve rüzgâr için GES’ten daha az alana ihtiyaç duyulduğu için örneğin 50-200 m² bir alanın marjinal kuru tarım arazisi olarak bulunabileceğini hesaba katabilir. Aklınızda “elit” holdinglerin kurduğu “elit” markalı devasa Megavatlık Rüzgar Enerjisi Santralleri RES’ler kalmış olabilir; ama aşağıda paylaştığım uzantılarda 5kW’a (kilovat) kadar bile Rüzgar tribünlerinin[7] varlığını göreceğiniz de şaşıracağınızı umut ediyorum. Bir zamanlar Ayetek[8] gibi yerli rüzgâr tribün üreticilerinin 250kW’lık kompakt modellerle neler başardığını, ama ilgisizlikten ve destek yoksunluğundan bu işlerden “şimdilik” çekildiğini pek çok kimse bilmez.

Kararnamede bunun dışında aşağıdaki tablodan da görülebileceği üzere Üretim ve tüketim aynı ölçüm noktasında yer alan İçme Suyu Tesisleri, Atık Su arıtma tesisleri ve Kamu kurum kuruluşları için Çatı, Cephe ve Arazi Uygulamalı Yenilenebilir enerji Kaynağı kurulduğu takdirde kendi abonelik grubu için PERAKENDE TEK ZAMANLI AKTİF ENERJİ BEDELİ üzerinden ihtiyaç fazlası enerji satabileceklerini görüyoruz. Kamu kurum ve kuruluşlarına ise ayrıca birden fazla tesisin ihtiyacını karşılamak üzere üretim ve tüketimin aynı ölçüm noktasında olmasa dahi çatı, cephe ve arazi üzeri YEK kurabilecekleri ve fazla enerjiyi satabilecekleri bir istisna tanındı.

Bu sayede örneğin bir belediye 800 adet 3kW’lik aydınlatma aboneliğinin sözleşme güçlerini toplayıp elde ettiği toplam 2400kW’lik sözleşme gücüne istinaden sahip olduğu bir araziye ilgili mevzuat kapsamında 2400kWe’lik bir GES kurabilecek ve Yönetmelik kapsamında belirlenen dağıtım giderlerine katlanmak suretiyle ihtiyaç fazlası enerjiyi de satabilecektir.

Tablo 1: Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi Özet Tablo

Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinin Derinliklerine bir yolculuk

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi algoritmasının başat kavramlarını anladığımızda göre şimdi de yönetmeliğin derinliklerine inebiliriz. “30772 sayılı Elektrik Piyasasında lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği” eski yönetmeliğe göre getirmiş olduğu AYLIK MAHSUPLAŞMA (Mahsuplaşma: Belirli bir zaman dilimi içinde gerçekleşen, üretim ve tüketimin birbirinden düşülmesi sonucu kWh cinsinden net üretim veya net tüketim değerinin bulunması işlemidir.”) kavramıyla önemli bir yenilik getiriyor.

Toplam 41 Madde’den oluşan bu yönetmelik eskiden tebliğle ele alınan kavramları da içerisinde barındırdığı için hem daha özet hem daha kapsamlı; ama derinliklerinde dipsiz dehlizler barındırabilen bir mağaralar zinciri gibi.  Bu yönetmelikte temel olarak bilmemiz gereken mevzu şu: hedef; yattığın yerden para kazanan ve ellerinizi enseye atıp, ayak ayak üstüne atıp masaya uzatarak, ay sonunda gelen paraları tıkır tıkır sayacağınız bir enerji üretim sistemi kurmak değil; aksine “kendi” elektrik ihtiyacınızı tüketiminize en yakın üretim tesisinden karşılayabileceğiniz, arz güvenliğine dayalı, elektrik şebekesindeki kayıp miktarını düşüren  ve bunu yapabilmek için başvuru aşamasında adli sicil kayıtlarına kadar incelenen lisans denilen belgeyi almanıza ve şirket kurmanıza gerek olmadan, küçük ölçekli sayılabilecek bir enerji üretim tesisi kurmanızdır.

Bu yönetmelik sayesinde “bakın tekrar ediyorum” sadece Fotovoltaik’e dayalı Güneş Enerjisi santralleri (GES) değil, ihtiyacınız doğrultusunda doğalgaz dahil diğer yakıtlarla da (mazot, benzin vs.) çalışabilen enerji bakanlığının izin verdiği verimlilik değerini sağlayan kategoride kojenerasyon (hem ısı hem elektrik üreten), trijenerasyon (muhteşem üçlü: ısıtma, elektrik üretimi, soğutma) enerji üretim tesisi, 100kWe altı Mikrokojenerasyon, Hidrolik, rüzgâr, jeotermal, biyokütle, güneşten termal yöntemle elektrik enerjisi üretme, biyokütleden elde edilen gaz (çöp gazı dahil), dalga, akıntı enerjisi ve gel-git gibi fosil olmayan enerji kaynaklarından enerji sistemleri kurabilirsiniz.

Bu Yönetmeliği tam net anlamak için Yönetmeliğin şirket kurmak ve lisans almaktan muaf olan tesisleri listelediği Madde-5-(1)No’lu fıkrasını anlamamız ve detaylandırmamız gereklidir:

Lisans alma ile şirket kurma muafiyeti MADDE 5 – (1) Önlisans ve lisans alma ile şirket kurma yükümlülüğünden muaf olarak kurulabilecek üretim tesisleri şunlardır:

Eğer enerji üretim kaynağınız fosil olmayan, yenilenebilir enerji kaynağı (YEK) ise mahsuplaşmadan sonra ayrıca oluşan ihtiyaç fazlası enerjiyi de yukarıda bahsini ettiğim bedelden kendi abonelik grubunuza uygun olarak satabiliyorsunuz.  Aylık Mahsuplaşma işlemi için ise tesisin bu yönetmeliğin 5.Maddesinin (1) nolu fıkrasının (ç), (d), (e), (ğ) maddelerine uygun olarak kurulması yeterli olacaktır. Hem aylık mahsuplaşma hem de ihtiyaç fazlası enerji satışı için ise 5.Maddenin (1). Fıkrasının (c), (f), (g) bentlerine göre kurulmuş olmalıdır.

5.Madde 1/(a)- imdat grupları ve (b)-iletim ve dağıtım sisteminden İzole tesisler ise teknik açıdan zaten mahsuplaşma ya da enerji satışına yönelik yeterli donanıma sahip olmamaları gerektiğinden gündemimizin dışındadırlar. (a), (b), (ç), (d), (f), (g) ve (ğ) bentleri kapsamında yer alan üretim tesisleri için kurulu güç üst sınırı uygulanmaz. Bu tesisler için 5MW’lık, 1MW’lık vb. kurulu güç üst sınırı uygulanmıyor, hatta yanlış anlamadıysam sözleşme güçlerine dahi bile bakılmıyor, diğer teknik alanlarda imkân var ise ihtiyacına göre 10MW-20MW ve belki de daha yukarı kurulu güçlerde tesis kurabilecekleri belirtiliyor. İlginç bir detay…

Bu yönetmeliğin en can alıcı “bendi” ise gerek Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile olan doğrudan etkileşimi gerekse de enerji satışını ve mahsuplaşmayı “biz fani insanlara” sunduğu için en önemli MADDE 5/1/C bendidir denebilir. Madde 5/1/(c) “Kurulu gücü bir megavat veya Kanunun 14’üncü maddesi çerçevesinde Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmiş kurulu güç üst sınırına (5MW) kadar olan yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisleri” ifadesiyle sen, ben, o, biz, siz, onlar tarafından hem mahsuplaşma hem de kendi abonelik grubuna uygun olarak ihtiyaç fazlası enerji satışını yapabilen tesisler kurulmasını sağlayan muhteşem bir madde bendidir. (Bent <Fıkra<Madde)

Madde 5/1/ c bendinin muhteşem olmasının nedeni şayet başvuru sürecini ve teknik değerlendirmeleri aşıp, bağlantı görüşü alabilen şanslı bir işletme ya da şahıs olursanız eğer üretim yönlü yani şebekeye veriş yönlü dağıtım bedelinden 10 yıl boyunca muaf olmanız olacaktır. 01.01.2020 tarihli, EPDK tarafından yayınlanan Elektrik Faturalarına Esas Tarife Tabloları, 2020 1. Çeyrek Tarife Tablolarına göre üretim yönlü dağıtım bedeliniz 2017 ve sonrası kurulan ve zamanda yolculuğu henüz keşfetmemiş kişi ve kurumlar olmanız hasebiyle 0,197890 TL+KDV/kWh olacaktır.

Mesela Çatınızda kurduğunuz GES’te kendiniz için “anlık” kullanmanıza rağmen, “demand” dediğimiz kavram nedeniyle tüketiminizin üretime göre azaldığı ya da tamamen durduğu 15 dakikada bir güncellenen “anlarda” şebekeye elektrik veriyorsunuz, inverter dediğimiz doğru akımı alternatif akıma çeviren cihazlar şebekeyle senkronize olmaya tasarlanmış olmaları, “şimdilik” fazla enerjiyi depolama şansınızın olmaması, pazar günleri, tatiller vb. nedenlerle ister istemez şebekeye elektrik verdiğiniz için dağıtım sisteminde yarattığınız yükün bir bedeli olmalıdır diye düşünüyor kanun koyucu. Dolayısıyla 10.000kWh’lık bir enerji verişinin bedeli 10.000kWhx0,197890=1.978,90 TL olacak iken işletmeyi kurduğunuz andan 10 yıl sonrasına kadar “bedava” olacaktır. Güzel değil mi?

*11/5/2017 tarihli ve 7070 sayılı Kurul Kararı gereği Elektrik Piyasası Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki lisanssız üreticiler için sadece tek terimli dağıtım tarifesi uygulanacaktır.

**31/12/2017 tarihinden önce ilgili şebeke işletmecisinden geçici kabule hazır tutanağı alan tesisler için geçici kabulün bu tutanağa istinaden yapılması halinde uygulanacak olan tarifedir.                                                                           

Madde 5/1/ C bendinin bir diğer güzelliği ise tüketim dağıtım bedeline yönelik sağlanan süper indirim. Birçok kişinin anlamakta güçlük çektiği ilgili düzenlemenin ana fikri şu: Aylık Tüketim Miktarınızın, Aylık yapılan Üretim miktarına eşit tüketim miktarı kısmına %50 indirim uygulanır. 100kWh üretim yaptınız 150kW tükettiniz diyelim, ay sonunda tüketiminizin üretime eşit olan kısmı 100kWh için %50 indirimli tüketim “çekiş” dağıtım bedeli ödersiniz, 50kWh’lık kısmı içinse normal çekiş dağıtım bedeli ödersiniz.

100kWh ürettiniz 80 kWh tükettiniz, 80kWh’ın tamamına %50 indirimli çekiş dağıtım bedeli ödersiniz. Üretiminizden az tüketmişsiniz çünkü. Tüketim dağıtım bedellerine nereden bakabilirim diye düşünüyorsunuz? EPDK’nın aşağıda 6 nolu maddede kaynakça linkini vermiş olduğum Elektrik Faturalarına Esas Tarife Tabloları, 2020 1. Çeyrek Tarife Tablolarını indiriyorsunuz, Excel’i açınca Nihai tarife tablosu sekmesindeki tabloya bakıyorsunuz. (Balık vermiyorum size, lütfen tıklayın ve indirin, balık tutun.)

Yönetmeliğin girişimciler açısından en çok sorulan sorularından biri ise bir tesiste ürettiğiniz enerji o tesisinize fazla geliyorsa, adıma olan bir başka tesisle mahsuplaşabilir miyim? sorusudur. Bu sorunun cevabı: Evet, tesisleriniz aynı dağıtım bölgesinde olması kaidesiyle mahsuplaşırsınız; ama madde 5/1/c bendinden kaynaklı elde ettiğiniz mahsuplaşma harici destekleri kaybedersiniz. Madde 5/1/c bendine tabi değilseniz zaten şebekeye verdiğiniz fazla enerji bir nevi devletin malı olacağı için çokta anlam ifade etmiyor aslında.

Örneğin birisi Alanya’da birisi Kemer’de 2 adet oteliniz var ve enerji ihtiyacınız yoğun, ikisi de sizin adınıza ya da tamamen size ait tek şirkete kayıtlı. Hedefiniz tabi ki yenilenebilir enerji ve çatısı uygun olan otelinize FV Güneş Enerjisi Santrali kurdunuz diyelim. Tesisi kurup, diğer otelinizle bu yönetmeliğin Tüketim tesisleri başlıklı 28. Maddesinin (1.) fıkrası kapsamında “Lisanssız üretim yapan gerçek ve tüzel kişilerin bir dağıtım bölgesinde kurulu üretim tesisinde ürettikleri enerji, ancak aynı dağıtım bölgesi içerisinde yer alan ve aynı kişiye ait tüketim tesisi ya da tesislerinde tüketilebilir.” İfadesine istinaden aylık olarak mahsuplaşabilirsiniz.  

Yalnız bu şekilde bir tesisi ancak ilk önce üretim tesisini kurduktan sonra diğer tüketim tesisinizle ilişkilendirebilirsiniz ve Madde 5/1/c bendinden kaynaklı “ücretsiz veriş dağıtım bedeli”, “indirimli çekiş dağıtım bedeli” ile ihtiyaç fazlası enerji satışından yararlanamazsınız. Çünkü ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesininbelirlediği “üretim ve tüketimin ölçüm noktası aynı olması” kaidesi ile çakışacağı için normalde hem aylık mahsuplaşma yapan, hem de ihtiyaç fazlası enerji satışı yapan GES’inizi, aynı dağıtım bölgesinde şahsınıza (aynı kişiye ait abonelik olacak) ait bir başka tüketim tesisiyle ilişkilendirdiğinizde mahsuplaşmadan sonra oluşacak ihtiyaç fazlası enerji EPSAŞ (Görevli perakende satış firması yani faturayı kesen  özel firma)’ın üretim hanesine yazılır ve ödeme yapılmadan yenilenebilir enerji kaynaklarını destekleme mekanizmasına (YEKDEM) bedelsiz katkı olarak  kaydedilir.

Yani 5/1/c hükümlerine haiz kurulan tesisiniz sizin tarafınızdan diğer tesisle mahsuplaşma için gelen istekle bir nevi 5/1/(ç) bendine göre işlem görmeye başlar. Bu durumun pratikte bir örneği şimdilik söz konusu olmadığı için tamamen benim yorumum olduğunu belirtmek zorundayım. Bu durum yenilenebilir enerji kaynaklı olmayan örneğin doğalgaz KOJENERASYON santrallerinde hala SAATLİK MAHSUPLAŞMA olduğu için ayrıca farklı bir muallaklık kazanabilir. Denklemde güneş enerjisi santrali yerine kojenerasyon sistemini oturttuğunuzda saatlik mahsuplaşmayı müthiş bir senkronizasyon başarısı göstererek gerçekleştirmelidirler, bu tarz bir sistemde A tesisinin tüketimi azaldığında hemen aynı dağıtım bölgesindeki B tesisinin tüketimini görebilen ve şebekeye o an B tesisinin ihtiyacına göre elektrik verip, saatlik mahsuplaşmayı optimize edebilen evrimsel algoritmalı bir yapay zekâ modeli geliştirilebilir. Çok uçmaya gerek yok aslında sanırım basit bir yazılım da olabilir. Bu aralar Yapay zekâ deyince herkes bir “oleey” ya da “hurra” çektiği için böyle anlattım😊

Yönetmelikten maksimum fayda görebileceğiniz halini tüketim ihtiyacına göre belirleyebilirsiniz. Bu durumda eğer çatısı müsait olan, imar ve inşaat kanunları çerçevesinde kurulmuş bir yapıya sahip bir sanayici iseniz yatırım maliyetleri ve elektrik fiyatlarını dikkate alarak aylık tüketiminizi karşılayacak büyüklükte güneş enerjisinden elektrik üretim tesisi kurmanızda kalp sağlığınız açısından fayda vardır. Yerim müsait olmadığı için işin fizibilite boyutuna girmiyorum, ama Çatı üzeri Güneş enerjisi Santrali yatırımınızda hedefiniz aylık ihtiyacınızı karşılamak olmalı. Aylık tüketim profilinizi, yaklaşık şirket büyüme trendinizi göz önüne alarak böyle bir yatırıma girişiniz, kanun koyucu çayın taşıyla çayın kuşunu vurmayı sizden daha iyi biliyor emin olun. Özellikle 4-5000m² binasında imalattan yapacağını yapmış, sonra işçilerini çıkarıp kontaktı kapatmış, tek başına bir odada elektrikli soba ve sıcak su ısıtıcısıyla, sallama çay demleyip, dizi izleye; ama kenara attığı 3-5 kuruşla bu GES’i kurup enerjiyi 3’e alır 5’e satarım profilinde bir iş adamıysanız, bir sabah tek kişilik odanızda iki elinizi başınızın arasına alıp TEİAŞ’ın iletim bedellerinin, sistem işletim ve sistem kullanım bedellerinin acı hatırasını düşünen, kendini o meşhur resimdeki “veresiye veren” esnaf modelinde bulmanız pekala çok mümkün olabilir. Az tüketen çok satan bir GES bu modelde öyle sektörün duayenlerinin(?) anlattığı gibi kısa sürelerde kendini geri ödemeyecektir.

Başvuru Sürecinin Kısa Tarihi

İlk Başvuruyu bulunduğunuz bölgenin Elektrik Dağıtım A.Ş.’sine ya da Organize Sanayi Bölge müdürlüğüne yapıyorsunuz.  Güneş Enerjisinden elektrik üretim ekseninde başvuru süreciniz, 11kW ve üstü GES’lerde başvuru yaptığınız tarih ve evrakların doğru hazırlanmasına bağlı olarak “Bağlantı anlaşmasına Çağrı Mektubu ve Bağlantı Görüşü” alınması 4-5 ay arası sürmektedir, daha kısa da sürme ihtimali söz konusu; ama siz en az 3,5 ayı bir kere gözden çıkarın.

Bu “Bağlantı Anlaşmasına Çağrı Mektubu ve/veya Bağlantı Görüşü isimli evrakı aldıktan sonra ilk doksan gün içerisinde, konusunda uzman bir elektrik mühendisliği ve inşaat mühendisliği firmasına elektrik projeleri, statik projelerini ve belgelerini hazırlatıp 2020 yılı itibariyle belirlenen proje onay birimlerine, yani TEDAŞ Genel Müdürlüğü ve Bağlı koordinatörlükleri veya bulunduğunuz ilin sorumlu Elektrik Dağıtım A.Ş. (Örnek: Antalya için Akdeniz EDAŞ) ilgili birimine müracaat ediyorsunuz.

Projeniz Onaylanırsa sorumlu Elektrik Dağıtım A.Ş/OSB Müdürlüğü ile Bağlantı Anlaşması imzalıyorsunuz. Bağlantı anlaşmasına istinaden OG seviyesinden bağlantılarda 2 yıl AG seviyesinde bağlantılarda 1 yıl içerisinde projesini onaylatmış olduğunuz tesisi kurmak zorundasınız. Şayet kurmazsam ne olur diye düşünüyorsunuz, kurmazsanız EDAŞ/OSB ile yaptığınız sözleşme otomatikmen feshedilir. Ayrıca dağıtım yatırımı almaya pek müsait olmayan lokal noktalarda kurulacak tesisler olduğu için 2. Yıldan sonra af dilemenin bir manası yok diye düşünüyorum ya yapın ya da yapmayın.2. yıldan sonra yapmadıysanız ve yapmaya karar verdiyseniz yeniden belki de yeni oluşacak koşullarda başvuruyu baştan alın.

Bundan önceki yönetmelikte 5-6 yıllık Bağlantı Anlaşmalarına af gelmiş olması durumu söz konusu; fakat bu tesislerin büyük çoğunluğu kendi dağıtım yatırımını da içerisinde barındıran ve mahalli iletim noktalarından uzak etliye sütlüye pek dokunmayan arazi üzeri GES’lerdi. Sizin tesisiniz ise sahip olduğunuz yapının mahalli dağıtım ve iletim yapısıyla doğrudan ilişkili olacağı ve kamunun iletim, dağıtım firmalarının dağıtım yatırımı hedefleri dışarısındaysa Bağlantı anlaşmasını imzaladığınız dönemdeki konjenktürel yapıyla 2 yıl sonraki hali arasında uçurumlar yaşanması riski çok olası.

Bugün yaptığınız GES yatırımı dağıtım firması için anlamlı iken 2 yıl sonra tekrar başvuru yaptığınızda başvuru yaptığınız bağlantı noktasının fiderinin sizin üretim tesisinizin enerjisini taşıyamama, arıza limitlerini aşma ihtimali nedeniyle teknik değerlendirmeden ret yeme ihtimaliniz olası. Ha keza “Bağlantı anlaşmasına Çağrı Mektubu ve Bağlantı Görüşü aldığınız tarihten itibaren %0,1 dahi olsa hissedar aldığınızda, yani “pay devri” yaptığınızda Bağlantı Anlaşmanızın feshedilmesi durumu da var ki burası ayrı bir hikâyenin konusudur. Neyse yatırımcı olarak Çay içip çok düşünmek yerine bir an önce harekete geçin bence.

 Tesisi kurma süreniz tesisinizin türüne ve kapasitenize göre değişmekle birlikte zaman baskısı olmayan durumlarda GES’ler için düzgün bir taahhüt firması maksimum 45-60 gün içerisinde tesisi geçici kabule hazır hale getirmelidir. Diğer yenilenebilir enerji tesislerinin imalat süreçleri farklılık gösterebiliyor. Açık konuşmak gerekirse bu işin en kolay yapılanı fotovoltaik güneş enerjisi santralleri.

İlham veren dehalardan üstün bilim insanı Stephen Hawking’in de belirttiği üzere hepimiz dünya’nın temelinde yatan düzeni anlamayı çok istiyoruz. Bugün bile neden burada olduğumuzu ve nereden geldiğimizi bilmeye can atıyoruz. İnsanlığın bilgi için duyduğu bu en derindeki arzu, sürekli arayışımız için yeterli gerekçeyi sağlıyor. Amacımız, içinde yaşadığımız evreni eksiksiz tanımlamaktan başka bir şey değil.[9] İşte yazının bu kısmına geldiyseniz; bu yönetmelik, kararnameler, düzenlemelerin hepsinin altında düzeni anlamak için çabaladığımı ve sizin de tıpkı benim gibi bunu yapan kişilerden biri olduğunuzu anlayacaksınız. Bu tarz yönetmelikler, kararnameler politikaların eseridir, politikalar ise bugün içindir, ama yönetmeliklerin altında yatan denklemler daha önemlidir, çünkü bir denklem sonsuzluk içindir…

Kaynaklar:

[1] https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2019/05/20190510-10.pdf

[2] Daha Güncel olduğu için TEİAŞ raporu tercih edilmiştir. TEİAŞ Aralık 2019 Kurulu Güç Raporu: https://www.teias.gov.tr/tr-TR/kurulu-guc-raporlari

[3] TEİAŞ Raporuyla aralarında veri tuttarsızlıkları olduğu için EPDK’nın son raporu tercih edilmiştir. 2019 Yılı Elektrik Piyasası Kasım Ayı Sektör Raporu  : https://www.epdk.org.tr/Detay/Icerik/3-0-23-3/elektrikaylik-sektor-raporlar

[4] Rahmetli Yönetmelik: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2013/10/20131002-3.htm

[5] Yeni Yönetmelik: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2019/05/20190512-1.htm

[6] Elektrik Faturalarına Esas Tarife Tabloları , 2020 1. Çeyrek Tarife Tabloları, Excel’i açınca Faaliyet bazlı Tarifeler sekmesine bakıyorsunuz: https://www.epdk.org.tr/Detay/Icerik/3-1327/elektrik-faturalarina-esas-tarife-tablolari

[7] Rüzgar Tribünleri ile ilgili Site: https://en.wind-turbine-models.com/turbines?kwrange=0%2C700

[8] Yerli Rüzgar Tribün üreticisi Ayetek: http://www.ayetek.com/portfolio/250-kw-aye250-ruzgar-turbini/

[9] Zamanın Kısa Tarihi, Stephen W. Hawking


Köşe Yazarı:

Murat GÜVEN

Murat Güven

1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir