İSTANBUL (Enerji Portalı) – İklim değişikliği üzerine yapılan araştırmalar seragazı etkisini azaltmak için yapılabilecek çözümleri araştırmaya hız kesmeden devam ediyor. Uzmanlar son olarak, enerji ormancılığı yaparak CO2 yakalama yöntemini araştırmaya başladı.

İklim değişikliği üstüne yapılan son bilimsel araştırmalar, sadece gaz salımlarını kesmenin küresel ısının 1,5 ya da 2 santigrat yükselmesini engellemeyeceğini ortaya koyuyor. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Panel’i (IPCC) ve diğer kuruluşlar bu yüzyıl bitmeden havanın CO2‘den temizlenmesi gerektiğini savunuyor.

En son yayınlanan raporlardan biri olan 1,5°C Küresel Isınma Özel Raporu’nda, “1,5°C sınırını geçmemek için küresel emisyonları 2030 yılında 2010 yılına göre %45 azaltmak ve 2050 yılında net sıfır emisyona ulaşmak gerekiyor. Bu yüzden, tarım, enerji, sanayi, bina, ulaşım ve şehirlerde “hızlı ve geniş kapsamlı” dönüşümler gerekiyor. Fosil yakıtlı santrallerin güneş enerjisi ile değiştirilmesi, sera gazı emisyonlarını azaltmanın en hızlı ve uygun maliyetli yollardan biridir. Güneş enerjisi, küresel karbondioksit emisyonlarını yılda 200-300 milyon ton azaltabilir.” diye ifade ediliyor.

ABD’de de bu alanda araştırmalar sürdürülmeye devam ediyor. ABD’de de geçtiğimiz aylarda yapılan bir çalışmaya göre Dünya’da yaygın olarak kullanılan karbon depolama yöntemleri şu şekilde sıralanıyor:

Mavi Kıyı Karbonu: Bataklıklar, gelgit havzaları ve deniz çayırı yatakları gibi alanlarda canlı bitkiler ve deniz/nehir diplerinde depolanan karbon miktarını arttırmak mümkün. Bu sulak alanlar, tüm ekosistemler arasında metrekare başına en çok karbon depolama kapasitesine sahip yerler olarak belirtiliyor. ABD’ de yürütülen bir çalışmada yeni sulak alanlar yaratarak ya da bunları koruyarak atmosferden çekilen karbon oranının ikiye katlanabileceğini söyleniyor.

Bu seçenekle karbonun tonu 20 dolara depolanabiliyor. Fakat, bu yöntemdeki sıkıntılı nokta ise, kıyı ekosistemleri Dünya’da en büyük tehdit altında bulunan alanlardan olması. Her yıl 340 bin ile 980 bin hektar arasında kıyı ekosistemi yok ediliyor. Bu alanların yok edilmesiyle daha fazla gaz salımı da ortaya çıkıyor.

Ağaç Dikmek: Karbon salımlarının artmasında önemli bir faktör küresel ormansızlaştırma olarak ifade ediliyor. Neredeyse bütün ülkeler karbon seviyesini azaltmanın ucuz bir yöntemi olarak ağaç dikme programları başlattı. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan birinin en iyi hangi ağaç türlerinin karbon emdiği konusunda kapsamlı bilgiye sahip olunması olduğu belirtiliyor. Araştırmaya göre, bu yöntemle de ton başına 20 dolar ya da daha az bir maliyetle karbon azaltılabiliyor. Aynı araştırmanın içerisinde topraktaki karbonu azaltabilecek ve ayrıştırılabilecek tarım bitkileri bulunması için araştırma çağrısı da yapılıyor.

Orman Yönetimi: Araştırmada yeni ağaç dikmenin yanı sıra mevcut ormanlarının korunmasının da karbon düzeyini azaltmak için önemli olduğunu vurgulanıyor. Bunun da maliyeti karbonun tonu başına 20 dolardan az olduğu belirtiliyor.

Tarım Faaliyetlerinde Çeşitlilik: Çalışmada, çiftçilerin tarlalarını kullanma yöntemlerinde küçük değişiklikler havadaki karbonla mücadelede ucuz ve etkili bir yol olabildiği ifade ediliyor.  Dünya Kaynak Enstitüsü Uzmanı Kelly Levin bu konuda, “Tarımsal faaliyetleri değiştirmek, toprak verimliliği ve su anlamında büyük bir yarar sağlıyor. Ancak bazı zorluklar da var. Bunların en önemlisi karbon çekme özelliğinin ne kadar kalıcı olacağı. Tabi bir de boyut problemi var. Bu yöntemlerin yararlı olabilmesi için çok geniş bir alanda uygulanması gerekiyor.” diye belirtiyor.

Bu yöntem, diğer kaynaklara göre biraz pahalı bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor. Bu yöntemle karbonun tonu başına 20 ila 100 dolarlık bir maliyet ile yakalanabildiği ifade ediliyor.

Enerji Ormancılığı: Enerji ormancılığı, uygun yerlerde, yeter genişlikte, gerekli yapısal özelliklere sahip ormanlarda enerji üretimi amaçlı olarak orman kurulması ve işletilmesini amaçlamaktadır. Biyoenerji İle Karbon Yakalama ve Depolama (Bioenergy with Carbon Capture and Storage, BECCS) bu amaçla kullanılan tekniklerden biridir. Bu teknikte, karbonu emen enerji bitkileri yetiştiriliyor. Daha sonra bu bitkiler elektrik üretmek için yakarken ortaya çıkan CO2 gazını yakalayarak yeraltına gömülüyor. Bu yöntemle ton başına 20 ila 100 dolarlık bir maliyet ile CO2 gazı yakalanabiliyor. BECCS küresel düzeyde tarıma elverişli arazilerin yüzde 40’ına ihtiyaç duyulacağı görüşüyle pek kabul görmüyor.

Diğer yandan, çalışmaya göre; pek çok uzman sadece atık ürünlerden sağlanan biyokütle enerjisiyle atmosferden 5 milyar ton CO2‘nin çekileceğini öne sürüyor.