30 Bin Üyemize Katılın
E-Bülten yayınlarımız için abone olun.


“Güneş Enerjisinde Yatırımların Hızlanması İçin Öngörülebilirliğin Artması Gerekiyor”

İSTANBUL (Enerji Portalı) – GÜNDER Genel Sekreteri Faruk Telemcioğlu, sektörde yatırımların çoğalması ve sürdürülebilir şekilde büyüyebilmesi için 2020 yılından sonraki alım garantisi mekanizmasının şimdiden belirlenerek piyasa öngörülebilirliğinin sağlanması gerektiğini belirterek, “Yenilenebilir enerjide maliyetler çok ucuzladı ama temel dar boğaz finansman. Bu konuda hem kamunun hem de bankaların yeni araçlar üretmesi gerekiyor.” dedi.

Telemcioğlu, Tekfen Tower’da düzenlenen Solarena toplantısında GÜNDER’in sektör paydaşlarıyla birlikte hazırladığı “Güneş Enerjisi Yol Haritasını” paylaştı.

Türkiye’de üretilen güneş panellerinin artık kalite ve fiyat olarak Çin ile yarışacak noktaya geldiğini belirten Telemcioğlu, güneş enerjisi kurulu gücünün son yıllarda rekor düzeyde arttığını, Türkiye’nin geçen yıl bu alandaki kapasitesini en çok fazla arttıran beşinci ülke olduğunu söyledi.

Telemcioğlu, güneş enerjisindeki bu artış eğilimiyle birlikte sektörün önündeki fırsat ve zorlukların da çoğalmaya başladığını vurgulayarak, söz konusu yol haritasıyla sektörün bu zorluklarla başa çıkma yollarını aydınlatmayı hedeflediklerini ve güneş enerjisinin yenilenebilir enerji kaynakları arasındaki en büyük dönüşümü gerçekleştirdiğini anlattı.

Türkiye’nin güneş enerjisindeki mevcut kurulu gücünün 4 bin 792 megavat seviyesinde olduğuna işaret eden Telemcioğlu, “Güneş enerjisi üreticileri ve yatırımcıları, Türkiye’de güneş enerjisi kurulu gücünün 2023 yılında en az 14 bin megavat, 2030 yılında ise en az 38 bin megavata yükselmesini bekliyor. Yapılan analizler bu ölçekte bir artışın iletim sistemi tarafından da kaldırılabileceğini gösteriyor.” diye konuştu.

“2020 yılından sonraki alım garantisi mekanizması şimdiden belirlenmeli”

Faruk Telemcioğlu, güneş enerjisi maliyetlerindeki düşüşe rağmen hem makro hem mikro düzeyde ufukta yeni zorlukların göründüğü uyarısında bulunarak, şunları söyledi:

“Güneş enerjisinin sürdürülebilir büyümesini sağlamak için yerli ve milli teknoloji ve üretime öncelik verilmeli. Elektrik üretiminde güneş enerjisinin payının artırılması için enerji politikaları ile sanayi, istihdam ve teknoloji politikalarını bütüncül olarak değerlendirmeliyiz. Bunlar haricinde, yatırımların çoğalması ve sektörün sürdürülebilir olarak büyüyebilmesi için 2020 yılından sonraki alım garantisi mekanizmasının şimdiden belirlenerek piyasa öngörülebilirliğinin sağlanması gerekiyor. Yenilenebilir enerjide maliyetler çok ucuzladı ama temel dar boğaz finansman. Bu konuda hem kamunun hem de bankaların yeni araçlar üretmesi gerekiyor.”

“Arz güvenliği hedeflerini destekliyor”

Güneş Enerjisi Yol haritasında yer verilen diğer bulgulara göre, Türkiye’nin potansiyeli göz önüne alındığında, güneş enerjisi, arz güvenliği hedeflerini en fazla destekleyen kaynak olarak öne çıkıyor.

Güneş enerjisinin artan payıyla birlikte 2030’a kadar doğalgaz talebinde gerçekleşmesi muhtemel düşüş 24,2 ile 46,3 milyar metreküp olarak hesaplanırken, bunun Türkiye ekonomisine katkısının 5 ila 26,6 milyar dolar arasında olacağı öngörülüyor.

Türkiye’de, yenilenebilir enerji sektöründeki toplam 84 bin kişilik istihdamın yüzde 60’ını güneş sektörü karşılıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.