30 Bin Üyemize Katılın
E-Bülten yayınlarımız için abone olun.


Güneş Enerjisi Sektöründe Birlik Olma Vakti Geldi – Hasan Yiğit

Köşe Yazısı – Hasan Yiğit

İzmir’ de 30 Nisan 2019 Salı günü IBT Solar tarafından düzenlenen ve Kotra Sigorta sahibi dostum Osman Tüken Bey’in sunucu olarak katılım sağladığı etkinliğe gitmek için kendisiyle yol arkadaşlığı yaptık.

Başta yeni çıkacak yönetmenliğin daha bulanık sularda yüzdüğünü bildiğim için yolda eşlik yapıyım ve biraz sohbet yapmış olurum mantığı ile yola çıktım. Çok beklentim yoktu!

Ancak, sonradan bu etkinliğe katıldığım için çok mutlu oldum. Çünkü, mevzuatın içeriğine girilmeden çok güzel bir etkinlik oldu. Birinci oturumda etkinliğe katılan ve programa ortak olan üreticiler katılımcılara bağımsız ve objektif olarak sunum yaparak bilgilerini aktardılar.

İkinci oturumda TurSEFF ‘in kıdemli sunucusu Seyran Hatipoğlu Hanım finansmanda nelere dikkat edileceği ile ilgili bilgilerini paylaştılar. Seyran Hanım, yatırımcılar tarafından nelere dikkat edilmeli ve başvuruda yapılan hatalar üzerinde durdu. Beraberinde TuRSEFF’in beraber çalıştığı bankaların İzmir şubelerinden gelen uzman arkadaşlar ile sunum sonrası B2B görüşmelere yaparak gelen misafirlere doğru ve objektif cevaplar verdiler.

Gelelim benim bu yazıma ilham olan bölümlere:

Seyran Hanım’dan sonra TSE’den Gökhan Durukan Bey sunumunda Türk Standartlar Enstitüsü’nün görevlerinden bahsetti ve TSE içindeki GES bölümünü anlattı. Bu bölümde sahalarda gördükleri hataları sunumunda katılımcılara aktardı. Bazı güneş enerjisi yatırımcıların kaliteden uzak durduklarını ve denetim yapmadıklarını belirterek Avrupa’da yatırımcılarda denetim oranı Türkiye’den çok çok üste olduğuna dikkat çekti.

Gökhan Bey’in konuşmasında aklımda kalan güzel bir sözü burada aktarmak isterim, bunun reklam olarak görülmemesini istiyorum. 1 Milyon USD çıvarında yatırım yapılırken 20.000 TL saha denetimi ve 5.000 TL fotovoltaik modül denetiminden neden kaçılıyor?..

5 Milyon TL’ye yakın yatırım yapan yatırımcılara buradan ben sormak istiyorum, siz ne yapmak istiyorsunuz? Denetim yapılmayan sahaların sonucu önümüzde, çoğu sahalardaki hatalar her gün birer birer önümüze çıkıyor. Maliyetin binde 5’i cıvarında bir rakamdan kaçarak yüzde 20 ve üstü verim kaybı ve bununla beraber gelirin düşmesini nasıl göze alabilirsiniz?..

EPC (Mühendislik) şirketlerin garanti yasal zorunlulukları 2 yıldır. 2 yıldan sonra çıkan hatalar ve tesisinizde yaşadığınız verim kayıpları için mahkeme koridorlarında mücadele etmeniz gerekiyor. Burada mahkeme sürecince yaşayacağınız zaman kaybını da eklemeniz gerekiyor. Size buradan rahatça söyleyebilirim ki, üretici hatayı EPC’nin üzerine, EPC de üreticinin üzerine atar. Sonunda kaybeden siz (yatırımcı) olursunuz. Bunu mu istiyorsunuz?..

Tesisiniz için baştan kaliteli danışman, kaliteli ürün, kaliteli EPC ve son olarak doğru DENETİM de yaptırırsanız size söz verebilirim ki sorunsuz 25 YIL yüksek performans yaşayabilirsiniz. Bu halkadan biri eksik olursa… (cevabı kendiniz verin)

Nedense TSE sunumundan benim aldığım sonuç Türkiye’de işler böyle yürümüyormuş. Nedenini yatırımcılara sormak lazım!

Gelelim sigorta sunumuna:

Kotra Sigorta’nın sahibi Osman Tüken Bey’in yaptığı sigorta sunumunda sigorta poliçesinin içeriği incelenmeden yapılan işlemlerden sonra yatırımcıların sorun yaşayabileceklerini belirtti. Güneş enerjisi için küçük ölçekliden mega projelere kadar sigorta çeşitlerini tanıttı.

Sonuç:

Türkiye güneş enerjisi sektörü yalnız İstanbul ve Ankara’dan ibaret değildir. İstanbul ve Ankara’da yapılan fuarlar ve konferanslar sektörümüzün büyümesi için çok önemli, ancak Anadolu’daki küçük yatırımcıları ve sanayicilerimizi bilgilendirmek için bu tür sektör buluşmalarının daha da fazlalaştığını görmek istiyorum. Ayrıca İstanbul ve Ankara dışında Anadolu’nun başka şehirlerinde de fuarların hayata geçme zamanı geldi düşüncesindeyim.

Bugünkü yazımı bir uyarı niteliğinde bitirmek istiyorum. Sektörün bu aşamadaki belirsizliği, özellikle aylık mahsuplaşmanın hala resmi gazetede yayınlanmaması sektör temsilcilerini yıpratmaktadır.  Bu durumda derneklerimiz, kamu kurum ve kuruluşlarımız, sektör temsilcilerimiz ile birlikte hareket ederek en az zarar ile süreci yoluna getiriyor olmaması gerekiyor. Zaman birlik olma zamanıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir