30 Bin Üyemize Katılın
E-Bülten yayınlarımız için abone olun.

EYODER: Yeşil Enerji Üretmenin En Kolay, Ucuz, Hızlı ve Karlı Yolu: Verimlilik

ANKARA (Enerji Portalı) – Enerji Verimliliği ve Yönetimi Derneği (EYODER), Enerji Verimliliği Haftası dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı.

EYODER tarafından yazılı olarak yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre önümüzdeki 40 yıl içinde enerji tüketimi yüzde 50 artacak. Aynı zamanda, eğer küresel ısınmayı 2 derecenin altında tutmak ve sürdürülebilir bir gelecek vaat etmek istiyorsak emisyonlarımızı yarı yarıya azaltmamız ve şehirlerde kirliliği katlanılabilir seviyelerde tutmamız gerekiyor. Bu paradoksun çözümü ise verimliliğimizi 3 kat artırmaktan geçiyor.

Biz EYODER üyeleri olarak enerji optimistleriyiz. Günümüzün teknolojilerini kullanarak yaşadığımız bu ikileme çözüm üretmenin mümkün olduğunu düşünüyoruz. Bunun için sadece enerjiyi tüketme kültüründen yönetme kültürüne geçmemiz gerekiyor.

Bu bağlamda enerji dünyasındaki tartışmalara baktığımızda genellikle insanların arz tarafındaki alternatifler üzerinde konuştuklarını görüyoruz. Nükleer ve karşısındaki diğer seçenekler, kaya gazı ve karşısındaki seçenekler, fosil yakıtlar ve yenilenebilir enerji kaynakları…

“Yeşil enerji üretmenin en kolay, en ucuz, en hızlı ve en karlı yolunun enerjiyi daha akıllıca kullanmak ve yönetmekten geçiyor.”

Ancak bunların yanında hızla büyüyen başka bir düşünce ekolü daha var: Gerçek önceliğin enerji verimliliğinde olduğuna dair inanç. Biz de EYODER olarak bu ekolün temsilcileriyiz. Çünkü yeşil enerji üretmenin en kolay, en ucuz, en hızlı ve en karlı yolunun enerjiyi daha akıllıca kullanmak ve yönetmekten geçtiğini biliyoruz.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre hala endüstrideki enerji verimliliği potansiyelinin % 58’ine, altyapı sektöründeki verimlilik potansiyelinin % 79’una ve binalardaki potansiyelin %82’sine hiç dokunulmamış. Eğer enerji verimliliğindeki bu potansiyeli hayata geçirebilirsek iklim değişikliği ile daha rahat mücadele edebilir, sürdürülebilir bir dünya için daha ümitvar olabiliriz.

İşte Enerji Verimliliği ve Yönetimi Derneği olarak bu ümidi ülkemiz özelinde canlı tutmak için Mayıs 2010 da yola çıktık. Amacımız ülkemizdeki Enerji Verimliliği sektörünün gelişimine katkı sağlamak üzere Enerji Verimliliği Danışmanlık (EVD) şirketlerini ve enerji verimliği ve yönetimi alanında çalışan profesyonelleri bir Sivil Toplum Örgütü çatısı altında bir araya getirmekti.

EYODER, kurulduğu andan bu yana enerji verimliliği sektörünün sağlıklı olarak gelişmesi için çalıştı. Binalar ve endüstriyel tesislerde kanunda belirtilen görevleri yerine getirmek üzere eğitim-sertifika almış ve yetkilendirilmiş; Enerji Verimliliği Danışmanlık Şirketleri, enerji yöneticileri ile diğer ilgili sektörel dernek-kurum kuruluş-banka ve üretici-uygulayıcı şirketleri birçok kez birçok platformda bir araya getirdi.

Derneğimiz, sektörün gerçek gücünü ortaya koyabilmek ve güç birliğini sağlamak amacıyla, hep enerjinin “yönetilmesinin” zorunlu olduğunu savundu. Bu anlamda kamu ve özel sektörde yürütülen birçok çalışmaya aktif katılımla destek verdi.

EVD’lerin 3’ü eğitim alanında, 15’i sanayi sektöründe, 39’u bina sektöründe, 8’i ise hem sanayi hem bina sektörlerinde yetki sahibi.

Ocak 2020 itibarı ile Enerji Verimliliği ve Çevre Dairesi Başkanlığı (EVÇED) tarafından yetkilendirilmiş 45 EVD firması mevcut. Bunların 3’ü eğitim alanında, 15’i sanayi sektöründe, 39’u bina sektöründe, 8’i ise hem sanayi hem bina sektörlerinde yetki sahibi. Bu firmaların 21’i derneğimiz üyesi ki, 3’ü eğitim, 11’i sanayi, 17’si bina ve 5’i hem sanayi hem bina sektöründe yetkili. EVD firmalarının yanında, Enerji Verimliği alanında çalışan tedarikçi firmalardan, kurum ve kuruluşlarda çalışan enerji verimliliği uzmanlarından, üniversite temsilcilerinden, finans, hukuk, sigorta dünyasından üyelerimiz de var. Bu çeşitlilik yeni dönem yönetim kurulumuza da birebir yansıdı. İddiamız, bu çeşitliliğin yaratacağı sinerjiyi iyi değerlendirerek enerji verimliliği sektörü ve ülkemiz için çok önemli katkılar sunmak.

EVD üyelerimiz, temel olarak, binalarda ve sanayide enerji etütleri gerçekleştirerek verimlilik potansiyellerini ortaya çıkartıyorlar. İşletmeler için verimlilik arttırıcı proje dosyaları hazırlıyorlar ve işletmelerin devletten hibe destek almasını sağlıyorlar. Enerji verimliliği ve ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi ile işletmelere danışmanlık hizmetleri sunuyorlar. Mevcut binalar için Enerji Kimlik Belgesi düzenliyorlar. Test, ölçüm ve devreye alma hizmetleri veriyorlar.

“Enerji Performans Sözleşmeleri” (EPS) ile enerji verimliliği projelerini gerçekleştirmeyi ve tasarruf performansını garanti ediyor.”

Bununla birlikte birçok EVD üyemiz yurtdışındaki ifadesiyle ESCO firması olmaya doğru ciddi bir transformasyon sürecini başlatmış durumda. ESCO iş modelinde “Enerji Performans Sözleşmeleri” (EPS) ile enerji verimliliği projelerini gerçekleştirme ve tasarruf performansını garanti etme, böylelikle proje geliştirmek isteyen yatırımcının risklerini minimize etme anlayışı var. Özellikle Avrupa ve ABD’de uzun yıllardır uygulanan bu model sayesinde dokunulmamış enerji verimliliği potansiyelini hayata geçirmek mümkün. Bu iş modelinde başlangıçta kapsamı dar ve sınırları belli olan projelerde ilerlemek daha kolay. Ölçme ve doğrulama mevzuatının geliştirilmesi de olası anlaşmazlıklarının çözümü için şart.

EYODER olarak bir yandan enerji verimliliğine dikkatleri çekmeye çalışırken diğer yandan da enerji verimliliği sektörünün ihtiyaçları doğrultusunda katma değer yaratmak için diğer sivil toplum örgütleri ve üniversitelerle iş birliği içerisinde bir yandan uluslararası projeler yürütüyor, diğer yandan yeni projelere başvuruyor, öneriyoruz. Örneğin yakın zamanda tamamladığımız ve Özyeğin Üniversitesi ve ENVER (Enerji Verimliliği Derneği) ile birlikte yürüttüğümüz Avrupa Birliği (Türkiye’de İklim Değişikliği Alanında Kapasitenin Geliştirilmesi Hibe Programı) projesinde İstanbul’da üç teknik lisede üyelerimizin desteği ile enerji etüdü yaparak verimlilik potansiyellerini ortaya çıkarttık. Örnek binalarda elde edilen sonuçlara göre de benzer diğer kamu binaları için verimlilik kılavuzu oluşturduk. Eş zamanlı olarak ilgilileri ve yöneticileri projenin çıktıları ve verimli bina yönetimi için yapılması gerekenler konusunda bilgilendirdik. Şimdi bu projenin 2. Fazı güney doğuda devam ediyor. Amacımız bu projeyi yurt içi ve dışında daha geniş bir coğrafyaya yaymak. Sonuna yaklaştığımız Avrupa Birliği projemiz 500 başvuru arasından kabul gören 38 proje arasında yer almıştır. “Enerji Verimliliği Paydaşları Arasında İletişim ve Veri Paylaşım Ağının Geliştirilmesi” konulu proje ile EYODER’in politika belirleme ve karar alma süreçlerinde daha aktif ve demokratik katılımının sağlanması için kapasitesinin güçlendirilmesi ile idari, savunuculuk ve iletişim becerilerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca Enerji Verimliliği konusunda yürütülen projelerde belirlenen potansiyelin izleneceği (bir benzeri AB’de bulunan) “Veri Tabanı” ve paydaşlar arasında iletişimin sağlanacağı bir “Paydaş Platformu” oluşturulması hedeflenmektedir. Türkiye’deki Avrupa Enerji Yöneticisi (European Energy Manager-EUREM) hakkına sahip olan Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası (AHK) ile birlikte Aralık 2019 itibarı ile eğitimlere başladık. EPS uygulamalarının olmazsa olmazlarından ölçme doğrulama eğitimlerine 2020’nin ilk yarısında başlamayı planlıyoruz. Öte yandan, farklı konularda üç AB projesi başvurumuz değerlendirme aşamasındadır. ISO 50001 Enerji Yönetim Sisteminin yaygınlaştırılması için planladığımız projenin finansmanı için kaynak arayışı içerisindeyiz.

Enerji Verimliliğini Ülkemizde Nasıl Geliştirebiliriz?

Enerji verimliliği sadece artan enerji maliyetleri ve cari açık konuları üzerine odaklı çalışmalarla kısıtlanabilecek bir konu değildir. Enerji Verimliliği aynı zamanda Türkiye’nin enerji arz güvenliğini sağlamasına, büyümeyi sürdürmesine, çevreyi korumasına ve iklim değişikliğini azaltmasına yardımcı olacaktır. Türkiye için arz istikrarını sağlamak amacıyla talep tarafında enerji verimliliğini arttırmak kritik öneme sahiptir.

Enerji verimliliğinde atılacak somut adımlar, Türkiye’nin rekabetçiliği ve uzun vadeli sürdürülebilir ekonomik büyümesi için hayati öneme sahiptir. Enerjinin etkin kullanılmaması işletmeler için yüksek maliyet anlamına gelir, dolayısıyla enerji verimliliğinde sağlanacak iyileşmeler Türkiye’nin küresel ekonomide rekabetçiliğini koruyabilmesi için temel bir gerekliliktir. Enerjinin yönetilememesi aynı zamanda daha fazla enerji harcaması ve ulusal bütçeden enerji harcamaları için daha fazla pay aktarılması anlamına gelir.

İklim değişikliğinin etkisini azaltmak artık gelişmiş ülkelerde öncelikli politikadır. Ülkemizde kişi başına düşen sera gazı emisyonları hala düşük olmasına rağmen, toplam sera gazı emisyonları artış oranı gelişmekte olan ülkeler arasında üst seviyelerdedir.

Türkiye enerji mevzuatı ve düzenlemesi alanlarında güçlü başlangıç adımlarını atmıştır ve artık enerji verimliliği alanındaki güçlü potansiyeli kullanmak üzerinde odaklanmalıdır.

Enerji verimliliğini teşvik etmeye yönelik düzenleyici ve kurumsal çerçevelerin oluşturulması bakımından önemli adımlar atılmış, Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı enerji verimliliği yatırımlarının tespit edilmesi ve uygulanması için kurumsal ve mali destek sağlanmasına yönelik bir politika ortaya koymuştur. Cumhurbaşkanlığı Bütçe ve Strateji Başkanlığının hazırladığı XI. Kalkınma Planında da Enerji Verimliliği başlığına önem verildiği görülmüştür.

Biz, Enerji Verimliliği ve Yönetimi Derneği (EYODER) olarak yapılan tüm çalışmalara rağmen alınacak çok yol olduğuna inanıyoruz. Somut öneriler-çözümler üzerinde tartışmak ve “ortak akılla” hareket etmek gerektiğini, koordineli, doğru ve hızlı hareket etmek mecburiyetinde olduğumuzu düşünüyoruz.

Bu düşüncelerle, içinde bulunduğumuz Enerji Verimliliği Haftası’nı kutluyor, yeni bir ivme kazandırmasını diliyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir