30 Bin Üyemize Katılın
E-Bülten yayınlarımız için abone olun.


ETKB Bakanı, Enerji Gündeminde Yer Alan Konularla İlgili Açıklamalarda Bulundu

ANKARA (Enerji Portalı) – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, gündemdeki kritik sorulara Hakan Çelik’le Hafta Sonu’nda programında yanıtladı. Bakan Dönmez, yaz saati uygulamasından, bor madenine ilişkin yapılan yatırımlara, nükleer enerjiden, yenilenebilir enerji kaynaklarına kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, gündemdeki kritik sorulara Hakan Çelik’le Hafta Sonu’nda programında yanıtladı. ı. Bakan Dönmez, yaz saati uygulamasından, bor madenine ilişkin yapılan yatırımlara, nükleer enerjiden, yenilenebilir enerji kaynaklarına kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

Bakan Dönmez’in açıklamalarından satır başları ise şöyle oldu:

  • Yaz saati uygulması…
    • Yaz saati uygulamasında 2 yıl önce böyle bir karar almıştık. Bu kararın neden verildiğine dair gerekçe bulamadık. Bizim yapmış olduğumuz çalışmalar, kalıcı yaz saati uygulamasının daha verimli olacağını biliyorduk. Ancak biz bu konuyu İstanbul Teknik Üniversitesine çalışma yaptırdık. Sonuçlar kalıcı yaz saati uygulamasının enerji verimliliği bakımından daha iyi olacağını gördük.
  • Bor ve madencilik…
    • Kimyacıların tanımı ile bor bir bakıma kimyasal tuz olarak tanımlanıyor. Onu öğüterek boraks adı verilen bir ürün haline getiriyoruz, sonrasında biraz daha katma değerler bor karbür haline getirdik. Nükleer çalışmalar için uygun hale getirilmesi için çalışmalara devam ediyoruz. Örneğin, bor karbür savunma sanayisinde kullanılıyor. Tonu 30 ila 40 bin dolar arasında değişiyor. Daha uç ürün bor izotoplarından elde ediliyor. Nükleer santrallerde bu çubuklardan faydalanıyor. Burada tonu 1 milyon doları aşıyor.
    • Bor karbürü Eti Maden üretecek. Bir teknoloji ortağıyla fabrikalar kurulacak.  Boru daha katma değerli ürünlere getireceğiz. Bu katma değerli ürünleri portföyümüze koydukça satış rakamlarımız artacak.
    • BORON temizlik ürünü, ülke genelinde satılması için birkaç büyük marketlerle anlaşma yapıldı.
    • Doğru bir hareket olarak doğal yaşama bir dönüş var. Doğal bir ürün kullanayım, kimyasal ürünler bulunmasın diye isteyenler için geliştirildi. Temizlik ürünlerinde boru sadece Eti maden kullansın diye bir talebimiz yok. Diğer temizlik firmaları da bor içerikli temizlik ürünleri kullanabilirler, ürün geliştirmelerinden mutluluk duyarız.
    • Hidrojenli arabalarda bor da kullanılıyor. Ama orada yakıt bor değil, hidrojen… Sadece kullanılan yakıt içerisinde bor bulunuyor. Ama borun bulunma amacı hidrojeni tutması.
    • Bor dışında Türkiye maden cevheri açısından kömürde ciddi bir potansiyelimiz var. Yaptığımız son çalışmalarla yeraltındaki rezervlerimiz 18,5 milyar tona çıkarmış olduk. Hala çalışmalar devam ediyor. Hepsini çıkartıp ekonomiye kazandırmış olsak 300 milyar doların üzerinde olacak.
  • Elektrik faturası ve sosyal yardım desteği…
    • Düzenli sosyal yardım alan 2,5 milyon hanemiz var. Onlara elektrik yardımlarına başlayacağız. Hane halkı sayısına göre sınıflandırılarak 75 kW ile 150 kW arasında değişen elektrik yardımları için en kısa zamanda çalışmayı tamamlayıp yayınlayacağız. Buradan yaklaşık 10 milyon vatandaşımız faydalanabilecek.
    • Fatura kaleminde üretim bedeli ve dağıtım bedeli olmak üzere iki tür kalemin dışında vergi ve fonlardan oluşuyor. Dağıtım bedeli yüzde 30, geri kalan kısmı üretim maliyeti ve vergiler olarak geçiyor. Bu oranlar tüm dünyada buna yakın… Avrupa’da dağıtım bedeli yüzde 51, Türkiye’de bu rakam yüzde 35. Dağıtım bedeli santralde üretildiği yerden alarak, yüksek gerilim hatlarıyla şehirlere kadar getiriyoruz. Şehirlerde orta ve düşük gerilim haline getiriyoruz.
    • 1 milyon 420 kilometrelik bir şebeke (iletim ve dağıtım hattı) işletiliyor. Bizim elektrik üretim kısmında, (lisanslı 1300 ve lisanssız 500) santralle 1300 santralde 60 bin kişi çalışıyor. Dağıtım kısmında ise 120 bin personel çalıştırılıyor. Üstelik üretimde çalışanların işi sabit ama dağıtımda çalışanlar için çok daha zor… Ve doğaldır ki işin zor olan kısmı personel bakımından daha maliyetli demektir, yani dağıtım sektörü daha fazla maliyetlidir. Ayrıca dağıtım şirketlerinin işletme giderleri de mevcut. Türkiye genelinde (iletim ve dağıtım) işletme giderleri yaklaşık 27 milyar lira oluyor… Ben hep şu örneği veriyorum. Tarladaki domates ile evimize gelen domatesin fiyatı arasında istemesek de bir fark oluyor. Yani, elektrik üretimi ile dağıtımı arasında maliyetler değişiyor.
  • Enerji verimliliği çalışmaları…
    • Yalıtım konusunda da bazı binalarımız yeterli değil. Yalıtım ile yüzde 40 oranında ısı tasarrufu sağlama imkanımız var. Ülke genelinde yalıtımı için yapılan çalışmada şöyle bir rapor önümüzde geldi. Verimlilikle ilgili 10 milyar dolarlık yatırım yapabilirsek, 2033’e kadar 30 milyar dolarlık bir dönüşü olacak. Araçlarımız için de öyle daha yakıt tasarruflu araçlara yönelmek gerekiyor.
    • Hatta bir miktar arz fazlamız var ve bu bize gelecek yıllar için biraz rahatlık veriyor.
    • 2023’e kadar 10 milyar dolarlık enerji verimliliği adına yatırım yapabilirsek 2030’a kadar 30 milyar dolarlık kazanç elde edebiliriz.
  • Enerji kaynakları ve elektrik üretimi…
    • Türkiye’deki kurulu güçlerde yenilenebilir enerji oranımız yüzde 52 seviyelerinde. Ancak kesintili kaynaklar oldukları için kullanım oranımız yüzde 30 seviyelerinde…
    • Arz güvenliğimiz bugün iyi durumda. Hatta şuan bir miktar arz fazlalığımız var.
    • Türkiye’nin doğalgaz üretimi artıyor. Tüketim bakımından 2018 ‘de 50 milyar metreküp, bir önceki yıl 55 milyar metreküptü. Hava şartlarının ve sanayi tüketimlerinin de bu rakamlarda büyük etkisi var. Elektrikte ise çok iyi durumdayız.
    • Yeni nesil santrallerde emisyon değerlerini belirli bir sınırın altında kalmasını sağlıyor. Dünya enerjinin yüzde 38’i kömürden karşılanıyor. Bu oran Almanya’da yüzde 40… Dışa bağımlılığımızı azaltmak için yerli kömür rezervlerimizi kullanmamız gerekiyor.
  • Depremde doğal gaz güvenliği ve enerji beslenmesinin devamı…
    • (Türkiye’de depremde enerji dağıtımı konusunda alınan önlemler) 1999 depreminden sonra herkes birtakım dersler aldı. Doğal gazda bu noktada en riskli alan. Doğal gaz kullanan belli kritik yerlerde yeterli sayıda otomatik kapanan şebekeler yerleştirildi. Binalara da yerleştirilen vanalarla da şebekenin içerisinde kalan gazın binalara sızması önlenebiliyor. Büyük bir deprem yaşanırsa, otomatik gazı kesen vanalar var. Bu riskler özel vanalarla korunmuş durumda. Deprem anında doğal gazı kapatabilecek otomatik vanalarımız mevcut. Hatta ani basınç düşmelerinde de otomatik kapanma özelliğine sahip vanalar var.
  • Rusya seyehati ve nükleer enerji….
    • (Rusya ile enerji ortaklığı) Rusya ile yaşanan hadiselere rağmen, Rusya – Türkiye ile yapmış olduğu gaz kontratlarının tamamına uydu. Nükleer güç santrallerine gelince, Türkiye çok uzun yıllar boyunca bu teknoloji için hamlelerde bulunmuş. Ama ihale iptalleri olmuştu. 2010 yıllarda Rusya ile nükleer santrali kurulması için anlaşma yapılmıştır. Mersin’deki Akkuyu Santrali’nde 2023 yılında ilk reaktör devreye girmiş olacak, şu anda bir gecikme söz konusu değil. Nükleer santraller Türkiye için bir hayaldi artık gerçekleşiyor.
    • Trakya’da enerjiye olan talep diğer bölgelere göre çok daha fazla… Enerjide prensip, tükettiğiniz yerde üretin. Biz de bu prensip doğrultusunda yeni nükleer santral için öncelikli olarak Trakya bölgesinde araştırmalarımızı yapıyoruz. Ancak nükleer santral için 25 farklı kriterin sağlanması gerekiyor.
    • Dünyada çok örnekleri var. Paris’e 50-60 km yakınlarında bir nükleer santral mevcut. Fransa elektriğinin yüzde 75’ini nükleer santralden elde ediyor.

İlgili programı buradan izleyebilirsiniz.

Kaynak: CNN Türk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.