30 Bin Üyemize Katılın
E-Bülten yayınlarımız için abone olun.
kontek enerji


Enerji Üretiminde Yeşil Hidrojen Kullanımı Hakkında!

İSTANBUL (Enerji Portalı) – SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi, SHURASTAT 19.sayılı raporunda yeşil hidrojen ve elektrolizin yenilenebilir enerji kaynakları arasındaki önemi anlatılıyor.

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi, 29.01.2021 tarihinde yayımladığı SHURASTAT 19.sayılı raporunda şu sonuçları paylaştı:

İklim değişikliğinin önlenmesinde yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve elektrifikasyonun tamamlayıcısı olarak yeşil hidrojen kullanımı fosil yakıtlara alternatif sunuyor. Özellikle demir-çelik, kimya, uzun mesafe karayolu taşımacılığı, deniz ve havayolu taşımacılığı gibi karbondan arındırılması zor sektörlerde yeşil hidrojen kullanımının yaygınlaşması bekleniyor.

• Fosil yakıtlardan elde edilen hidrojen görece düşük maliyetine rağmen yüksek karbon emisyonu nedeniyle bu türlü sektörlerde kullanımı şu an için tercih edilmiyor.
• Fosil yakıtlardan hidrojen elde ederken karbon tutma yoluyla emisyonlar %85-%95 oranında azaltılabiliyor ama tamamıyla sıfırlanamıyor.
• Yeşil hidrojen sıfır karbonlu, ancak mevcut teknolojik koşullarda maliyeti fosil yakıttan elde edilen hidrojenden daha yüksek.

Elektroliz teknolojisi ve uygulamasındaki maliyetleri düşürücü gelişmeler, karbon fiyatlaması uygulaması ve yenilenebilir enerji maliyetlerinin düşmeye devam etmesiyle birlikte 2030 yılı ve sonrasında yeşil hidrojen üretiminin rekabetçi hale geleceği tahmin ediliyor.

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) tarafından yapılan çalışmalarda 2050 yılına kadar elektroliz sistem maliyetinin %75 civarında azalarak 200 ABD$/kW düzeyine gelmesi öngörülüyor.
• Elektroliz sistem maliyetinin 200-500 ABD$/kW ve yenilenebilir elektrik fiyatının 20- 40 ABD$/MWh seviyesinde olması durumunda, yeşil hidrojen maliyetinin fosil yakıt kaynaklı hidrojenle başabaş düzeye gelmesi mümkün görünüyor.
• Yeşil hidrojenin yaygınlaşması için teknolojik gelişme ve üretim maliyetindeki üşüşün yanısıra dağıtım ve pazarlama altyapısının geliştirilmesi ve ülkelerin iklim politikalarına entegre bir ulusal hidrojen politikası oluşturması önem taşıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir