30 Bin Üyemize Katılın
E-Bülten yayınlarımız için abone olun.
Reklamı kapat

Enerji Sektörünün Vicdan Muhasebesi Volume II: Manisa Paradoksu

“Paradoks: kendi içinde çelişen veya tam tersi şekilde sonuç olarak doğru olan fakat absürt veya çelişkili gözüken bir ifadeye (ifadelere veya ifadeler bütününe) de paradoks denmektedir.” Muhtasar Oxford Sözlüğü

“Devlet, yasama, yürütme ve yargı olarak bölünse de, aslında tek bir düzenektir: İktidarı denetlemesi neredeyse olanaksız bir biçimde kullanan bürokrasi. “ Ceza Sömürgesi, Franz Kafka

Murat GÜVEN (Köşe Yazısı) – Yenilenebilir Enerji ve esasında Güneş enerjisinden Fotovoltaik (FV) elektrik üretim sektöründe en sevilen şeylerden biri “nerde”, “ne kadar” enerji üretim tesisi kurulduğu hususudur. Bu nedenle EPDK veya TEİAŞ’ın aylık düzenli olarak yayınladıkları enerji sektörü raporları veya tabloları, haber siteleri, sivil toplum kuruluşları veya dernekler tarafından derlenerek “yenilenebilir enerji” ve “güneş enerjisi” kurulu güç istatistikleri şeklinde, büyük bir heyecanla, başta sosyal medya olmak üzere çeşitli mecralarda yayınlanır. 2016 yılına kadar özellikle lisanssız Elektrik üretimine yönelik TEDAŞ tarafından da yayınlanan veriler, her nedense o yıldan itibaren yayınlanmamaya başlanmıştır.

Aslına bakarsanız 2020 yılına kadar özellikle GES projelerinin tek yetkili proje onay birimi ve yatırımların kabul birimi olarak elinde reel istatistikler barındıran TEDAŞ’ın bu görevden soğumasının nedenini merak etmiyor değilim. TEDAŞ’ın lisanssız elektrik üretimi ile ilgili sayfasında[1] LÜY Proje Bilgileri ile ilgili istatistikleri tüm şeffaflığı ile yayınladığı son tarih 18.07.2016’dir. Bu tarihin temel özelliğini pek çoğumuz biliyoruz sanırım söylememe gerek yok. TEDAŞ umarı bir gün aşağıda linkini verdiğim ilgili sayfayı günceller.

En son yayınlanan EPDK aylık sektörel raporunu incelerken FV Güneş Enerjisi Santralleri sayısını TEİAŞ verileriyle karşılaştırma gereği hissettim ve garip bir durumla karşılaştım. EPDK verileri ile TEİAŞ verileri kesinlikle birbirini tutmuyordu. “Babalar”, “Dernekler”, “Haber Siteleri” bu iki kurumun verilerini sorgulamaksızın kullanıyor. Ve genelde aynı tarihte çıkmayan bu verilerden dolayı bir EPDK’nın, bir de TEİAŞ’ın kurulu güç istatistiklerini aynı ay içerisinde yayınladıkları için o ay merak edipte araştırmaya soyunan bir öğrenci iki farklı kurulu güç istatistiğiyle karşılaşıyordu.

Söz konusu verilerin özellikle beni ilgilendiren alanı olan Güneş Enerjisi Sektöründe uçurum farklar olmasa da yine de iki devasa bürokratik kurumun bu denli farklı sonuçlar yayınlaması ilginçti. Tabi Güneş Enerjisi Sektöründe bu denli farklı sonuçlar çıkmasının nedeninin bürokrasinin ilişkiler ağındaki sorumluluk bilinciyle alakalı olduğunu düşünüyorum. Aşağıdaki tablodan 2019 yılı aylar itibariyle Güneş enerjisi Santrallerine yönelik kurulu güçlerin EPDK[2] ve TEİAŞ[3] karşılaştırmasını inceleyebilirsiniz:

Tablo 1:TEİAŞ VE EPDK Kurulu Güç Karşılaştırması 2019

Görüldüğü üzere iki kurumun sunduğu verileri birbirinden çok uzak olmasa da birbirine pekte yakın sayılmaz. Arada ciddi bir tutarsızlık olduğunu ne yazık ki söylemek zorundayım. Tabloyu incelemekten yorulanlar için aşağıdaki grafikten de EPDK ve TEİAŞ’ın sadece GES ile ilgili sunmuş oldukları kurulu güç verileri arasındaki karşılaştırmayı görebilirsiniz.

Bu raporların diğer sektörlerle ilgili kısımlarının detaylarına pek girmeyeceğim; ama göz ucuyla dahi incelediğinde ciddi “veri tutarsızlıkları” olduğunu görebilirsiniz. EPDK verilerine göre 2019 yılında toplam 689,82MW Lisanssız GES kurulmuş, TEİAŞ ise bu sayının 849,07MW olduğunu belirtmiş. Veri kaynaklarının TEDAŞ olduğu ön görüsüyle; ki ülkemizde Lisanssız GES dendiğinde proje onayı ve geçici kabul mercii 2020 yılı ocak ayına kadar TEDAŞ idi. İki kurumdan birinin ya da ikisinin ya da en korkuncu TEDAŞ dahil üçünün “gecikmeli” ya da “hatalı” olarak verileri derlediği söylenebilir.

Benim yaptığım küçük bir gümrük araştırmasından yola çıkarak bir veri analizi ortaya dökmeye çalışacağım. Şöyle ki; Türkiye’de 2019 yılı Ocak Ayı ve Aralık Ayı sonunda 115 milyon Adet FV Güneş Hücresi[4] ithal edildiğini öğrenmiş bulunmaktayım. Ortalama 5,2Wp/adet (Vatpik) güneş hücresi ithal edildiği varsayımı altında toplam 598MW’lık güneş hücresi ithal edilmiş ve ülkemizde bu hücrelerle FV Güneş Paneli üretilmiş denebilir. Güneş Paneli ihracat şampiyonu olmadığımız bilindiğine göre en azından 550MW’lık kısmının (48MW’ta ihraç etmişizdir herhalde) iç piyasada eritildiği söylenebilir.

Şimdi EPDK verilerine göre baktığımızda 139,82MW (689,92MW-550MW=139,82MW) güneş panelini gözetimli ithalat ya da 2018’den gelen stoklarla sağladığımız düşünülebilir; ama bu TEİAŞ verileriyle hesaplandığında ortaya çıkan değer 299,07MW gözetimli ithalat veya üretici ya da distribütör stokları. Absürt olan ise eğer bu ithalat verileri doğru ise (ki bence doğru) onca önleme, gözetim vergilerine, dampinglere rağmen 140 ya da 300MW arası devasa bir güneş paneli ithalatı söz konusu ya da 2018 yılından ciddi bir stok vardı onu erittiler ya da “hiçbir şey olmasa da kesin bir şeyler oldu”. Bu nedenle güneş paneli üreticileri arasında reklam konusu olan “mega kapasiteler” “dev üretici” gibi tabirler bu sayılar göz önüne alındığında pekte anlam ifade etmiyor.

Hoş 2019 yılında 100MW panel satan bir üretici ortalama satış fiyatları esas alınarak 28-30 milyon USD ciro elde edebiliyor ve ortalama dolar kuruyla 168 milyon ile 180 milyon TL gibi Türkiye şartlarında azımsanmayacak bir ciroya ulaşıp, sanayici olarak ilkler listelerine girebiliyor; ama bu herhangi bir sanayici için turnusol kâğıdı olmamalıdır. Keza 2019 yılında durgun ekonomik ortamında yukarıdaki grafikten de anlaşılacağı üzere TEİAŞ’a göre toplam GES kurulumunun %45’i ve EPDK’ya göre %43’ü 2019 yılı son çeyrekte yapılmış. Bu sebeple panel üreticilerin aylık kapasitelerini de göz önüne aldığımızda 28 adet aktif olduğu tahmin edilen FV panel üreticisinin 2019 Ağustos ayından sonra meşhur “120 gün süre affıyla” harıl harıl çalıştıkları ve bundan önceki dönemlerde “Allah ne verdiyse” şükrettikleri düşünülebilir.  Bir sektörün devletin politikasıyla bu kadar içli dışlı olması ve göbekten bağlı olması aslına bakarsanız gerçekten üzücü bir durum.

Globalde GES sektöründe “şebeke tarifesi” gibi kavramların artık rahatça konuşulup, teşvik mekanizmalarından daha çok yarışma özellikli (en düşük fiyata elektrik satanın kazandığı) ihalelerinin yaygınlaştığı bir dönemde; bakanlığın 2019 yılı ikinci yarısından itibaren her ay “bu ay yapılacak”, “son düzlükteyiz”, “ha çıktı ha çıkacak”, “son bir düzenleme kaldı” ifadelerine[5] rağmen, altyapısı hazır olamamış Mini GES YEKA hikayemizde son noktaya ne zaman geçeceğiz belli değilken bir de var olan verilerin tutarsızlıkları ülkemiz adına çok yararlı bir durum değil diye düşünüyorum.

Manisa buradaysa, Elazığ Nerde, İzmir Oradaysa, Afyon şurada?

Veri tutarsızlıkları ya da kafa karıştırıcı bir diğer konu ise lisanssız GES’lerin üretim verileri hususunda EPDK raporlarında[6] yayınlanmış sayılar. Burada gördüğüm durum ise şehirlere göre kurulu güç sıralamasıyla, üretim verilerinin kWh cinsi açısından karşılaştırmasında kurulu gücü yüksek olan ve ışınım olarak daha iyi durumda olan bir şehrin, ışınım miktarı ortalaması düşük ve kurulu gücü daha az olan bir şehirden daha az üretmesi. Biraz karmaşık oldu anlıyorum; ama buradaki jokerimiz “Manisa” ilimiz. Şöyle ki 2019 yılının tüm aylarında Manisa ili kurulu güç olarak ilk 20 il sıralamasında 18-19’ncu sıralarda iken; enerji üretim değerleri sıralamasında inanılmaz bir şekilde ilk 10’a hatta ilk 7’ye girebiliyor.

Örneğin Aralık 2019’da Elâzığ ili 163,9MW (8.Sırada) Lisanssız GES kurulu gücüne sahipken, Aralık 2019’da GES’lerden 8.761MWh (16.Sırada) elektrik üretmiş. Aynı dönemde Manisa ilimizin GES kurulu gücü 112,96MW (18.Sırada) iken GES’lerden 15.806,26MWh enerji üreterek 7.Sıraya yerleşmiş. Ve bu durum 2019 yılının tüm ayları için geçerli. 2019 yılı aralık ayı GES kurulu güç sıralaması ve GES Enerji Üretim Sıralaması tablosu aşağıdan incelenebilir:

Tablo 2: EPDK Verilerine Göre 2019 Yılı Aralık Ayı GES kurulu Güç ve GES üretim Karşılaştırması

Benzer bir durum İzmir için de geçerli. İzmir ili, 126,96MW’lık GES kurulu gücü ve 1496 kWh/m²-yıl ışınım oranına karşın; 236,12MW GES kurulu gücüne ve 1557kWh/m²-yıl ışınım oranına sahip Afyonkarahisar’dan daha fazla enerji üretiyor. Neredeyse İki katı GES’e sahip, “Ordular ilk Hedefiniz Akdeniz’dir, İleri!” denilerek Büyük Taarruzun başladığı yer olan Afyonkarahisar, Büyük Taarruz’un sona erdiği İzmir’den %11 daha az enerji üretiyor.

Ya bu veriler hatalı ya da Manisa ve İzmir illerimizde kurulan GES’lerde “kimsenin bilmediği” üstün bir teknolojiye sahip, yüksek verimli, özel(?) güneş panelleri kullanılıyor. Bu verileri anlatırken Aralık ayını seçme nedenim kuzey yarımkürede ışınımın en düşük olduğu ay olması ve yılın en kısa gününün yaşanmasıdır. Bu sayede ne demek istediğim özellikle FV sektörüne ilgi duyanlar için belirleyici olacaktır. Şimdi ortada bir tutarsızlık ve hatta paradoks var: ışınımı ve toplam GES kurulu gücü düşük bir şehrin, ışınımı ve toplam GES kurulu gücü yüksek başka bir şehirden daha fazla enerji üretmesini nasıl açıklayabiliriz?

  1. YEGM ya da yeni adıyla EIGM’nin ışınım (Radyasyon) verileri hatalı
  2. EPDK Kurulu Güç ve Enerji Üretim Değerleri Hatalı
  3. Manisa ve İzmir gibi illerde özel bir teknoloji kullanılıyor
  4. Ben Hatalıyım
  5. Veri yok, ama olma İhtimali de var
  6. Don’t Panic!

Ülkemizde yıllardır “Bürokrasinin Azaltılması ve İdari Basitleştirme” projesi çalışmaları cumhurbaşkanlığının koordinasyonunda yürütülmektedir ve bu konuda çalışmalar yapılmaktadır. Yapılan bu çalışmalarla: Vatandaşlar ve işletmeler üzerindeki idari yüklerin (izin almak, form doldurmak, bilgi, belge, rapor vermek gibi) azaltılması ve kırtasiyeciliğin önlenmesi ve hizmet talep eden gerçek veya tüzel kişilere hızlı, kaliteli, basit ve en düşük maliyetle hizmet sunularak vatandaş memnuniyetinin attırılması ile birlikte kamu idarelerinin etkin, verimli, hesap verebilir, vatandaş güvenine dayanan ve şeffaf bir yönetim oluşturmala hedeflenmektedir.[8] 

Bu ve bunun gibi yukarıda dilim döndüğünce izah etmeye çalıştığım konularda şeffaflığın ortaya çıkması ve bilgi toplumu olabilmemiz adına; bilgilerin kurumlar arası ve kurum dışı dağıtımında özenli olunması gerekiyor. Yetkili kurumların bilgi paylaşımında elini taşın altına sokması, başta panel üreticileri olmak üzere özel GES sektörü temsilcilerinin bilgi paylaşımında dürüstlük, şeffaflık ve kalite prensibine uygun davranmaları gerekmektedir. Artık bu ülkede resmi olarak uyguladığımız yerlilik politikasının ne kadar başarılı olduğunu ölçebilmemiz adına Şubat 2020 itibariyle TEİAŞ verilerine göre Lisanslı GES’lerde dahil 6.058,2 MW kurulu gücüne ulaşmış. GES’lerin ne kadarında yerli güneş paneli ne kadarın da ithal güneş paneli kullanılmıştır sorusunun resmi cevabı verilmeli ve yerli üreticiler ya da yeni yatırımcılar için durum netleştirilmelidir.

Sadece Güneş Enerjisi değil tüm sektörlerde paylaşılan bilgiler gözden geçirilmeli ve doğru bilginin halka iletilmesi sağlanmalıdır. Büyük verinin, bilgi çağının, teknolojinin, Endüstri 4.0’ların, Enerji 4.0’ların, “Dijital Devlet”in, temiz enerjinin, “elektriğin yüzde 62’sini[9] yerli ve yenilenebilir kaynaklardan ürettiğimizin” konuşuluyor. Bu zamanlarda, böylesine basit ve “bana göre” göz ardı edilemeyecek hataların yapılması kurumların bağlı olduğu devlet kültürüne uygun değildir diye düşünüyorum. Hali hazırda dijital devlet kavramının net bir şekilde oluştuğu bir ortamda doğru ve şeffaf veriye ulaşmanın doğal bir hak olmasını diliyorum.


Kaynaklar:

[1] TEDAŞ Lisanssız üretimi: https://www.tedas.gov.tr/#!tedas_lisanssizelektrikuretimi

[2] EPDK Verileri için: https://www.epdk.org.tr/Detay/Icerik/3-0-23-3/elektrikaylik-sektor-raporlar

[3] TEİAŞ Verileri İçin: https://www.teias.gov.tr/tr-TR/kurulu-guc-raporlari

[4] Kaynak belirtemeyeceğim; ama güvenilir kaynaklar.

[5] Son Çıkan Mini YEKA 2020’nin ilk yarısında Haberi: https://www.enerjiportali.com/donmez-lisanssiz-kurulu-gucun-yuzde-92si-geslerden/

[6] https://www.epdk.org.tr/Detay/Icerik/3-0-23-3/elektrikaylik-sektor-raporlar

[7] Türkiye Güneş Enerjisi Potansiyel Atlası: http://www.yegm.gov.tr/MyCalculator/

[8] Kamuda Bürokrasinin Azaltılması ve İş Süreçleri analizinde Hizmet envanteri Yönetim Sisteminin(HEYS) önemi, Gazme Hicran Çetin

[9] 10 Mart 2020 Tarihli Sayın Enerji Bakanımızın açıklaması: https://www.enerjiportali.com/donmez-lisanssiz-kurulu-gucun-yuzde-92si-geslerden/


Köşe Yazarı:

Murat GÜVEN

Murat Güven

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir