30 Bin Üyemize Katılın
E-Bülten yayınlarımız için abone olun.

Enerji Alanının Merak Edileni: YEKDEM’in Tüketiciye Etkisi

İSTANBUL (Enerji Portalı) – Elektrikte yüksek tedarik maliyetlerinin rekabetin önünü tıkaması ve YEKDEM’i ise tüketicinin ödemesi en çok tartışılan konular arasında yer alıyor.

Türkiye’deki yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisleri sürekli artıyor. Bu artışın en büyük nedenlerinden biri de Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM) teşviki. YEKDEM’den faydalanabilecek üretim tesisleri de kanunlarca belirlenmiş durumda.

Bunlar:
>> rüzgar,
>> güneş,
>> jeotermal,
>> biyokütle,
>> biyokütleden elde edilen gaz,
>> dalga,
>> akıntı enerjisi ve
>> gel-git ile kanal veya nehir tipi veya barajlı hidroelektrik üretim tesisi

kurulmasına uygun elektrik enerjisi üretim kaynakları olarak sıralanıyor.

Meskende kar edilemiyor

Yenilenebilir enerji üretimi yapan santrallere YEKDEM kapsamında ödemeler yapılıyor, toplam tutar piyasadaki tüketilen toplam elektrik enerjisine bölünüyor ve böylece birim YEKDEM adında bir fiyat çıkıyor. Bu fiyatın enerji tedarik bedeline eklenmesi ile birlikte elektrik enerjisinin gerçek maliyeti belirlenmiş oluyor.

Türkiye’de elektrik enerjisinin fiyatı Enerji Piyasaları İşletme A.Ş. (EPİAŞ) tarafından işletilen serbest piyasada belirleniyor. Tüketicilere elektrik enerjisi sağlayan tedarikçi şirketler, gerekli enerjiyi çoğunlukla bu piyasadan temin ediyor, elektrik üretim şirketleri de yine bu piyasada üretimlerini satıyor. Böylece bu piyasa elektrik enerjisinin fiyatının belirlendiği yer oluyor ve bu fiyata Elektrik Piyasa Takas Fiyatı (PTF) adı veriliyor. Tedarikçilerin direkt olarak elektrik enerjisini aldıkları bu fiyat Nisan ayı için ortalamada kWh birim başına 0,18 TL, Mayıs ayı için ise 0,203 TL oldu.

Bir ev tüketicisinden yılda 120 TL zarar

Fakat elektrik enerjisinin uygulamadaki maliyeti bununla sınırlı kalmıyor. YEKDEM kapsamında devletin vermiş olduğu alım garantisi altında üretim yapan santrallerin üretimi için ödenen toplam maliyet, Türkiye’deki toplam elektrik tüketimine bölünüyor ve böylece YEKDEM adında bir birim fiyat ortaya çıkıyor ve bu da tüketilen her kWh elektrik için PTF’den ayrıca oluşuyor. Nisan ayında YEKDEM bedeli 0,23 TL olarak oluştu. Mayıs ayı için ise 0,24 TL olması bekleniyor. Özetle tedarik tarafında bu PTF ve YEKDEM fiyatları toplamı elektrik enerjisinin fiili maliyeti olarak oluşuyor. Bu doğrultuda 1 kWh enerji için toplam maliyet Nisan ayında 0,18 + 0,23 = 0,41 TL oluyor.

Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında işyerlerinde tüketicilere uygulanacak ulusal tarife elektrik fiyatı 0,53 TL, evler için ise 0,35 TL. Yani elektrik tedarikçileri Nisan ayında enerjiyi 0,41 TL’ye mal ederken ev tüketicilerine ez fazla 0,35 TL’den satabiliyor ve bu durumda kWh başına 0,06 TL zarar ortaya çıkıyor. Ortalama bir ev tüketicisi için bir tedarikçi bir yılda 120 TL zarar etmiş oluyor. 47 milyon sayacın olduğu ülkemizde bu durum elektrik piyasasının sürdürülebilir olarak işlemesinin önünde çok büyük bir bariyer olarak ortaya çıkıyor. Nisan ve Mayıs aylarını karşılaştırmak gerekirse:

Takas Fiyatı (PTF)YEKDEM BedeliToplam Enerji Maliyeti (PTF+YEKDEM)Tüketiciler için Elektrik Fiyatı (Ulusal Tarife)Tedarikçilerin Birim Marjı (kWh)
Nisan
0,18
0,230,18 + 0,23 = 0,410,35
Evler için
0,35 – 0,41 =
-0,06
0,53
İşyerleri için
0,53 – 0,41 = 0,12
Mayıs
0,203
0,2170,203 + 0,217 = 0,420,35
Evler için
0,35 – 0,42 =
-0,07
0,53
İşyerleri için
0,53 – 0,42 = 0,11

“Nisan ayında 0,12 TL kar ederken, mesken grubu için ise 0,06 TL zarar ortaya çıkıyor.

Elektrik tarifeleri karşılaştırma ve tedarikçi değiştirme internet sitesi encazip.com kurucusu Çağada Kırım bu fiyatlandırmayı şu şekilde yorumluyor:

“Nisan ayında 0,12 TL kar ederken, mesken grubu için ise 0,06 TL zarar ortaya çıkıyor. Mayıs ayında ise tedarikçilerin ticarethane grubunda 0,18 TL kar etmesi, meskende ise hiç marjının olmaması demek oluyor. Bunun nedenlerinin en başında kurdaki oynaklık geliyor. Enerji kaynaklarının yerlileşmesi ve çevreye etkinin düşürülmesi için teşviklerin verilmesi çok önemli ve doğru, ancak bu teşviklerin piyasa koşullarına göre güncellenmesi gerekiyor. YEKDEM kapsamındaki alım garantilerinin tamamı Amerikan Doları ile verilmiş durumda, böylece bu üreticilere ödenecek birim rakamlar da çok yüksek noktalara ulaşıyor. Hepsinin sonunda YEKDEM konusundan dolayı piyasa durma noktasına kadar geliyor. Bu da YEKDEM’in güncellenmesi gerekliliğini gösteriyor.”

Buradaki marjın sadece elektrik tedariği ile alakalı olduğunu belirten Kırım, tedarikçilerin finansman giderleri, operasyon giderleri vs. gibi kalemlerin de hesaplamaya dahil edilmesiyle piyasanın sürdürülebilirliğinin bu şekilde asla sağlanamayacağını ifade ediyor:

“Özetle tüketiciler, bu şekilde bir uygulama ile direkt olarak birim enerji fiyatına daha az para ödediklerini düşünseler de, durum böyle değil. YEKDEM bedeli aslında tamamen tüketiciler tarafından ödeniyor, zira tüketici faturalarındaki enerji bedelinin içinde YEKDEM kaynaklı maliyetler de bulunuyor ve direkt ya da direkt olmayan şekilde bu bedel tüketicilerden tahsil ediliyor.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir