30 Bin Üyemize Katılın
E-Bülten yayınlarımız için abone olun.

Ekolojik Ayak İzi Nedir, Nasıl Hesaplanır?

Ekolojik Ayak İzi

İnsanoğlu doğanın bir parçası olarak ihtiyaçlarını doğadan karşılamaktadır. Ancak bu ihtiyaçlar karşılanırken doğa üzerindeki etki, yaratılan baskı ve ekolojik taşıma kapasitesinin ne kadar aşıldığı fark edilememektedir. Ekolojik Ayak İzi, bunu ölçmek üzere geliştirilmiş bir yöntemdir.

ekolojik ayak izi

Ekolojik Ayak İzi çalışmaları, ekolojik yıkım konusunda farkındalığın artmasında önemli bir araç haline gelmektedir. Ülkemizde de ekolojik ayak izi konusunda az sayıda da olsa son yıllarda yapılmış çalışmalar söz konusudur.

Ekolojik Ayak İzi kavramına esin kaynağı olan “Ayak İzi”; bir canlının ağırlığına ve ayaklarının boyutuna göre yere yaptığı baskı sonucu derinliği değişen izdir. Canlıların gezegene yaptığı baskı ve biyolojik üretken alan kullanım miktarı “ayak izi” kavramıyla simgeleştirilmiştir.

Ekolojik Ayak İzi, kendisini oluşturan en büyük bileşen olan karbonla iç içe geçerek yaygın olarak “Karbon Ayak İzi” olarak bilinmektedir. Her ne kadar iç içe geçmiş olsa da birbirinden farklı olan kavramlardır.

“Karbon Ayak İzi”, karbondioksit emisyonu ile mücadele etmek için gerekli olan ekolojik kapasitenin eksikliğini göstermekte ve salınımın azaltılmasının önemini ortaya koymaktadır. Ekolojik Ayak İzi hesaplaması dünya ormanlarının insan kaynaklı karbondioksitin ne kadarını emerek temizleyebileceği konusunda bir tahmine dayanmaktadır. Biyolojik üretken orman alanı arttıkça, atmosfere salınan karbondioksit oranı azalmaktadır

Ekolojik Ayak İzi, insanın gezegendeki ekosistemler üzerindeki etkisini ölçmek için kullanılan temel bir sürdürülebilirlik göstergesidir. Kavram ilk olarak Dr. Mathis Wackernagel, Prof. William Rees ve arkadaşları tarafından kullanılmıştır. Küresel Ayak İzi Ağı (Global Footprint Network) tarafından Ekolojik Ayak İzi kavramı daha da standartlaştırılarak daha doğru ve güvenilir bir şekilde hesaplanılmaya çalışılmaktadır.

Geri Dönüşüm Hakkında Detaylı Bilgi Almak İçin enerjiportali.com/geri-donusum-nedir-nasil-yapilir/ Bağlantısını Ziyaret Edebilirsiniz.

Ekolojik Ayak İzi, insanların ekosistemden talep ettikleri ile ekosistemi oluşturan doğal kaynaklar arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktadır. Talep ve arz arasındaki ilişkinin analizi, doğal kaynakların kendini yenileme sınırı içerisinde kullanıp kullanılmadığını belirliyor, günümüzde yaşanan aşırı tüketim sonucunda meydana gelen dengesizliğin giderilmesi için etkili ve uygulanabilir çözümlere bilimsel zemin oluşturulması imkanı sağlıyor.

karbon ayak izi

Ekolojik Ayak İzi Nasıl Hesaplanır?

Doğal kaynakların arzı ya da doğal sermaye “biyolojik kapasite”, doğa üzerindeki talep ise “Ekolojik Ayak İzi” adlandırılmaktadır ve hesaplamalarda da bunlar kullanılmaktadır.

Ekolojik Ayak İzi hesaplamasının, ekosisteme yapılan baskının boyutlarını gözler önüne sermekte olduğu, ekolojik farkındalıkla ekolojik bilincin geliştirilmesi açısından önemli role sahip bulunduğu düşünülmektedir. Ekolojik Ayak İzi, kesin yargılar vermek yerine, gezegenin taşıma kapasitesinin sınırlarının ne kadar aşıldığı konusunda öngörü sağlamaktadır.

Ekolojik Ayak İzi Ulusal Ölçek Hesaplama Formülü:

Ekolojik Ayak İzi (ha) = Tüketim x Üretim Alanı x Nüfus

Ekolojik Ayak İzi hesaplamasında kullanılan tüketim değişkeni, malların kullanım ölçüsü olarak ele alınmaktadır. Örneğin tüketilen etin kilogram olarak ağırlığı, kullanılan elektriğin joule olarak değeri, tüketilen kerestenin ton olarak ağırlığı gibi.

Küresel Ayak İzi Ağı’nın çevrimiçi hesaplama aracına buradan ulaşıp Ekolojik Ayak İzi’nizi hesaplayabilirsiniz.

Doğadaki kaynakların kendilerini yenileme durumunu (var olma durumu) ortaya koyan biyolojik kapasitenin Ekolojik Ayak İzi’ne eşit veya ondan daha yüksek olması canlıların sürdürülebilir şekilde yaşamasını sağlamaktadır. Bu yüzden hesaplamalarda Ekolojik Ayak İzi’nin düşük değerlerde olması istenir.  

Tarımsal üretim, otlatma, yapılaşma, balıkçılık ve orman ürünleri üretimi için gereken biyolojik olarak üretken bütün yenilenebilir doğal alanlar biyolojik kapasiteyi oluşturmaktadır. Okyanuslar tarafından emilimi mümkün olmayan ilave karbondioksit emisyonlarının tutulması için gerekli orman alanı da bu kapsam içindedir. Ekolojik Ayak İzi ve biyolojik kapasite, küresel hektar (kha) olarak adlandırılan ortak bir birimle ifade edilir.

Küresel hektar, dünyanın ortalama verimliliği üzerinden 1 hektar arazinin üretim kapasitesini temsil etmektedir. Ekolojik Ayak İzi ise, mevcut teknoloji ve kaynak yönetimiyle bir bireyin, topluluğun ya da faaliyetin tükettiği kaynakları üretmek ve meydana getirdiği atığı bertaraf etmek için gereken biyolojik olarak verimli toprak ve su alanını ifade etmektedir.

Ayak izi kapsamına altyapı ile atık karbondioksitin emilimini sağlayacak bitki örtüsü için gerekli alanlar da dahil edilmektedir. Karbon Ayak İzi, Tarım Arazisi Ayak İzi, Orman Ayak İzi, Otlak Ayak İzi, Yapılaşmış Alan Ayak İzi ve Balıkçılık Sahası Ayak İzi, Ekolojik Ayak İzi’nin bileşenleri olarak tanımlanıyor.

Fosil yakıtların yanmasıyla açığa çıkan karbon, yarım yüzyılı aşkın bir süreden bu yana insanlığın Ekolojik Ayak İzi’ndeki en büyük bileşeni (%60’ını) oluşturmaktadır ve artmaya devam etmektedir.

Ekolojik Ayak İzi Hesaplamalarında Kullanılan Kavramlar Nelerdir?

Tüketimin Ayak İzi:

Bu kavram, bir kişi ya da bir topluluk tarafından tüketilen ürünlerin üretimi için doğa üzerindeki baskıyı ifade eder. Kişi başına düşen tüketim ayak izinin küresel ölçekte kişi başına düşen biyolojik kapasiteyi aşması, söz konusu tüketim biçiminin küresel ölçeğe yansıtılması durumunda gezegenin sürekli bir limit aşımına maruz kalacağına işaret etmektedir.

Üretimin Ekolojik Ayak İzi:

Bu kavram, bir ülkeden ya da bir coğrafi bölgeden sağlanan biyolojik kapasitenin kullanımı üzerine bilgi verir. Herhangi bir ölçekte üretimin ayak izinin o bölgedeki biyolojik kapasiteyi aşması, oradaki doğal kaynakların sürdürülebilir olmayan biçimde kullanıldığı anlamına gelmektedir.

Bu göstergenin, aynı alan içindeki biyolojik kapasite ile kolayca karşılaştırılmasıyla yerelden küresele kadar bir sürdürülebilirlik ölçütü elde etmek mümkündür: Bir yerdeki üretimin Ekolojik Ayak İzi’nin, biyolojik kapasiteyi aşması, oradaki doğal kaynakların sürdürülebilir olmayan biçimde kullanıldığı anlamına gelir.

Tarım Arazisi Ayak İzi:

İnsan tüketimi için gerekli gıda ve lif, hayvan yemi, yağ bitkileri ve kauçuk üretimi için kullanılan alanın hesaplanmasıdır.

Orman Ayak İzi:

Tüketilen kereste, kâğıt hamuru, odun ürünleri ve yakacak odun miktarını karşılamak için gereken orman alanının hesaplanmasıdır.

Otlak Ayak İzi:

Et, süt, deri ve yün ürünleri için hayvancılık yapılan alanın hesaplanmasıdır.

Yapılaşmış Alan Ayak İzi:

Konut, ulaşım, endüstriyel yapılar ve enerji santralleri dahil insan ihtiyaçlarının karşılanmasıyla ilgili altyapı ve üstyapı ile kaplı alanın hesaplanmasıdır.

Balıkçılık Sahası Ayak İzi:

Okyanus ve karasularından oluşmaktadır. Bu alanda yaşayan balıklar ve su altı canlıları bu hesaplamada yer almaktadır.

Karbon Tutma Ayak İzi:

Okyanuslar tarafından tutulan CO2 emisyonunun yanı sıra, fosil yakıt tüketimi, arazi kullanımı değişiklikleri ve kimyasal süreçlerden kaynaklanan emisyonların tutulması için gereken orman alanının hesaplanmasıdır.

Global Hektar:

Ekolojik ayak izi hesapları global hektar olarak adlandırılan standartlaştırılmış bir birim ile açıklanır. 1 global hektar 11.2 milyar hektar biyo üretken alanın eşdeğer üretkenliğine sahip 1 hektara eşittir. Buradaki üretkenlik biyokütle üretimi anlamına gelmemekte, üretkenlik belli bir girdi miktarında elde edilebilecek maksimum tarımsal üretim potansiyeli anlamını taşımaktadır. Bu nedenle, yüksek oranda üretken 1 hektar alan 1 global hektar alandan daha az ya da daha fazla üretken olabilir. Global hektar farklı ülkelerin ekolojik ayak izlerini ve biyokapasitelerini anlamlı bir şekilde karşılaştırmaya izin verir. (1 hektar = 2.47 acre =10.000 m2 = 0.01 km2 ; 1 km2 = 247 acre; 1 acre = 0.405 ha2 )

Ekolojik Açık:

Nüfusun ekolojik ayak izinin, nüfusun biyolojik kapasitesini aşmasıdır. Ekolojik ayak izi biyolojik kapasitesinden daha fazla olan ülkelerde ekolojik açık söz konusudur.

Ekolojik Rezerv:

Arta kalan ekolojik kapasite veya ekolojik açığın karşıtıdır. Ekolojik ayak izleri biyokapasitelerinden küçük olan ülkeler ekolojik rezerve sahip ülkelerdir. Bu rezervler ihraç yoluyla diğer ülkeler tarafından kullanılarak ekolojik ayak izi hesaplamalarına dahil edilirler.

Ekolojik Ayak İzi Uygulamalarında Yaşanan Sıkıntılar Nelerdir?

Dünyada “Ekolojik Ayak İzi” hesaplamasıyla ilgilenen insan sayısı artıkça, hesaplama ve yorumlama tekniğinde farklılaşmalar ve bölünmeler yaşanmaktadır. Bu farklılaşmalar “Ekolojik Ayak İzi” bilgisinin tutarlı ve karşılaştırılabilir sonuçlar üretmesini engellemekte ve karışıklığa neden olmaktadır. “Ekolojik Ayak İzi” yöntemi sürdürülebilirlik açısından güvenilir bir ölçü sistemi olması için, sadece bilimsel anlamda değil aynı zamanda uygulama ve yorumlama anlamında da birlik olunması gerekmektedir. Bunun için, aynı zamanda bilgilerin ve sonuçların hiç bir manipülasyona uğramadan iletilmesi de gerekmektedir.

Bu amaçlara ulaşmak için kurulan kurumlardan bir tanesi Küresel Ayak İzi Ağı (Global Footprint Network, GFN)’dır. Bu kurum Ekolojik Ayak İzi uygulamalarının standartlaşmasını ve ardından teorik bilginin gözden geçirilmesi ile ilgilenen bir komisyon kurmuştur. Böylece, ekolojik ayak izi kayıtlarının güvenilir ve tutarlı olduğu anlaşılacak ve yöntem çok daha sık kullanılmaya başlanılacaktır.

Ekolojik Ayak İzi Uygulamalarında Yaşanan Sıkıntılar Nelerdir?

Ekolojik Ayak İzi Neden Önemlidir?

Ekolojik ayak izinde temel vurgunun, gelecek nesillere korunmuş bir çevre bırakma düşüncesini içinde barındıran “sürdürülebilirlik” kavramına yapıldığı söylenebilir. Sürdürülebilirlik; biyolojik üretken alanları arttırmayı, bu alanların kendilerini yenileyebilmesini ve yenileme kapasitelerinin sürdürülmesini öngörür. Yaşamın sürdürülebilirliği için, bireylerin yaşam koşullarını ve ekonomik faaliyetlerini gezegenin taşıma kapasitesini dikkate alarak düzenlemeleri gerekmektedir.

Ekolojik Ayak İzi kavramı temelini “Gezegenin Taşıma Kapasitesi” kavramından almaktadır. Gezegenin Taşıma Kapasitesi, herhangi bir ekosistemin varlıklarını sağlıklı olarak ve hiç bir güçlükle karşılaşmadan sürdürebildiği canlı sayısının en üst sayısal sınırı ile ya da barındırdığı canlılara sağlayabildiği yaşama imkanlarının üst sınırı ile tanımlanabilen yaşatma gücü gezegenin taşıma kapasitesi olarak tanımlanır.

Yani, ekosistemin sağlıklı bir şekilde devam etmesi için insanlara yaptığı yanlış tüketimlerden vazgeçmesi gerektiğini net bir şekilde ortaya koymak adına Ekolojik Ayak İzi önemli bir kavramdır.

Yapılan bir çalışmada Ekolojik Ayak İzi’nin üzerinde durulma sebepleri çarpıcı bir şekilde önümüze konulmaktadır:

Dünya Doğayı Koruma Vakfı ve Londra Zooloji Derneği’nin ortaklaşa hazırladığı ‘Yaşayan Gezegen 2018 Raporu’na göre biyolojik çeşitlilik açısından tüm dünyada alarm sinyalleri veriyor. Rapor, endeks verilerinden hareketle doğadaki kaybın büyüklüğünün altını çizerek; canlı türlerinin popülasyonlarında yüzde 60’lık genel bir düşüş olduğuna dikkat çekiyor. Küresel düzeyde tehlike altında olan türlerin ülkemizdeki sayısı 2008 yılında 131’ken, bugün yaklaşık 400’e çıktı.

Raporda, giderek artan tüketim ve bunun sonucunda yükselen enerji, arazi ve su talebinin dünyamızı, Antroposen Çağ olarak adlandırılan yeni bir jeolojik çağa sürüklediğine, dünya tarihinde ilk kez tek bir türün, yani insanın gezegen üzerinde bu denli güçlü bir etki yarattığına dikkat çekiliyor.

Raporda, Türkiye coğrafyasının çok zengin olduğu ve bu coğrafyanın büyük bir bölümü, küresel düzeyde önemli üç biyoçeşitlilik sıcak noktasının birleşim kümesi içinde: Kafkasya, Akdeniz veİran-Anadolu. Bu coğrafyayı, 160’ın üzerinde memeli, 460’dan fazla kuş, üçte biri endemik 10 bini aşkın bitki, 364 kelebek, 141 sürüngen ile çift yaşamlı ve 405 balık türü ile paylaşıldığına vurgu yapılarak Türkiye’nin de canlı türleri için cazip bir coğrafya olmaktan hızla uzaklaşıyor. Türkiye’de de Ekolojik Ayak İzi artış göstererek 1,9 dünya seviyesine yükseldiği belirtiliyor.

Artan sayıdaki devlet kurumları ve organizasyonlar, sürdürülebilir kaynak kullanımının temel göstergesi olarak “Ekolojik Ayak İzi’ni” kullanmaktadır.

Kaynak:
1) WWF
2) Küresel Ayak İzi Ağı (Global Footprint Network, GFN)
3) Doğa Dergisi,
4) “Ekolojik Ayak İzinin Kavramsal İçeriği ve Akdeniz Üniversitesi İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesi’nde Bireysel Ekolojik Ayak İzi Hesaplaması”, Hüsniye AKILLI, Funda KEMAHLI, Kadriye OKUDAN ve Ferihan POLAT, Akdeniz Üniversitesi İİBF Dergisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir