30 Bin Üyemize Katılın
E-Bülten yayınlarımız için abone olun.

Doğalgazın Mezar taşı: Güneş Kolektörü

Murat GÜVEN (Köşe Yazısı) –

Geceleri Gökyüzünden Canım
Güneş Topla Benim İçin
Güneş topla benim için, Ülkü Tamer

Kıyamete kadar yıkılmaz çatı; Kabir!
Ha doksan bir olmuş evlerin katı,Ha bir!
Çile; Necip Fazıl Kısakürek

9 Şubat 2019 tarihinde Türk basınında ilginç bir haber çıktı. Samsunlu bir mermer ustasıyla ilgiliydi. Ana akım medyada bir hayli rağbet gören haberin başlığı: “Çatıya mezar koydu, görenler şaşkına döndü” şeklindeydi. Mermer Ustası yoldan geçenlerin görmesi ve reklam için iki katlı evinin çatısına özel dizayn bir mermer mezar koymuştu. Çatının üstünde yer alan mezarın üstünde de Türk bayrağının yanı sıra, “Önce Vatan” ve “Vatan Sağ olsun” ifadeleri yer alıyordu. Yine aynı mermer ustası bu haberle bir hayli ünlü olunca, yerel seçimlerde yaşadığı köyün muhtarı seçilmişti.

Resim 1: Samsunlu Mermer Ustası ve Çatı Mezarı

İlgili fotoğrafta ilginç ama kimsenin dikkatini çekmemiş bir detay ise hepimizin “Gün Isı”, “Güneş Enerjisi” olarak tanıdığı yenilenebilir ısı enerjisi üretme tesisin, yani “Güneş Kolektörünün” mezarın hemen yanında duruyor olmasaydı. 80’li yılların başında hayatımıza girmiş olan güneş enerjisiyle su ısıtma teknolojisinde mermer mezar taşları kadar usta olduğumuz söylenebilir. En ucuza nasıl enerji üretirizi yıllar yılı arayan Türk halkı, “güneş ısı-termal-toplayıcı” sınıfında olan “güneş kolektörü(toplayıcısı)”nü adeta bağrına bastı ve ahırından, gecekondusuna, apartmanından, alışveriş merkezine, kamu binalarına, konteynır üstlerine, otellere, dağa, bayıra, çayıra, sıcak su ihtiyacı olan her yere kurdular. Güneş kolektörleri Türkiye çapında yaygınlaşınca ilmihallerde geçen “güneşte ısıtılmış suyla gusül ve abdest alınmayacağını” ima eden hadisi şerife[1] istinaden satışların düşmesi sonrası, Güneş kolektörü satıcıları Diyanet İşleri Başkanlığı, Din İşleri Yüksek Kurulu’na, konuyu ileterek fetva istemiş. Bunun üzerine kurul, ‘Suyun açıkta bulunmadığı için abdest almada herhangi bir sakıncası olmayacağı’ yönünde fetva yayınlamıştır.[2] Bu sayede artık cami şadırvanlarının üzerinde vazgeçilmez bir tesis haline gelmiştir.

Güneş Topla Benim İçin

Güneş Kolektörleri (Solar Kolektör- Latince Sol: Güneş; Colligera:Toplamak) güneşten gelen radyasyonu, ışınımı, ısı(termal) enerjisinde çeviren sistemlere verilen genel isimdir.  Bu sistemlerden elde edilen ısı; ısıtma, soğutma, su dezenfeksiyonu, tuzdan arındırma vb. işlemlerde kullanılabilir. Aslında merkezi uzak ısıtma sistemlerinin çekirdek unsuru olarak araziye de kurulabilir olan bu sistemler ülkemizde daha çok ev tipi kullanımda çatı üstlerinde yer edinebilmiştir. Hatta çatıları neredeyse tamamen işgal etmiştir. Ülkemizde yaygın tipi su ısıtmaya dayalı olsa da kolektörlerle ısıtma teknolojisiyle yağ gibi akışkan maddeler ile hava ısıtma teknolojileri de yaygındır. Bu arada yaygın bir kavram kargaşasının önüne geçmek adına şunu belirtmeliyim ki; Fotovoltaik sistemlerle elektrik üretmeye dayanan sistemler için “Güneş Kolektörü” kelimesinden ziyade “Güneş Paneli ya da Güneş Modülü” ifadesini kullanmak daha doğrudur. Bu kavramlar birçok kişi ve kurum tarafından ne yazık ki sürekli karıştırılmaktadır.

Güneş Kolektörleri güneş radyasyonunu kullanım açısından göreceli olarak %60-75 seviyelerine ulaşabilen yüksek bir verimliliğe sahiptir. Isıyı tutmak için kullandıkları yalıtım teknolojileri açısından farklı sınıflara ayrılan güneş kolektörlerinin ülkemizde en çok bilineni geleneksel yalıtım malzemesi kullanılan, fotoğrafta mezar taşının yanında duran “düzlemsel güneş kolektörü” dür. Bunun dışında Vakumlu Güneş kolektörleri; Odaklamalı(yoğunlaştırıcılı) tip güneş kolektörleri kullanılmaktadır. Düzlemsel güneş kolektörlerinde camla kaplı emici (absorpsiyonlu) düz yüzey bu kolektörün temel özelliği olarak sayılabilir. Kolektörler bulunduğu yerin konumuna göre güneş radyasyonunu maksimum alacak şekilde sabit bir açıyla yerleştirilir. Genel olarak ulaştıkları sıcaklık 70°C civarındadır.

Kolektör; saydam örtü, Emici(yutucu- absorber) yüzey, akışkanın(genelde su) geçtiği borular, yalıtım malzemesi ve kolektör kasasından(çerçeve) oluşmaktadırlar.

Resim 2:Güneş Kolektörü Yapısı

Saydam örtü olarak genelde şeffaf, bahçe, sera camı olarakta bilinen “düz cam” kullanılır. Solar Cam olarak bilinen temperli yansıma önleyici camların kullanıldığı da oluyor; fakat maliyet arttırıcı özelliği nedeniyle çok fazla yaygınlaşamamıştır. Plastik malzeme; UV-Işınım, yüksek ısı, don vb. durumlara karşı dayanımının az olması nedeniyle pek tercih edilmemektedir.

Düzlemsel bir kolektör de bulunan kısımların temelini oluşturan bölüm emici yüzeyde kullanılan malzemedir. Bunun nedeni ise; kolektörün üzerine gelen güneş ışınlarını emici yüzey ısı enerjisine çevirerek boru ve kanallar içindeki akışkana iletir. Bu yüzdendir ki kullanılacak olan emici yüzey malzemesinin gelen güneş ışınımını çok iyi emmesi (absorbe etmesi) istenir.[3] Emici(absorber) olarak bakır plakalar kullanılması daha uygundur. Lakin maliyet açıcısından alüminyum kullanımı yüksek olsa da elektro kimyasal nedenlerle uzun vadede sorunlara yol açtığı görülmektedir. Özellikle Akdeniz kıyısı olan ülkelerde yaygın olarak kullanılan alüminyum emiciler-aborserberler- (alüminyum plaka, bakır akışkan boru) soba borusu verniki olarak bilinen termal laklarla kaplanmaktadır. Bu tarz vernikler 400 °C kadar dayanıma sahiptirler. Bu noktada boyada mat renklerin (mat siyah) seçilmesi ışığın emilimi açısından önem taşır. Kullanılan boyanın emme katsayısının yüksek, uzun dalga boylu radyasyonu yayma katsayısının düşük olması gerekmektedir. Düşük verimlilik yüksek güneş ışığı alan bölgelerde kullanılması nedeniyle büyük ölçüde telafi edilir. Daha kuzey enlemlerde bakır sistemlerin kullanılması verim açısından fark yaratacaktır.

Isı-Işık Emici (Absorber) katmanın hemen altında içinde ısıtılması gerekli akışkan (su vs.) dolaşan bakır borular bulunur. Emici tabakayı bakır boru hattına bağlamanın birkaç yolu vardır. Kullanım sıklığına bağlı olarak, şu prosedürler yaygındır: Ultrasonik kaynak; Lehimleme, Plazma ve lazer kaynağı. Lazer Kaynağı teknolojide lider konumdadır.

Yüksek sıcaklıklar nedeniyle oluşan boş çalışma durumları (rölanti) nedeniyle güneş kolektörlerinde sadece sıcaklığa dayanıklı yalıtım malzemeleri kullanılabilir. Mineralli yün, cam yünü, taş yünü, poliüretan köpük, sınırlı ölçüde ahşap elyaf yalıtım levhaları yalıtım için kullanılan malzemelere örnek verilebilir.  Yalıtım kalınlığı cam yünü için kasa yan yüzeylerinde 20-50 mm aradaki yüzeylerde 50-100 mm olmalıdır. Poliüretan köpük için kalınlık minimum 9,5 cm olmalıdır. Emici plaka ile altındaki yalıtım arasında 1-2 cm boşluk bırakılarak yalıtım üzerine alüminyum folyo sarılarak kızıl ötesi ışınların plaka dönüşü ve sızdırmazlık açısından önemlidir.[4]

Kasa ya da çerçeve dediğimiz kısım ise cam, emici plakalar, bakır borular ve yalıtım malzemelerini bir arada tutmaktır. Rüzgâra, kar yüküne, taşıma koşularına dayanımı yüksek olmalı ve stabilizasyon sağlamalıdır. Alüminyum ve plastik profillere ek olarak ahşapta (örneğin kolektörler çatı kaplamada kullanılıyorsa) çerçeve olarak kullanılabilir.

Son olarak kolektörlerin yerleşimi için ise uygun konstrüksiyon kullanılmalıdır. Alüminyum ve paslanmaz çeliğe ek olarak, galvanizli çelik ve titanyum çinko (özellikle sac olarak) da kullanılır. Ahşapta aynı zamanda statik bir yük taşıyıcı malzeme olarak da kullanılabilir.

 Kolektörlerden elde edilen ısıyla ısıtılan su, yaygın olarak kolektörün üstüne yerleştirilen depoya aktarılır. Depo içinde şamandıra sistemi sayesinde doğal bir dolaşım sistemiyle su kolektörler ve yapı içindeki dolaşım hattına yoğunluğun azalması ve yükselmesi prensibiyle aktarılır. ısınan suyun yoğunluğu azalır ve sistemin üst kısmına doğru toplanmaya başlar. Soğuk, yani yoğunluğu yüksek olan su ise aşağıya doğru yönelerek sistemin alt kısmında toplanır. Doğal sirkülasyonun mantığında sıcaklık farklılığından kaynaklanan bu yoğunluk değişmesi ile kendiliğinden oluşan harekettir. Bu hareket kolektör ile depo arasındaki ısı alışverişinin gerçekleşmesini sağlar.[5] işte bu sistemler evlerin çatılarında gördüğümüz güneş kolektörlerinin en yaygın kullandığı sistemdir. Bunun dışında suyu (ya da akışkanı) pompa ile dolaştırabildiğimiz açık ve kapalı devre sistemlerde mevcuttur. Bu tür sistemler ısı transferi akışkanının pompa ile dolaştırıldığı sistemlerdir. Deponun yukarıda olma zorunluluğu yoktur. Depoda ve kollektör de bulunan sensörler arasındaki sıcaklık farkına göre çalışırlar.

Doğal Gazın Ruhuna El-Fatiha

Bu 5 yaşındaki çocuğun bile anlayacağı sadelikte basit teknolojiden ülkemizde yaklaşık 18 milyon metrekare mevcut[6], yani neredeyse Antalya ili kadar bir alan[7] düzlemsel güneş kolektörleri ile örtülü vaziyette. Fakat teknolojik iyileştirmelerden muaf ve tamamen verimsiz bir şekilde milyonlarca kolektör ve tesisatı mevcut. Bu alanda dünyanın AR-GE’sini üretecek bir ülke olmamıza rağmen, ne yazık ki güneş kolektörleriyle ısıtılan bir bina bulmak bile neredeyse imkânsız. Bu sistemler sadece bulaşık, çamaşır yıkamak ve duş almak için kullanılıyor ve üretilen ısı enerjisi kullanılmayan anlarda atıl bir şekilde duruyor. Sadece birkaç yılda fiber hatları çeken ve en hızlı internet için elimizden geleni ardımıza koymayan bir “millet” olarak, Türkiye’nin en uzak köşelerinde doğal gaz hatları çekmede profesöre dönmüş bir “ulus” olarak merkezi ısıtma sistemlerinde bu tarz teknolojileri kullanmakta sınıfta kalmış durumdayız. Elimizde muazzam bir güç var; ama farkında değiliz. Doğal gaz faturalarını ödemek için başımızı kaldıracak zaman dahi bulamıyoruz, elektrikle ısınırken faturalar klişe tabirle cebimizi yakıyor; ama tepemizde sıcak su boş boş yatıyor. Dünyanın en iyi makine mühendislerinin, birer birer doğalgaz lobilerine çalışan basit tesisat mühendisine dönmelerini seyrediyoruz. Hem yerli hem de milli diye kendimizi duvarlara çarpıyoruz; ama hammaddesine kadar hatta sapına kadar yerli malzemeyle üretilebilecek kolektörleri umursamıyor, Çin’linin silisyumunu hayranlıkla taklit ediyoruz. Ama Danimarka’lı ne yapıyor, merkezi ısıtma yapıyor.

Temelleri Anadolu topraklarına dayanan bir teknoloji merkezi bölgesel ısıtma sistemleri. İlk kez İzmir, Selçuk’ta bulunan Efes Tapınağında kullanılan bir sistem bölgesel ısıtma. Tapınağın zeminin altında bulunan tünellerde sıcak havanın gezdirilmesine dayalı bir tesisat uygulanmış ve yıllar yılı birçok önemli yapının merkezi ısıtmasına ilham olmuş. Güneş kolektörleri ile merkezi ısıtmada bizim ülkemizde kullandığımız düzlemsel kolektörler kullanılıyor, aynı cam, aynı boru, aynı bakır, aynı alüminyum yani. Bu sistemde tek fark araziye kurulmuş olması. Bu tesisatı işleten bölgesel ısıtma firması son kullanıcıların mekanlarına, suyun kalorifik değerini ölçen cihazlar ve pay ölçerler (sayaçlar) takıyor ve ona göre fatura kesiyor. Ana yalıtımı boru hatlarından geçen sıcak su, evlere, dükkanlara, işletmelere dağılıyor. Tıpkı vücudun dolaşım sistemi gibi sürekli dolaşımda olan su mekanları ısınması için kullanıldıktan sonra geri dönüyor ve yeniden bir ya da birkaç merkezde ısıtılıyor. Sürekli bir devir daim söz konusu.

Resim 3: Bölgesel Isıtma Sistemi Çalışma Prensibi

Danimarka dünyanın en büyük düzlemsel güneş kolektörü termal santrallerine sahip ve bu santrallerden elde edilen ısı enerjisi bölgesel ısıtma sistemine bağlanarak ülkedeki konutların ısı ihtiyacının üçte ikisini karşılıyor. Eylül 2016 itibarıyla, Danimarka’da 1 milyon m²’lik kolektör alanına sahip güneş enerjili bölgesel ısıtma sistemleri kurulmuş.[8] En büyük ve verimli merkezi solar kolektör sistemi Silkeborg şehrinde 157.000 m²’lik alana kurulmuş olan, 12.436 Kolektörden oluşan, 110MW’lık termal kapasiteye sahip olan Silkeborg Güneş Termal Santralidir. Diğer önemli tesis ise yine Danimarka, Marstal’da bulunan 90’lı yıllardan itibaren kademeli olarak büyümüş olan 23MW’lık termal santraldir. 2013-2017 yılları arasında uzaktan merkezi ısıtma sistemleri pazarı yıllık %35 büyümüştür.[9] Maliyetlere baktığımızda pazar ve talebin büyüklüğü ile doğru orantılı olarak bu tarz tesislerin teşviksiz bir şekilde kurulabildiğini ve işlevsellik kazandığını görebiliyoruz. Keza Danimarka’da öyle olmuş. Güneş enerjisi termal sisteminin boyutu arttıkça ısı üretim maliyetleri düştüğü için, eğilim daha büyük sistemlere yönelmektedir. Bunlar, kilovat saat başına üç ila beş sent fiyatlarla ısı üretebilir. Türk lirası cinsinden konuşursak bir kilovatı 2 kuruşa mal edebiliyorlar.

Resim 4: Marstal/Danimarka Güneş Termal Santrali 23MW

Türkiye’de bu tarz sistemler Doğu Anadolu, İç Anadolu ve Karadeniz bölgesinde gayet uygulanabilir sistemler. Merkezi bölgesel ısıtmanın bu yenilenebilir yüzünü kullanmıyoruz, bari fosil yakıt santrallerinden elde edilen atık ısının şehir içinde kullanımına yönelik bir çalışma var mı diye göz attığımızda yine pek fazla bir şey bulamıyoruz. Örneğin Afşin-Elbistan Termik santralinde ortaya çıkan devasa atık ısı ve sıcak suyun şehirde dağıtılmak yerine yıllarca Ceyhan nehrine döküldüğünü ve su sıcaklığının artması nedeniyle canlılığın yok olduğunu biliyoruz. Küçük çapta birkaç merkezi bölgesel ıstıma tesisi mevcut ama ülke genelinde Doğalgaz ile ısınma daha fazla tercih ettirildi.  Yıllık 50 milyar m³ ithalatımızın[10] yarısını elektrik üretiminde kullanan elektrik santralleri bunun dörtte birini atık ısı olarak harcıyor; ama bölgesel ısıtma ile şehirlerde kullanımına yönelik herhangi bir çalışma yok. Atık ısının şehir içinde merkezi olarak kullanımı sayesinde ısınma ve sıcak suyun şehrin geneline uygun fiyatlarla sunulması ve havaya giden atık ısının yani 12,5 milyar m³ doğalgazın çöpe atılmasının engellenmesine mâni olan nedir? Yatırım maliyetleri mi? Doğalgaz için çekilen boru hatlarının maliyetini düşündüğümüzde aynı kanal boyuna kazılabilecek yalıtımlı ısıtma, sıcak boru hatlarının devede kulak bir maliyet olabileceğini ön görebiliriz. Termik santrallerin tepesine soğutma tankları koyacağımıza, fazla ısıyı verimli şekilde bölgesel ısınma ve sıcak su tedarikinde kullanabiliriz. Bahsettiğim sistemler çok eski ve bilinen teknikler doğru; fakat bunu günümüz koşullarında var olan tekniğin en üst seviyelerini kullanarak işletebilir hale getirebiliriz. 4. Jenerasyon trendler yani bölgesel ısıtma da 4G’nin konuşulduğu devirlerdeyiz, büyük çaplı solar kolektör, jeotermal, Biokütle çevrim santralleri, ısı depolama, endüstriyel atık ısılar, merkezi ısı pompaları, çöp arıtma ve dönüşüm tesisleri kavramlarının bir konsept ve kombinasyon olarak kullanılabileceği ısıtma ve soğutma teknolojilerinin altın çağındayız. Bahsettiğim şey ısı enerjisinin yaz kış kullanılabilmesi, yazları serinlemek için, kışları ısınmak için verimli yöntemlerin bir arada kullanılabileceği kombinasyonları geliştirilmesi olacaktır.

Resim 5: Merkezi Isıtma 4. Jenerasyon 4G [11]

Hadi bunları da geçtim binalarımız çatısında bireysel olarak belirli saatler dışında anlamsız bir şekilde duran güneş kolektörlerini merkezi bir şekilde kullanabilir ve kışları ısıtmamızda kullanabiliriz ve inanın maliyeti doğalgaz tesisatının maliyetinin çok çok altına düşecektir. Özellikle güney illerimizde anlamsız bir şekilde sıcak günler yaşadığımız güneşin bol bol parladığı, ama havanın soğuk olduğu bu kış aylarında milyarlarca TL harcanarak yapılmış ev içi doğal gaz tesisatı yerine basit bir düzenekle ve iyi bir yalıtım teknolojisiyle ciddi bir ısıtma sistemi kurabiliriz. Isı pompaları destekli bu tarz sistemlerin yüksek verimlilikle kullanılabileceğini biliyoruz.  İhtiyacımız olan tesisat içeriği, güneş kolektörleri, suyu basmak için pompa ve su dolaşımı için boru tesisat sistemi, kapalı devre sistemde ısı transferi için plakalı eşanjör ve sıcak su depolama tankı olacaktır. [12]Apartman yönetim kurulu olarak bu ilk etapta biraz maliyetli gibi görülebilecek bu sistemin uzun vadede çevreci ve verimli enerji üretimi için önemli bir yatırım aracı olacağını göreceksiniz. Madem bürokrasi tasarruf etmiyor, bari bizler elimizdeki sınırlı imkanlarla en uygun tasarruf seçeneğini kullanalım ve aylık doğal gaz faturasına ödediğimizden daha az bedellerle bu ve benzeri sistemler kuralım, kurduralım. Muhtarlar, kasaba sakinleri, küçük belde de yaşayan insan topluluklarının da güneş kolektörleriyle bölgesel bir ısıtma ve sıcak su tedariki elde etmesine yönelik projeleri hazırlayıp, hazırlatıp mülki ve idari amirlikleri sürekli bilinçlendirmesi ve bu konuda farkındalığın arttırılması gayet önem taşıyor. Ayrıca arazi üzeri güneş kolektörlerine yönelik Erzincan’ın 7 ay kış gören kimsenin gitmediği, gidipte dönmediği köylerine “tekel” doğal gaz bayilerini ulaştırmak yerine merkezi ısıtmaya yönelik özel sistemlerin geliştirilmesi ve sunulması gelecek için daha faydalı olacaktır. 7 ay Kış gören Erzincan’da güneşle suyu nasıl ısıtacağız sorusunun cevabını az önce güneşi olmayan Danimarkalıların tesisatlarını anlatarak verdim sanıyorum. Ama merak edenler için Danimarka’da ve Dünyanın diğer tarafında bulunan benzer merkezi güneş kolektörü sistemlerinin listesini aşağıda paylaşıyorum[13]:

Tesis Adı Bulunduğu Ülke Sahibi/İşletmecisi Solar kolektör Büyüklüğü m² Termal Güç(MWth)
SilkeborgDANİMARKA Silkeborg Fjernvarme 157000 110
VojensDANİMARKA Vojens Fjernvarme 70000 50
Port Augusta, South Australia Australya Sundrop Farms 51500 36,4
Gram (Denmark)     44801 31
Gabriela Mistral, El Loa, Atacama Desert Şili CODELCO mine 43920 34
DronninglundDANİMARKA   37573 26
Zhongba, 4,700 metres altitude[19] Tibet (Çin)   34650
RingkøbingDANİMARKA   30000 22,06
BrønderslevDANİMARKA   27000 16,06
Langkazi, 4,600 metres altitude[26] Tibet (China)   22000 **
HjallerupDANİMARKA   21432 ***
VildbjergDANİMARKA   21234 14,50
HelsingeDANİMARKA Helsinge Fjernvarme 19588 14
HadsundDANİMARKA Hadsund Fjernvarme 20513 14
Nykøbing SjællandDANİMARKA   20084 14
GråstenDANİMARKA   19024 13
BrædstrupDANİMARKABrædstrupFjernvarme 18612 14
TarmDANİMARKA   18585 13,1
MarstalDANİMARKA Marstal Fjernvarme 17943 13,5
JetsmarkDANİMARKA   15183 10,06
OksbølDANİMARKA   14475 9,90
JægersprisDANİMARKA   13405 8,60
SydLangelandDANİMARKA   12500 7,50
GrenaaDANİMARKA   12096 8,40
SydFalsterDANİMARKA   12094 8,50
HvidebækDANİMARKA   12038 8,60
SæbyDANİMARKA Sæby Fjernvarme 11866 8,00
ToftlundDANİMARKA   11000 7,00
Kungälv İSVEÇ Kungälv Energi AB 10048 7,06
Svebølle-ViskingeDANİMARKA   10000 5,30
KarupDANİMARKA   8063 5,40
StrandbyDANİMARKA Strandby Varmeværk 8000 5,60
Nykvärn İSVEÇ Telge Energi AB 7500 5,30
Crailsheim ALMANYA   7300
ÆrøskøbingDANİMARKAÆrøskøpingFjernvarme 7050 3,40
La Parreña mine MEKSİKA Peñoles 6270 4,40
Falkenberg İSVEÇ Falkenberg Energi AB 5500 3,90
Neckarsulm ALMANYA StadtwerkeNeckarsulm 5044 3,50
UlstedDANİMARKA Ulsted Fjernvarme 5000 3,50
Friederichshafen ALMANYA Technische Werke Fried. 4250 3,00

Verimli ısınma yöntemleri ve enerjinin verimli bir şekilde kullanılması artık bir lüks değil bir zaruriyet. Gelecek için değil şimdimiz için gerekli bir durum artık.  Bu nedenle bu alanlarda elimizde var olan teknolojileri küçümsemeden daha nasıl iyileştirebiliriz, daha nasıl inovatif hale getirebilirizi araştırmalıyız. Güneş Kolektörü üretimi ve buna yönelik firmalar ülkemiz için önemli bir değer, önemli bir endüstri kolu. Bu sektörün AR-GE yönünden geliştirilmesi adına ve bu alanda güçlü yönlerimizi tüm dünyaya sergilemek adına destekler sağlanmalı ve inovatif çözümlerin ticarileşmesinin önü açılmalıdır. Enerji verimliliği, tasarruf naralarını bir kenara bırakıp, içsel odaklılık ekseninde çözümler geliştirmeliyiz. Yani sorunu hep dışarıda, kendimizin haricinde başka nedenlerde aramaktansa, bir de aynaya bakmalıyız. İnanın Danimarka gibi ülkelerin yaptığı işler çok zor işler değil, talep ve arz meselesi sadece. Doğal gaz tesisatçılığının mezarı çatılarda kazılıyor, ruhuna El-Fatiha!


Kaynaklar:

[1] Hz. Aişe bir gün Hz. Peygamber (asm) için güneşte su ısıttı. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyurdu: “Ey Humeyra -Hz. Aişe’nin lakabıdır- öyle yapma. Çünkü o alaca hastalığına sebebiyet verir.” (Dârekutnî, Taharet 1/38 Hadis 2)

[2] http://www.hurriyet.com.tr/gundem/gunesin-isittigi-suyla-abdest-alinir-38418387

[3] Düzlemsel kolektörler ile iki yüzeyi aydınlatılmış saydam yalıtımlı düzlemsel güneş kolektörlerinin teorik ve deneysel incelenmesi, 2016, Fatih Akyazı

[4] Değirmenci, H. (2006). Düzlemsel GüneĢ Kollektörlerinde Su DolaĢım Miktarının Kollektör Verimine Etkisinin Deneysel Olarak Ġncelenmesi. Yüksek Lisans Tezi, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi.

[5] http://www1.mmo.org.tr/resimler/dosya_ekler/9615baca47aaf2f_ek.pdf

[6] http://www.yegm.gov.tr/yenilenebilir/g_enj_tekno.aspx

[7] ^ a b Millî Savunma Bakanlığı-Harita Genel Komutanlığı

[8] iktor Wesselak, Thomas Schabbach, Thomas Link, Joachim Fischer: Handbuch Regenerative Energietechnik, Berlin/Heidelberg 2017, S. 419f.

[9] https://www.zfk.de/energie/waerme/artikel/solare-waermenetze-jaehrlich-35-prozent-marktwachstum-2018-04-12/

[10] http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/gunessiz-ulkenin-gunes-panelleri-40608730

[11] 4th Generation District Heating (4GDH): Integrating smart thermal grids into future sustainable energy systems: https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0360544214002369?via%3Dihub

[12] https://www.elektrikport.com/haber-roportaj/gunes-enerjisi-destekli-isi-pompasi-tasarimi/11481#ad-image-0

[13] Jan Erik Nielsen, PlanEnergi, DK.


Köşe Yazarı:

Murat GÜVEN

Murat Güven

1 Yorum

  • Avatar Adem UÇAR dedi ki:

    Sayın Murat GÜVEN beyefendi;
    çok güzel bir konuyu kaleme almışsınız, gerçekten müteşekkirim. ülke olarak bu gibi projelere ağırlık verilmesi gerekmektedir. 1992 yılında Azerbaycan’a üniversiteye okumaya gittiğimde 3 milyon nüfuslu BAKÜ şehri, 3 adet merkezi ısıtma sistemi ile ısıtılıyordu.
    Beni düşündüren konu, bu gibi devasa ısıtma sistemlerinde işletme maliyetleri, suyun kireçlenmesi ve sertliğinden kaynaklanan korozyonlara karşı nasıl bir önlem alınabilir? bu konuda aydınlatıcı fikirlere ihtiyacımız var.
    Selam ve Dua ile kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir