ANKARA (Enerji Portalı) – TÜREK 2018’den gelen dikkat çekici açıklamalardan biri de Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği (WindEurope) CEO’su Giles Dickson’dan geldi. Dickson, Türkiye’nin rüzgar enerjisindeki potansiyeli açısından hem zengin hem de geleceğinin açık olduğunu söyledi.

5-6 Kasım’da uluslararası büyük bir katılım ile TÜREK 2018’e gerçekleştirildi. Katılımcılar tarafından Rüzgar Enerjisi sektörü paydaşları için oldukça faydalı olduğu ifade edilen kongrenin dikkat çekici açıklamalar peş peşe geldi. Bu biri de Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği (WindEurope) CEO’su Giles Dickson’dan geldi.

“Türkiye rüzgar enerjisindeki potansiyeli açısından hem zengin hem de geleceği açık.”

“Bağımsız Enerji Güçlü Türkiye” temasıyla gerçekleşen TÜREK 2018’de Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği (WindEurope) CEO’su Giles Dickson şöyle konuştu:

“Türkiye’nin rüzgar enerjisindeki potansiyeli açısından hem zengin hem de geleceğinin açık. Türkiye 15-20 yıldır yenilenebilir enerji yatırımlarını arttırmak, elektrik üretiminde temiz kaynakların gücünü yükseltmek amacıyla mevzuat değişikliğine gitti ve yatırım ortamını uygun hale getirmeye çalıştı.

Türkiye’nin rüzgar kurulu gücü Avrupa’da yedinci sırada yer alıyor. Avrupa’da 2020 yılına kadar hem kara hem deniz üstü rüzgar yatırımlarında artış olacak. Aynı şekilde Türkiye’de de paralel ilerlemeler olacak. Şu anda Türkiye’deki döviz kurundaki dalgalanmalara yönelik olumsuzlukların kısa zamanda ortadan kalkacağına inanıyoruz.” 

“Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarımızdan daha fazla üretim yapmayı hedeflediklerini, daha çok yerli, daha çok yenilenebilir enerji istiyoruz.”

Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi’nde kongre başkanlığını üstlenen, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş da konuşmasında, 2012’den bu yana düzenlenen ve gelenekselleşen kongreye katılmaktan mutluluk duyduğunu belirtti. Elitaş, yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarımızdan daha fazla üretim yapmayı hedeflediklerini, daha çok yerli, daha çok yenilenebilir enerji istediklerini söyledi. Çevreci ve sürdürülebilir bir anlayışla ilerlediklerini ifade eden Elitaş, birkaç yıl içinde 9 milyara ulaşması beklenen dünya nüfusunun, hızlı artan tüketimine yanıt olarak yenilenebilir enerjinin yükseldiğine vurgu yaptı.

Ülkemizde 2005’ten sonra rüzgar enerjisinin hızlandığını ve yatırım ortamının uygun hale geldiğini belirten Elitaş  sözlerine şöyle devam etti:

“Türbini oluşturan parçaların yüzde ellisi ülkemizde üretilmektedir. 29 adedi inşa halinde, 171 adedi ise işletmede olan rüzgar santrallerinin kurulu gücü 7 bin MW’ı aştı. Rüzgarın toplam elektrik üretimi içindeki payı yüzde 8’e yükseldi. Türkiye rüzgar enerjisi potansiyeli 48 GW. Bu potansiyele karşılık gelen yüzölçümü ise yüzde 1,30’a denk gelmekte. Bu kapasiteye baktığımızda toplam enerji yatırımının yarısını şu anda rüzgardan karşılamak mümkün. Jeopolitik konumumuzun farkında olarak hareket ediyoruz. 2017 yılında 766 MW’lık santrali işletmeye alarak, Avrupa’da dördüncü dünyada sekizinci sırada yer aldık. Kaynakların geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesi hedefinde rüzgar çalışmaları devam ediyor. Denizden gelen gücü en iyi şekilde değerlendirdiğimiz takdirde hedefimiz uzak görünmüyor.”