30 Bin Üyemize Katılın
E-Bülten yayınlarımız için abone olun.


Çöplerimizle Başımız Dertte!

İSTANBUL (Enerji Portalı) – Çöp konusunda davranış dönüşümü sağlamayı amaçlayan Çöpüne Sahip Çık Vakfı’nın araştırma sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Türkiye’nin dört bir yanından, farklı yaş aralıklarındaki toplam 1003 kişinin katılımıyla Aralık’ta gerçekleştirilen araştırma, Türkiye’de toplumun çöp ve atık konusundaki algısını, çöp atma ve geri dönüşüm konularındaki alışkanlıklarıyla beraber gözler önüne seriyor.

Türkiye’de daha önce yapılmamış bu kapsamlı sosyal araştırma, toplumun davranış ve ihtiyaçlarını anlayarak sorunların nedenlerini ortaya koymayı ve bireyleri bu konuda bilinçlendirmeyi amaçlıyor. Araştırma sonuçlarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Sıfır Atık projesi kapsamında gerçekleştirilen uygulamalara da katkı sağlaması hedefleniyor.

Araştırmanın sonuçlarıyla ilgili olarak basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Çöpüne Sahip Çık Vakfı Genel Müdürü Emrah Bilge, “Ürettiğimiz çöpü azaltmak ve çöpü doğru yere atmak tamamen bizim elimizde. Çöpü doğru yere atmanın çözümün aslında son adımı olduğuna özellikle dikkat çekmek istiyoruz. Asıl önemli olan doğru tüketim alışkanlıkları edinerek, daha satın alma aşamasındayken üreteceğimiz çöp miktarını azaltacak şekilde davranmak.” diye konuştu.

Bilge, konuşmasında çöpü üretenin de atanın da aynı kişiler olduğundan, çöpten arınmış bir çevre yaratmanın ise insan davranışlarıyla ilgili olduğundan bahsetti. “Belediyenin çöp kovasına attığımız çöpü toplaması sorunumuzu çözmüyor. Bu sadece problemi gözümüzün önünden kaldırıyor.” sözleriyle Bilge, asıl önemli olanın daha az çöp üretilmesi olduğunu belirtti; ortaya çıkan çöplerin ise en iyi şekilde ayrıştırılarak doğru yere atılması gerektiğinin altını çizdi.

Bir kişi tek başına yılda 421 kg çöp üretiyor

Türkiye İstatistik Kurumu 2016 yılı verilerine göre, Türkiye’de yaklaşık 32 milyon ton evsel atık üretildi. Bu sonuca göre bir kişi ortalama olarak günde 1,17 kg, yılda ise 421 kg çöp üretiyor. Belediyelerin 2016 yılında temizlik işleri için harcadığı kaynağın dokuz milyar TL’den fazla olduğu belirtiliyor. Türkiye’de durum böyleyken, dünyanın genelinde ise yılda 2,2 milyar ton çöp üretiliyor. Her yıl 1 trilyondan fazla naylon poşet çevreye atılıyor. Küresel ölçekte çevreye en çok atılan çöplerin başında ise 6 trilyonu geçen sayılarıyla sigara izmaritleri geliyor. Türkiye, çöplerin sadece yüzde 11’ini ayrıştırabiliyor. Geri dönüşüm oranının 2023 hedefleri doğrultusunda yüzde 35’e çıkması planlanıyor.

Geri dönüşüm bilincinin artması gerekiyor…

Türkiye’de çöp denildiğinde insanların yalnızca yüzde 11,6’sının aklına geri dönüşüm geliyor. Geri kalanlar çöpü bir an önce uzaklaştırılması gereken bir yığın olarak görüyor. Toplumun yüzde 60’ı “Sıfır Atık” kavramından habersiz. Öte yandan araştırma, devlet tarafından gerçekleştirilen Sıfır Atık çalışmalarının farkındalığa pozitif anlamda etki ettiğini gösteriyor.

Katılımcıların yüzde 76,8’i çöpleri konteynere hane halkından birisinin attığını söylüyor, yüzde 13’lük bir kesim ise işi apartman görevlisine devrediyor. Çöpleri ayrıştıranların yüzde 71,2’si plastiklerin ayrıştırılması konusunda hassasiyet gösterirken, konu giysilere gelince bu oran yüzde 15,7’ye düşüyor. Ayrıştırma yapmayanların yüzde 75,5’i etraflarında geri dönüşüm kutusu olmadığından şikâyet ederken, geriye kalanlar ise konuya kişisel sebeplerden dolayı önem göstermiyor.

Problemin çözümü için ödül ve ceza önerisi…

Çöpü evden çıkarma işini kendisi üstlenen yüzde 62,8’lik kesim çöpü her zaman doğru yere attığını belirtirken, yüzde 64,5’lik bir kesim ise yakınları arasında çevreye çöp atan kişiler olduğunu belirtiyor. Çöpler konteynere yüzde 71,1’lik bir oranda çöp poşeti içerisinde atılıyor. Problemin çözümü için ise iki görüş başa baş durumda. Katılımcıların yüzde 55,2’si çöpü ayrıştırarak doğru yere atan kişilerin ödüllendirilmesinin faydalı olacağını düşünürken, yüzde 44,8’lik bir kesim ise ödül yerine cezanın etkili olacağını düşünüyor. Öte yandan araştırmaya katılanların yüzde 61,5’i çözüm için bireysel çabaların yeterli olmayacağını, devletin konuyla ilgili önlem alması gerektiğini düşünüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir