30 Bin Üyemize Katılın
E-Bülten yayınlarımız için abone olun.

Cansız Yayında Güneş Enerjisi Sektörü Sohbeti

“Bir gün herkes 15 dakikalığına ünlü olacak” Andy Warhol

“- Kusura bakmayın artık yiyemeyeceğim, hiç boş yer kalmadı!

– Canım olur mu? Kilisede de artık doldu, iğne atsan yere düşmez derler, belediye başkanı gelir, hemen yer bulunur. Siz şu tabağınıza koyduğum parçanın tadına bir bakın: Kilisedeki herhangi biri değil, belediye başkanıdır kendisi!”

Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol

Murat GÜVEN (Köşe Yazısı) – Sevgili arkadaşlar, bugün burada yine sizlerle süper bir canlı yayınla karşı… şaka şaka insanların karşısında saatlerce hafif kelleşmiş koca kafamı ve siyah noktalarla dolu burnumu sergilediğim, arka fonda binlerce okunmamış (?) kitaptan oluşan şahane kütüphanemle ne kadar da çok okumuş ve bilgili olduğumu türlü şaka ve espri dolu geyiklerimle betimleyeceğim o “canlı sohbetten” mahrum kalacaksınız ne yazık ki. Bir şeyleri canlı canlı aynaya anlatır gibi anlatmakta öyle kolay iş değil aslında, ama işte ekranı kaplayan hafif kelleşmiş koca kafa, büyük burun, eeli üülü entel cümleler ile ne kadar da zeki olduğunuzu gösterir “ince”likle işlenmiş liseli esprileri ve popüler edebiyatla süslü kitap rafları sayesinde o sorunda çözüldü şimdilerde. Neyse canlı yayın iş bana göre değil, iyisi mi biz kendi küçük dünyamızın düşünce hızındaki kelimelerine bağlı olarak anlatacaklarımızı anlatmaya çalışalım. Belki okuyan kalmıştır.

Geçtiğimiz ilk çeyrekte ana konumuz, mesleğimiz olan Enerji sektörünün tüm motivasyonuyla, hiç yara bere almadan dimdik ayakta kaldığını söylersek sanırım pek doğru söylemiş olmayız. Açık konuşmak gerekirse ülkemizde son 4 ayda baston desteğiyle de olsa yürüyebilen ve biraz hareket sunan tek sektör yenilenebilir enerji sektörü ve hatta Fotovoltaik Güneş Elektriği sektörü oldu. Lisanssız GES kapasite artışına bakarsak TEİAŞ verilerine göre 2020 yılı Ocak-Nisan sonu arasında toplam 129,10MW GES’in hayata geçmesi olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir.[1] Parayı sevenler için anlaşılması adına 100 milyon USD civarındaki bir katma değerden bahsediyorum. Fakat bu durum da ilk çeyreğin son düzlüğüne girilirken EPDK’nın 14 Nisan’da Dağıtım firmalarına gönderdiği lisanssız elektrik üretimine yönelik “yeni başvuruların alınacağı, ancak değerlendirilmeyeceği” şeklinde tuhaf bir kararla belirsiz bir tarihe kadar nasibini aldı.

Salgın nedeniyle zaten ayda bir toplanan ve evrak değerlendirmesi yapan Dağıtım firması, TEDAŞ ve TEİAŞ üyelerinden oluşan “Evrak İnceleme Komisyon”un[2] artık toplanamayacağı (fiziki olarak bir araya gelemeyeceği) için Dağıtım firmasına gelen lisanssız başvuruların sadece alınabileceği, ama komisyonda değerlendirilemeyeceği yönünde alınan bu kararla, iyi kötü biraz hareket halinde olan bir sektör garip bir şekilde durdurulmuş oldu. Aslında bu komisyonun tamamen prosedür olduğunu ve komisyonun tüm işlevinin yetkili dağıtım firmasının “bir ya da iki” personeli tarafından yapılabildiğini herkes biliyor. Bugüne kadar ki lisanssız elektrik başvuru tecrübelerim başvuru süreçlerinde dağıtım firmalarının hemen hemen hepsinde, OSB’lerin birçoğunda bulunan evrak kayıt bürolarında evrakların taranarak ilgili memura ulaşabildiğini ve memurun evrak kontrolünü dijital olarak gerçekleştirebildiğini gösteriyor. Ayrıca ilgili komisyonun fiziki olarak bir araya gelmesinin gerekmediğini, basit bir dijital imza ve ortak portal altyapısıyla evrakların bu üç bağımsız kurumda aynı anda takip edileceğini hepimiz iyi kötü tahmin edebiliriz.

Yani “kâğıda dokunma” dışında evrak komisyonun hastalık nedeniyle başına bir şey gelme riski çok çok az iken; şimdi kati temas kuralları ve dijital inceleme nedeniyle risk sıfıra yakın diyebiliriz. Evrak kayıt bürosunda ise işler zaten durdurulmadığı için oradaki yetkili memurun gerekli titizliği tıpkı diğer başvurularda olduğu gibi bu başvurularda da göstermesi gerekecek. Ama EPDK’ya göre dağıtım firmalarının basit bir e-imza portalı kurması çok büyük iş olabileceği için tek yatırım yapılan sektörü “belirsiz” süreliğine durdurmak daha mantıklı bulunmuş.

Muhtemelen vardır bir bildikleri diye düşündüm; ama bulamadım. Hatta dev bir amme hizmeti olarak 21 adet dağıtım bölgesinde[3] bulunan dağıtım firmalarının ne kadarlık Lisanssız Fotovoltaik Güneş Elektriği başvurusu aldığını tek tek elle ve bazen de büyük şüpheli (?) Bill Gates’in bizlere sunduğu Microsoft Excel yardımıyla hesapladım. Siz değerli canlı yayın konuğum “Sevgili Arkadaşlara” sunduğum bu küçük pazar araştırmam da öyle mucizevi bir yoğunluk olmadığını da söyleyebilirim. Aşağıda tablolarda da görüleceği üzere lisanssız FV Güneş Elektriği başvurusu ilk 3 aylık dönemde “toplam 496MW” seviyelerinde. 21 Adet Dağıtım firmasının aylık ortalama başvuru sayısı toplam aylık 165MW/ay, dağıtım firması başına aylık 7,85MW. Başvuru adetlerinin ise kurum başına aylık maksimum 30-40 Adet başvuru sayısına ulaşıldığı söylenebilir. Bu durumda dağıtım firması başına günde 2-3 başvuru dosyasının evrak kayıttan içeri girdiği söylenebilir. OSB’lerde bu sayının rahatlıkla çok çok aşağılarda seyrettiğini tahmin edebiliriz. Zaten laf aramızda OSB’lerin birçoğunun komisyon taktığını, diğer kurumlardan imza topladığını, yönetmelik kurallarına uygun başvuru aldığını söylemekte çok mümkün değil. 2020’nin ilk 3 ayında en yüksek kapasitede başvuru alan dağıtım bölgesi güneşiyle ünlü Konya, Karaman illerinin dahil olduğu MEDAŞ bölgesi olurken, en az kapasitede başvuru alan bölgemiz ise yine aslında güneşlenme süresiyle güneş gözlüklerinizi hiç çıkartmamanız gereken Van Gölü Elektrik Dağıtım A.Ş. (VEDAŞ) olarak ilginç bir tezatlık oluşturuyor[4]. Bu tablo tamamen kişisel bir çalışmanın ürünü olduğu için birçok eksik, hatalı ve yanlış sayı içeriyor olabilir; fakat hiçbir dağıtım firmasının sitesinde detaylı bir istatistik ve başvurulara ait düzenlenmiş bir veri göremediğim için aylık sunulan ham verilerden derlenmiştir.

Tablo 1: Ocak-Mart 2020 Lisanssız GES Başvuruları

Resim 1: Türkiye Dağıtım Lisansı ve Dağıtım Şirketleri Haritası

Belediyelerin GES Maceraları Hakkında Düşünceler

Bu başvuruları incelerken Dağıtım bölgelerinde yapılan başvuruların önemli bir kısmını dolduran Belediyelerin ve diğer kamu kuruluşlarının 15-20 adet evrakı bir araya getiremeyip, eksiklerle başvurular yaptıklarını, hatta eksik evrakları tamamlamaları için verilen ek sürede 3-5 tane daha evrakı bir araya getiremeyip başvurularını iptal ettiklerini üzülerek ve hayretle gördüm. Tabi bunun nedeni kamu kurumu olmanın vermiş olduğu rehavet ve özgüvende olabilir; ama zaten bu tarz işlerle içli dışlı kurumların başvuru süreçlerini iyi yönetmeleri gerektiğine inanan biriyim.

Ayrıca belediyelere ait başvurularda dikkatimi çeken bir diğer husus ise pek çoğunun yönetmeliğin 30. Maddesine[5] istinaden başvuru yapmaya çalıştığı yönünde oldu. Söz konusu madde ile başvuru yapan belediyelerin tüketim yerlerinden farklı ölçüm noktalarında arazi üzerine GES kurmak istemeleri bir yana; gözüme çarpan önemli bir detay ise ilgili arazilerin Tarıma elverişsiz olduğuna dair yazılarının eksik olmasıydı. Bu belediyelerin ilgili madde hükümlerine göre aynı ölçüm noktasında olmayan GES’ler kurmak istemelerini anlayışla karşılayabiliriz; fakat belediyeler adına sanırım pek dikkat edilmeyen birkaç detay söz konusu. Madde 30.’dan hayata geçirilen GES’ler arazi üzerine kuruldukları için yapı ruhsatına tabidirler ve imar planları, uygulama imar planları yapılmalıdır. Biz nasıl olsa belediyeyiz çözeriz dersiniz amenna, ama bu gözler nice kanlı çarpışmalarla dolu belediye meclisleri, kurum görüşü alamayan belediye arazileri, yerel seçim sonrası yönetim değişikliği nedeniyle iptal edilen projeler gördü anlatamam. Ayrıca 30. Madde için yapılan bir diğer önemli hata ise yapılan başvuruların aynı abonelik grubu için yapılmaması olarak belirtilebilir. Kamu kurumlarına tüketim birleştirerek Lisanssız GES kurma hakkını sunan kanun yapıcı, tüketim birleştirmede aynı abonelik gruplarının birleştirilerek başvuru yapılmasını şart koymayı unutmamıştır. Yani pek çok sivri zeka danışmanın yol gösterdiği Belediye GES projelerinde örneğin 200 Adet 5kW aydınlatma aboneliği için ayrı, Pazar yerlerinin ticarethane grubu aboneliğe sahip 250 kW ihtiyacı için ayrı başvuru yapılması gerekirken, hem aydınlatma hem de ticarethane abonelikleri birleştirilerek tek bir başvuru yapılıyor ve ne yazık ki başvurular sürüncemeye giriyor.

Bu sivri zekâ danışmanların muazzam yatırım kıtlığı çeken bu ortamda hayatlarında ilk kez bu işe atılmaları nedeniyle ilgili GES’lerin işletme döneminde ne olacağından bihaber olmalarından kaynaklı ayrıca bir “30.Madde Enflasyonu” yaşanıyor diye de düşünüyorum. Zira ilgili 30.madde ile yapılan GES’lerin “Veriş Yönlü Dağıtım” bedelinden muaf olmadıklarını kimsenin söylemediğini bu nedenle de çatıdan ziyade araziye yöneldiklerini tahmin ediyorum. Çünkü basit bir matematiksel hesapla yıllık 1.600.000kWh enerji üreten 1MW’lık kapasiteye sahip belediyemize ait GES’in dağıtım firmasına ödeyeceği yıllık veriş yönlü dağıtım bedeli tutarı 1.600.000x 0,193810TL=310.096,00TL olacaktır. Zaten zar zor elektrik faturasını ödeyen belediyelerimiz umarım fizibilitelerini hazırlarken muhteşem danışmanlarının etkisiyle bu hususu atlamıyorlardır.

Ha bu arada bomboş duran çatılarının üzerine GES kursalar ayrıca ürettikleri enerji kadar kısmı için %50 indirimli “çekiş yönlü dağıtım bedeli” ödeyeceklerini ve tasarruflarına tasarruf katacaklarını da kimsenin söylemediğine adım gibi emin olmaya başladım, başvuru sonuçlarını inceledikçe. Bir kamu hizmeti daha yaparak belki  meraklı bir kamu görevlisi okur diye İlgili Dağıtım bedelleri indirimleriyle alakalı EPDK’nın 26.06.2019 tarihli yayınlanan açıklamasında[6] yer alan Dağıtım Bedelleriyle ilgili (neden anlaşılmadığını anlamadığım) tablosunu ben bir kez daha şu kenara atayım da dursun:

“Aylık mahsuplaşma uygulanacak üretim ve tüketim tesislerine ilişkin sistem kullanım bedelleri 20/06/2019 tarihli ve 8666 sayılı Kurul Kararı[7] ile belirlenmiştir. Buna göre, 11 inci maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası kapsamındaki üretim tesisleri için veriş yönlü sistem kullanım bedeli uygulanmayacaktır. Çekiş yönlü sistem kullanım bedellerinde ise tüketimin üretime eşit veya tüketimin üretimden düşük olduğu durumlar için % 50 indirim uygulanacak iken, tüketimin üretimi aşan kısmı için ise ilgili tüketici grubu için belirlenmiş çekiş yönlü tüketici dağıtım bedelinde herhangi bir indirim uygulanmayacaktır.

Ayrıca 5 inci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamındaki tesisler ile 30 uncu madde kapsamında tüketim tesisi ile farklı ölçüm noktasında kurulacak üretim tesisleri için ise yine indirim olmaksızın veriş ve çekiş yönlü dağıtım bedelleri aynen uygulanacaktır. Dağıtım bedellerinin ne şekilde uygulanacağına ilişkin metodoloji aşağıdaki tabloda yer almaktadır.”

Birçok belediyenin bir önceki rüzgârdan yararlanamayıp kendine ait güneş enerjisi santralini kuramadıklarını ve fena olmayan bir ek gelir imkanından mahrum kaldıklarını biliyoruz. Bunun da hevesiyle bu yatırımlara can atan vatan, millet, bayrak ve şehir sevdalısı sayın belediye başkanlarımızı da anlayışla karşılıyorum ve iller bankasının bitmez tükenmez(!) kaynaklarıyla finansmanda sağlanan kolaylıkların cazibesine kapılmayı da anlayışla karşılıyorum; lütfen, ama lütfen hızlı karar vermeyin, hesap kitap yapın.

Bir de sayın belediyelerimizden olur da biri okursa diye Lisanssız Elektrik Yönetmeliğinde “Yap-işlet-devret modeli” olmadığını ve hatta yasak olduğunu; yap işlet devret modeliyle GES kurulamayacağını bilmeniz gerekli. Sivri Zekâ danışmanların banka hesaplarını şişirmekten başka bir işe yaramayan yerel yönetim anlayışının sonunun gelmesi için profesyonel firmalarla çalışın, dürüst mühendislik firmalarından destek alın, başvurularınızı da ben bu şehrin başkanıyım, imza attığım iş bitmiştir anlayışını bırakarak, evraklarınızı eksiksiz sunarak yapın. Bir tane dilekçeyle başvuru kabul edilmiyor, anlayın. Sonuçta Dağıtım firması sahiplerinin, akrabalarının, çalışanlarının bile eşitsizlik yaratması nedeniyle başvurularının kabul edilmediği bir mevzuattan bahsediyoruz.


Kaynaklar:

[1] TEİAŞ Aylık Kurulu Güç Verileri: https://www.teias.gov.tr/tr-TR/kurulu-guc-raporlari

[2] Evrak komisyonu hakkında detaylı yazım için: https://www.enerjiportali.com/anadolu-parsinin-evrak-komisyonuyla-amansiz-imtihani/

[3] Dağıtım Şirketleri Haritası: https://www.eigm.gov.tr/tr-TR/Enerji-Dagitim-Sirketleri-Haritasi

[4] Toplam Başvuru kapasiteleri hesaplanırken olumlu ya da olumsuz, mükerrer tüm başvurular sayılmıştır.

[5] Tüketim ihtiyacına yönelik uygulamalar:

MADDE 30 – (1) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından, tüketim tesislerinin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere, ilgili tüketim tesislerinin bağlantı anlaşmasındaki sözleşme gücünü geçmeyecek şekilde 5 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisi kurulabilir.(2) Bu madde kapsamındaki tesisler için aynı dağıtım bölgesinde yer almak koşuluyla üretim ve tüketim tesislerinin aynı ölçüm noktasında olması şartı aranmaz.(3) Bu madde kapsamında kurulan üretim tesislerinde, her fatura döneminde şebekeye verilen ihtiyaç fazlası enerji için 26 ncı maddenin dördüncü fıkrası hükmü kapsamında işlem tesis edilir.

[6] 26.06.2019 Tarihli Yönetmelikle ilgili EPDK Duyurusu şu linkten indirilebilir: https://www.epdk.org.tr/Detay/DownloadDocument?id=Rd+9dfa2yc8=

[7] İlgili kurul kararı: https://www.epdk.org.tr/Detay/Icerik/3-0-39-3/kurul-kararlari-  linkten, Elektrik Piyasası Düzenleyici Tarife Kurul Kararları-> Usul ve Esaslar->20.06.2019 ve 8666 Sayılı Karar: Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik Yapılması Hakkında Karar” şeklinde indirilebilir.


Köşe Yazarı:

Murat GÜVEN

Murat Güven

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir