30 Bin Üyemize Katılın
E-Bülten yayınlarımız için abone olun.


Atık Yağlar Yakıt Olarak Değerlendiriliyor

İSTANBUL (Enerji Portalı) – Artan yakıt ihtiyacı, mevcut enerji kaynaklarının çevre ve iklim değişikliği üzerine olan olumsuz etkileri; kolay işlenebilir, temiz ve düşük maliyetli enerji kaynaklarına yönelimi zorunlu kılıyor.

Fosil yakıtlara alternatif kaynaklardan biri de bitkisel ve hayvansal atık yağlar ile yağlı tohumlardan elde edilen biyodizel. Biyodizel, organik yağların (Ayçiçek, Soya, Kolza, Aspir, Pamuk, Palm) baz ve alkol ile belirli oranlarda karıştırılmasıyla elde ediliyor.

IFAT Eurasia Çevre Teknolojileri Fuarı 28- 30 Mart 2019′ da gerçekleşecek.

Geçen yıl toplanan 38 bin ton atık yağın biyodizel üretiminde kullanıldığını belirten IFAT Eurasia Proje Müdürü Namık Sarıgöl, “Yakıt olarak kullanılan biyodizel; diğer fosil yakıtlara göre yüzde 45 oranında daha az sera gazı salımı yaparken tarımsal kalkınmaya da katkı sağlıyor. Tarımsal üretime ek olarak, atık yağları kanalizasyona karışmaktan kurtarıp değerlendirerek hem ekonomik kalkınma hem de çevre koruması açısından avantajlı duruma geçebiliriz” diyerek atıktan enerji eldesi de dahil olmak üzere, çevre teknolojileri konusunda yeni açılımlar sağlayacak olan ‘IFAT Eurasia Çevre Teknolojileri Fuarı’nın 28 – 30 Mart 2019 tarihleri arasında gerçekleşeceğini belirtti.

Atık Yağlar çevre sorunlarına yol açıyor…

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayınlanan, “Bitkisel ve Hayvansal Atık Yağlardan Biyodizel Üretimi” verilerine göre; Türkiye’de gıda amacı ile yılda 1 milyon 500 bin ton bitkisel yağ kullanılıyor. Bu yağlardan yaklaşık 150 bin ton atık yağ oluşuyor. Ülkemizde her yıl binlerce ton bitkisel yağın kullanıldıktan sonra lavabolara döküldüğünü dile getiren IFAT Eurasia Proje Müdürü Namık Sarıgöl, “Geri kazanılmayan yağlar geri dönülmez çevre sorunlarına yol açabiliyor. Atık yağlar su kirliliğinin yüzde 25’ ini oluşturuyor. Bir litre atık yağın lavaboya dökülmesiyle bir milyon litre içme suyu kullanılmaz hale geliyor. Birleşmiş Milletler Raporu’nda 2025 yılında dünya nüfusunun üçte birinin temiz içme suyu sıkıntısı çekeceği belirtiyor” diyerek atık yağların büyük çevre sorunlarına neden olduğunu anlattı.

“Türkiye biyodizel üretimi için uygun ülke”

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) yayınladığı tebliğ ile 1 Ocak 2018’den itibaren ‘motorine binde 5 biyodizel harmanlama zorunluluğu’ düzenlemesi getirildi. Bu kararın sektörde hareketlilik sağladığını belirten Sarıgül: “Biyodizel üretiminin yaygınlaşması ülkemiz açısından çok önemli. Biyodizel üretimin artması için hammadde üretimin de artması gerekiyor. Türkiye biyodizel için çok uygun. İklim koşulları, kolza, soya, ayçiçeği, aspir, yerfıstığı vb. hammaddelerin hasat edilmesi için elverişli. Bir diğer hesapla geri kazanamadığımız atık yağ miktarı 100 bin tonun üzerinde. Yerli ve milli kaynaklardan ihtiyacımız olan enerjinin bir kısmını elde edebiliriz. ” diyerek biyodizelin Türkiye için önemini vurguladı.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.