30 Bin Üyemize Katılın
E-Bülten yayınlarımız için abone olun.
kontek enerji
teksan

teksan

“Anlaşıldı Ki Bankacılık ve Finans İle Enerji Sektörlerinde Ciddi Sıkıntılar Var”

İSTANBUL (Enerji Portalı) – Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emre Alkin, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın açıkladığı yeni reform programını değerlendirdi. Alkin, “Anlaşıldı ki bankacılık ve finans ile enerji sektörlerinde ciddi sıkıntılar var ve ilk neşter vurulacak yerler bunlar.” dedi.

Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emre Alkin, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın açıkladığı yeni reform programını değerlendirdi. Bakan Albayrak’ın açıklamalarındaki ihracatı önceliklendiren üsluptan memnuniyet duyduğunu ifade eden Prof. Dr. Alkin, “Ekonomi yönetimi cari işlemler açığının özellikle ara mal ithalatından kaynaklandığını net şekilde tespit etmiş ve 300 ürünün yerli üretimine karar verilmiş. Oldukça gerekçe bir yaklaşım.” dedi.

“Anlaşıldı ki bankacılık ve finans ile enerji sektörlerinde ciddi sıkıntılar var ve ilk neşter vurulacak yerler bunlar.”

Açıklanan programın iki alana öncelik verdiğini ifade eden Alkin, “Anlaşıldı ki bankacılık ve finans ile enerji sektörlerinde ciddi sıkıntılar var ve ilk neşter vurulacak yerler bunlar. Kamu bankalarının sermayesinin güçlendirilmesini ciddiyetle not ettim. Yani burada acil müdahale ihtiyacı var, onu görüyoruz. Aynı şekilde hem kredi kuruluşlarından hem de sektör temsilcilerinden enerji sektörünün ciddi sıkıntıda olduğunu da duyuyoruz. Ve bu sektöre yönelik bir fonlama mekanizması oluşturuluyor.” dedi.

“Tarım ve gıda enflasyonunun bugüne kadar denenen yöntemlerle düşürülemeyeceği anlaşılmış.”

“Tarım ve gıda enflasyonunun bugüne kadar denenen yöntemlerle düşürülemeyeceği anlaşılmış.” ifadesini kullanan Prof. Dr. Alkin, yapılan açıklamalardan, tarım ve gıdada bugüne kadar uygulananların dışında yeni metotlar uygulanacağının anlaşıldığını da ifade etti. Prof. Dr. Alkin “Yüksek katma değer yaratan inovasyon ve teknoloji bazlı üretime destek vereceklerini söylemeleri de sevindirici ve rahatlatıcı.” diye konuştu. 

“Şimdi biz bu müjdelerin hayata geçmesini bekliyoruz.”

Vergi ile ilgili adımları olumlu bulduğunu kaydeden Prof. Dr. Emre Alkin şöyle devam etti:

“Vergi sisteminde bir yeniden yapılandırma planı var. Ama bunu reform olarak tanımlayamam. Sayın Bakan, Milli Eğitim’den yargıya, sosyal güvenlikten vergiye kadar birçok alanda açıklamalar yaptı. Şimdi biz bu müjdelerin hayata geçmesini bekliyoruz.”

“Türkiye’nin borcu düşük, ödenemeyecek bir borç değil, ama, vade kısa ve faizi yüksek.”

Türkiye ekonomisiyle ile ilgili genel değerlendirmelerde de bulunan Alkin şöyle konuştu:

ABD’nin dünyanın toplam gelirinin yüzde 25’ini, Çin’in yüzde 15’ini aldığını, Türkiye’nin ise yüzde 1,07’sini aldığına dikkat çeken Alkin, “Türkiye’nin durumu çok kötü değil. Siyasal rejimlerin istikrarlı olmadığı yerlerde kalkınma gerçekleşemiyor. Ülkemize baktığımızda davranışlarımız kalkınmayla ilgili değil büyümeyle alakalı. Dünyanın toplam borcunun yüzde 31’i ABD’nin. Türkiye’nin borcu ise dünyanın toplam borcunun yüzde 0,4’ü. Türkiye’nin borcu düşük, ödenemeyecek bir borç değil, ama, vade kısa ve faizi yüksek. 2019’da çok vahim bir şey olmazsa Türkiye’nin bu sene pozitif büyüme ihtimali var. Resesyonda sayılmayacağız. Eksi büyümeme ihtimali var. Milli geliri büyütmenin de bence bir önemi yok. Bizim nicelik açısından değil, nitelik açısından büyümemiz, kalkınmamız lazım.”

2019 yılı için “Müşterileri elde tutma ve tahsilatı gerçekleştirebilme senesi” yorumunu yapan Prof. Dr. Emre Alkin, şunları söyledi:

“Eldeki müşterilerinin memnuniyetini her sene yüzde 10 artırırsan, cironu da yüzde 10 artırırsın. Küresel ticarette 2019’un riskleri ABD Başkanı Trump, ticari korumacılık, brexit, jeopolitik riskler ve Suriye. Ticari korumacılık ticari diplomasiyi öldürür, ticari diplomasi ölürse diplomasi ölür, diplomasi ölürse savaş olur. Diplomasinin olması için de ülkeler arasında bir olumlu münasebetin olması lazım, bu münasebeti de ticaretle kuracağız. İngiltere’ye otomotiv ve tekstil sektörü olarak çok ciddi mal satıyoruz, brexit olursa hangi anlaşmayla, nasıl mal satacağız bilmiyoruz. Otomotiv ve tekstil sanayi korku içerisinde. İngiltere ‘ben çıkacağım’ diyor ama oybirliğiyle alınan kararların içinde de var.”

“Görünen tüm olumsuzluklara rağmen Türkiye’nin geleceğinin parlak.”

Görünen tüm olumsuzluklara rağmen Türkiye’nin geleceğinin parlak olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Alkin, “Gelişmekte olan 7 ülkenin (E7) büyüme performansı IMF, OECD, Dünya Bankası verilerine göre G7 ülkelerinin kat kat üzerine çıkacak. Türkiye’de satışların düşmesi geçicidir. Her karanlığın sonu aydınlıktır. Şirketlerin büyümesi açısından, cirolar açısından, bilançoların gelişmesi açısından sıkıntı yok. Türkiye için en uyumlu büyüme hızı yüzde 5’tir. Türkiye’de bazı işler ters gidiyor ve ters giden işlerin başında tarım geliyor. Tarımın hassasiyetle ele alınması lazım, inşaata benzemez.” diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir