30 Bin Üyemize Katılın
E-Bülten yayınlarımız için abone olun.
Reklamı kapat

“2030 Yılında Satılan Her 4 Araçtan Biri Elektrikli Olacak”

İSTANBUL (Enerji Portalı) – Cetelem Gözlemevi’nin araştırmasına katılanların beyanlarından elde edilen sonuçlara göre 2030 yılında dünyada satılan araçların yüzde 25’ini elektrikli araçların oluşturması öngörülüyor.

TEB Cetelem, Cetelem Araştırma Merkezi desteğiyle hazırlanan “Elektrikli Taşıtların Gizemi” başlıklı raporunu açıkladı. Aralarında Türkiye’nin de olduğu 16 ülkede, yaşları 18 ile 65 arasında değişen, 10 bin 600 kişiyle gerçekleştirilen araştırma, tüketicilerin elektrikli araçlarla ilgili düşüncelerini ortaya koyuyor.

Rapora göre, tüketicilerin çoğunluğu elektrikli araçları pahalı, menzili kısa ve şarj süreleri uzun olduğu için tercih etmiyor. Ancak elektrikli araçlar konusundaki gelişmeler çok hızlı ilerliyor. Araştırmalar batarya fiyatlarının hızla düştüğünü, buna bağlı olarak menzillerin arttığını ve hızlı şarj istasyonlarının da giderek yaygınlaştığını gösteriyor. Cetelem Gözlemevi 2019 raporu da gösteriyor ki, bunca gelişmeye rağmen bu üç unsur halen insanların elektrikli taşıtları benimsemesinin önündeki en büyük engel olarak görülüyor.

Araştırmaya katılan pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de otomobil sahiplerinin elektrikli otomobil satın almama nedeni olarak çok pahalı, menzilin kısa, batarya şarj süresinin uzun ve şarj altyapısının yetersiz olması geliyor. Türk tüketicilerinin yüzde 66’sı araç pahalı olduğu için almıyorum derken, şarj altyapısının yetersiz olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 39’da, şarj süresi çok uzun diyenlerin oranı ise yüzde 35’te kalıyor.

Otomobil satışlarının yüzde 20,9’unu elektrikli, yüzde 31,3’ünü ise şarj edilebilir ve edilemez hibritlerin oluşturduğu Norveç’te araştırmaya katılanların büyük çoğunluğu, çeşitli güçlü teşviklere rağmen elektrikli araçları pahalı bulduğunu söylüyor.

2012’de yapılan anket çalışmasında, tüketicilerin ürünün teknolojisine yeterince güvenmemesi, bu ürünü satın almama nedeni olarak üçüncü sırada yer alırken, bugün bu unsur bir satın almama nedeni olarak altıncı sırada yer alıyor.

2030 yılında satılan her beş araçtan birinin elektrikli olacağı öngörüsüne göre, satın almanın teşvik edildiği Çin’de yüzde 36, Norveç’te ise yüzde 39’a kadar yükselmesi bekleniyor. Araştırmaya katılan Türk sürücülerin beyanlarına göre 11 yıl sonra Türkiye’de satılacak araçların yüzde 29’unu elektrikliler oluşturacak.

“1 kilovat saat için 1000 dolarlık bir maliyet söz konusuyken, bu rakam günümüzde 5’te 1 oranında gerileyerek 800 dolar oldu.”

Elektrikli araçların 2030 yılından itibaren yaygınlaşacak olmasının birinci nedeni bataryaların ucuzlayacak olması. 2010 yılında 1 kilovat saat için 1000 dolarlık bir maliyet söz konusuyken, bu rakam günümüzde 5’te 1 oranında geriledi. Gelecekte ise 150 dolarların altına inmesi bekleniyor. Bu da otomobillerin fiyatlarının düşmesini ya da ucuzladığı için daha yüksek kapasiteli bataryalar kullanılarak menzilinin artmasını sağlayacak.

“Teşvik ve destekler gelmeli.”

Rapora göre, elektrikli araçların yaygınlaşması için gerekli teşvik ve alt yapı yatırımlarının yapılması gerek. Çünkü elektrikli araçlar yoğun ilgi gördükleri Çin ve Norveç’te ciddi devlet desteğiyle satılıyor. Çin’de devletin satın alma desteği araç başına 8.700 Dolar’a ulaşırken, Norveç’te bu destek 11.500 Dolar’ı aşıyor. Üstelik teşvikler sadece bununla da sınırlı kalmıyor. Elektrikli araç sahipleri otoyol ve feribotlardan da ücretsiz yararlanıp, bazı şehirlerde otopark ücreti de ödemiyorlar.

“Elektrikli taşıtların, fosil yakıtla çalışan taşıtların yerini tamamen almasını beklemek ya da talep etmek de gerçek dışı, anlamsız ve hatta tehlikeli olacak.”

TEB Cetelem Genel Müdürü Stephane Becoulet Cetelem Gözlemevi 2019 raporunun elektrikli araçların gelecekte herkesin ilgi alanına gireceğini gösterdiğini belirterek şöyle konuştu:

“Son yıllarda yapılan bütün araştırmalar elektrikli araçların geleceğinin herkesi ilgilendiren bir konu olduğunu gösteriyor. Fakat bu araçların ulaşılabilir olması için gerek üreticilerin gerek altyapıdan sorumlu olanların gerekse bu araçları satın almayı düşünenlerin ekstra çaba harcamaları gerekiyor.

Hükümetler bu durumu biraz kolaylaştırmalı, bu ürünün alımı ile ilgili teşvikler sağlamalı, şarj altyapısını ve elektrikli otomotiv paylaşım filolarının gelişimini desteklemeliler. Otomotiv üreticilerinin ve parça imalatçılarının pil teknolojilerinde daha yenilikçi olmaları ve ilerleme kaydetmeleri; enerji şirketlerinin de enerji üretimlerini ve şebekelerini elektrikli taşıtlara göre uyarlamaları gerekiyor.

Önümüzdeki yıllarda elektrikli taşıtlar hızla hak ettiği yere gelecek ve beklenen ekonomik ve ekolojik faydaları sağlamaya başlayacak. İşte o zaman ne eksik ne fazla, elektrikli taşıtlar piyasada hak ettikleri yere ulaşacaklar.

Elektrikli taşıtların, fosil yakıtla çalışan taşıtların yerini tamamen almasını beklemek ya da talep etmek de gerçek dışı, anlamsız ve hatta tehlikeli olacak. Elektrikli taşıtların satışını maksimum seviyeye çıkarmak amacıyla bütün bir toplumun yıllarca birlikte hareket ettiği, açıklayıcı bir örnek olan Norveç’te bile geleneksel araçların halen her iki sürücüden biri için cazip bir seçenek olduğu görülüyor.”

1 Yorum

  • Avatar Mustafa Nebil dedi ki:

    Sevgili Enerji Portalı,

    Elektrikli araçların sayısının artması değildir önemli olan. Bu teknolojinin gelişmesi ve otomobil sayısının artması zaten beklenendir. Olması gerekendir. Ancak en önemli olan bu araçların beslendiği enerjinin birincil enerji kaynağının yenilenebilir enerji kaynaklı olmasıdır. Bu konu göz ardı edilerek haber yapmak konuyı odağından saptırmaktır. Bilmemek diyemeyeceğim. Ancak vurgulanması gereken birincil enerji kaynağının ne olduğudur.
    Saygılar,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir