30 Bin Üyemize Katılın
E-Bülten yayınlarımız için abone olun.
Reklamı kapat

2020 ve Sonrası Güneş Enerjisi Kapasitesi ve Güneş Potansiyeli

Cüneyt Selçuk Güngör (Köşe Yazarı) – İlk başta belirtmek isterim ki, ülkemiz konumunda ve değişken ekonomisinde olan bir ülkede net olarak 5 yıl içinde solar sektörü nereye gelir demek zor, ama potansiyeli görerek öngörü yapabilir ve bunun daha üstüne çıkarmak için çalışabiliriz.

Belki de birazda hayal ettiğim Türkiye’yi tahmin etmiş olabilirim. Ama bu rakamlar bir açıdan da son derece gerçekçi duruyor.

Özellikle son 3 aydır sürekli çatı görüşmesi yaptığımız, kredi başvuruları için fizibilite raporu yetiştirmeye çalıştığımız şu günlerde MW kavramının bizim için GW’a dönmesi an meselesi gibi…

Türkiye’de solar sektörü kapasitesi üzerine biraz beyin jimnastiği yaparsak,

1) Lisansız Güneş Enerji Santralleri

  • 2013 yılı ile başlayan saha yatırımları
  • 12 Mayıs 2019 tarihli yönetmelik sonrası çatı yatırımlar
    • Fabrikalar (Endüstriyel Çatılar)
    • Ticarethaneler
    • Tarım-Hayvancılık
    • Ev kullanıcıları

2) Serbest Güneş Enerjisi Santralleri

  • Ofgrid  sistemler
  • Tüketimi yüksek, kapasite ve m2 sorunu olan Çatı GES’ler
  • Resmi süreçlere girmek istemeyen GES’ler

3) Lisanslı Güneş Enerji Santralleri

  • 2015 yılından kalan henüz kurulmamış tesisler
  • 1000 kW YEKA İhalesi
  • Yeni açılacak Mini YEKA’lar

Bunları tek tek ele alalım:

1) Lisansız Güneş Enerji Santralleri

TEİAŞ sayfasındaki Mayıs 2019 kapasite raporuna göre;

6135 mW GES çağrı mektubu verilmiş. Ekim 2019 itibarı ile 5.599,2 MW Ges kurulmuş görünüyor. Bu durumda oldukça az bir saha projesi daha kaldı diyebiliriz. (Çatı yeni başladığı için ihmal ederek tamamını saha varsayıyorum.)

Bu tablodan anladığım, son birkaç ayda ciddi kurulum yapıldığı şeklinde. Zaten genel olarak kendi projelerimiz ve etrafa gördüğümüzde, 120 günlük affın sektöre bir anda can suyu olduğu şeklindedir.

Lisansız sahalar 120 günlük af sonrasında neredeyse bitti gibi gözüküyor. Bu durumda çok az bir lisansız saha yatırımı sonrası ki oda 150 MW kadar 2020 yılı ilk 6 ay için öngörebiliriz.

Lisansız Güneş Enerjisi için artık çatıları düşünmemiz gerekecek. İlk önce büyük tüketicileri öngörelim, yani Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) ile başlayalım.

Organize Sanayi Bölgeleri ciddi enerji tüketim kaynakları olduğu malum. Üstelik onlarında elektrik faturası son bir ayda birden % 26 arttı.

Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kurulu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü, bir açıklamasında, “323 OSB’miz var. Bunun 225 tanesi faaliyette. Bu OSB’lerden büyük ölçekli olanların tamamı şuanda 50 milyon kW saattin üzerinde tüketim yapıyor.” demişti.

yıllara göre elektrik tüketimi teiaş ile ilgili görsel sonucu

En büyük 99 OSB’nin yıllık enerji tüketimleri 36 milyar kilovatsaat olduğunu ve, toplamda 225 tanesi faal, 323 OSB’miz olduğunu düşünürsek, ilk yatırımların OSB içlerinde yer alacağı işletmeler olacağını öngörebiliriz.

türkiye osb haritası ile ilgili görsel sonucu

Benim tahminim ise bu yönde değil, OSB içindeki büyük firmaların enerji fiyatı olarak en iyi fiyatlardan alım yaptıkları ve yatırımın onlar için ciddi karar olduğunu düşünürsek, 2020 yılındaki ilk zamdan sonra güneş enerjisine sarılacaklarını tahmin edebiliriz.

Bu arada, 36 milyar kw/s,  enerjiyi tamamen güneşten elde etmek için, 24.000 MW güneş yatırımı gerekecektir. Bu rakamın 3 vardiya mantığı ile 1/3 ünü baz alırsak, 8.000 MW çatı potansiyeli öngörebiliriz. Güneş enerjisinin yıllara göre yükseliş grafiğindeki dengesiz yükselişi burada da öngörerek, 2020 için 2.000 MW, 2021 için 4.000 MW endüstriyel çatı öngörüsünde bulunmak istiyorum.

Tabi ki burada çatılardaki statik engeller, yatırımcının kafasında taş devrinden kalan geri dönüş süresi engelleri, resmi süreç vs. engeller olacaktır. Ama neyse ki elektrik zamları tüm bu engelleri aşmaya çok istekli görünüyor.

İlgili resim
Yıllara Göre Elektrik Fiyatları Değişimi

Konu Endüstriyel Tüketiciden ticarethaneye gelince, elektrik fiyatı yönünden ciddi rakamlar karşımıza çıkıyor.

Burada EPDK’nın nihayi tüketici fiyatları tablosundaki rakama +%10 kadar ekleyerek fizibilite yapmanızı tavsiye edeceğim. Çünkü Enerji Bedeli+Dağıtım Bedeline günün sonunda, TRT Payı, Enerji Fonu, BTV, Trafo Kayıp Bedeli, vb. ekler ile yaklaşık %10 fazlasına geliyor.

İlk olarak bu sebepten ben ticarethaneleri ilk başa yazmak istiyorum, ama ikinci bir neden daha var, ticarethane genelde az ortaklı hızlı karar veren yapılar olduğu için yatırım kararını çok daha hızlı vereceklerdir. Önümüzdeki her yıl için 2.000 MW ile başlayarak katlanarak artan bir tahmin yapabiliriz.

Tarım ve hayvancılık için çok az tahminler yaptım, çünkü tarımsal sulama dahil aslında çiftçimiz için ilaç olacak güneş enerjisini henüz farketmediler. Daha çok olayın hibe tarafı ile ilgileniyorlar. Hibe ise uzun ve zorlu bir süreç, sanırım yanıp giden mazota yatırım yapmak daha kolay geliyor. Aslında burada bizlere çok iş düşüyor, hayvancılık yada tarımda uzman ama enerjide az bilgili olan insanlara GES’i, anlatmak, kazançları açıklamak zorundayız.

Son EIF’te gördüğüm depolama sistemlerini çok hızlı geliştiği ve ucuzladığı oldu, ama gene de ofgrid pazarının GW mertebelerini görmesi için daha uzun bir yolu var.

Tüketimi yüksek, kapasite ve m2 sorunu olan Çatı GES’ler resmi süreçlere girmek istemeyen GES’ler olarak adlandırdığım hızla artan bir kesim daha var, şebekeye basmadan üretim yapmak isteyen yatırımcılar bu gruba giriyor. Yeni teknolojilerin piyasada duyulması ile artık bu alanda şebekeye üretim vermeyen, sayaç sonrasına takılan santraller görmeye başladık. Bunların 100 kW altı olanları genelde hibrit olarak da karşımıza çıkmakta. Sonuçta santrali beyan etmeniz, ilgili EDAŞ’a başvurmanız lazım,ama başvurmayan sistemler ile ilgili bir yaptırım olmadığı için şimdilik burası gri bir alan diyebiliriz.

Köşe Yazarı:

Cüneyt Selçuk Güngör

Müşavir Elektrik Elektronik Mühendisi
Yenilenebilir Enerji Uzmanı
Tel: 0850 304 13 10

cüneyt selçuk güngör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir